Türkiye'den köşe yazarları
Cumhuriyet: Asgari ücretin bu hafta açıklanması bekleniyor: Son söz Erdoğan’da
Yeniasya:
Emekliler: Geçinemiyoruz
Karar:
Türkiye’de değişen seçmen paradigması ve CHP
Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:
...***
İrfan Hüseyin Yıldız 12 Aralık tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "İşletme varlıkları eriyor"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
" Enflasyon ve döviz kurlarında öngörülemeyen yüksek artışlar, Türkiye’nin makroekonomik dengelerini bozmaya devam ediyor. Aynı girdabı mikro düzeyde işletme varlıklarının erimesinde, şişen nominal gelirlerde, mali tablolarının bozulmasında ve artan borç yükünde de görüyoruz. Dar gelirliler gibi işletmeleri de zor günler bekliyor. Bu yazımda işletme varlıklarının erimesine tedbir olarak getirilen yeniden değerleme uygulamalarını ve 17 yıl sonra tekrar şartları oluşan enflasyon muhasebesini genel hatlarıyla değerlendireceğim."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
2021 yılı içinde mükelleflerin ihtiyari olarak yararlanabilecekleri üç ayrı bulmaca gibi yeniden değerleme düzenlemesi yapıldı.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) geçici 31. maddesinde yapılan düzenlemeyle, bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31.12.2021 tarihine kadar, işletmelerine ait taşınmazlarını ve diğer amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutabilecekleri öngörüldü. Ayrıca bu değerleme nedeniyle oluşacak değer artış fonu üzerinden yüzde 2 vergi ödenmesi şartı getirildi. Bu düzenlemede, Mayıs 2021 Yİ-ÜFE endeksinin esas alınacağını, 09.06.2021 tarihinden önce satın alınan söz konusu iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemeye tabi tutulabileceğini belirtelim.
Öte yandan sürekli yeniden değerleme uygulamasına geçmeden önce, 2022 yılı veya sonrası için VUK’un geçici 32. maddesinde, 7338 sayılı kanunla yapılan düzenlemeyle (VUK. Geç. Md. 31’e benzer), yüzde 2 vergi ödenmek koşulu ile ikinci kez, bir defaya mahsus geçmiş yıllara ilişkin yeniden değerleme yapma imkânı getirildi.
Bir defaya mahsus yeniden değerleme uygulamaları, özellikle kârlı işletmeler için üç önemli avantaj sağlıyor:
1- Yeniden değerlemeye tabi tutulan kıymetler üzerinden daha fazla amortisman ayırma imkânı verir.
2- Bu kıymetlerin satışında, maliyet olarak değerlenmiş değerleri esas alınır.
3- Pasifte oluşan değer artış fonu vergi dışı bırakılır.
Türkiye’de enflasyon patlayınca, mükellefler hesapta olmayan enflasyon muhasebesi (düzeltmesi) yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kaldı.
TÜİK, kasım ayı yıllık Yİ-ÜFE oranını yüzde 54.62 olarak açıklayınca aralık ayı sonunda yukarıdaki iki şartın da oluşacağı netleşmiş oldu. Dolayısıyla bir yasal değişiklik olmadığı takdirde, 31.12.2021 itibarıyla enflasyon muhasebesi yapma zorunluluğu gelecek diyebiliriz. Cumhurbaşkanına tanınan yetki de bu sonucu değiştirmiyor.
Yasaya göre, 2021 yılında enflasyon muhasebesi uygulanacağından, 2022 yılında sürekli yeniden değerleme uygulaması yapılamayacağı gibi, VUK’un geçici 32. maddesinin uygulanmasının da bir anlamı kalmıyor. Bu öngörüsüzlükler nedeniyle, maalesef vergi düzenlemeleri yapboz tahtasına dönüşüyor.
...***
Mehmet Kara, 12 Aralık tarihli Yeniasya gazetesinde, " Millet İttifakının adayı neden merak ediliyor?"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
" Meclis Genel Kurulu’nda 12 gün kesintisiz sürecek bütçe maratonu başladı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri 17 Aralık’a kadar sürecek. 1990’lı yıllarda yapılan bütçe görüşmelerini takip eden bir gazeteci olarak hayli sönük geçtiğini söyleyebilirim. O tarihlerde bütçenin başlangıç ve sonuç bölümlerinde parti liderleri kürsüye gelir kamuoyu televizyonların başına geçerek hararetli tartışmaları izlerdi."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
Uzun yıllardır genel başkanlar kürsüye gelmiyorlar. Ya grup başkanvekilleri ya da genel başkanvekilleri çıkıp partilerinin görüşlerini açıklıyor. Pazartesi günü başlayan bütçenin geneli üzerindeki görüşmelere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP eş başkanları dışında genel başkanlar kürsüye çıkmadılar.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bütçeyi sunuş konuşması yaptığı görüşmelerde İYİ Parti Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun konuşmaları sırasında genel kurul hayli hareketli tartışmalara sahne oldu. Görüşmelerin üçüncü gününde ise yumruklaşmaya varan sert tartışmalar yaşandı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında sık sık sataşmalara sahne olması dikkat çekiciydi. AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan başta olmak üzere milletvekillerinin Kılıçdaroğlu’nun -belki de- konuşma insicamını bozmak adına sık sık, “Aday mısınız?” sorusu ile sataşmaları oldu. Özalan 11, Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can 3, Trabzon Milletvekili Salih Çora ise 1 kez “Aday mısınız?” diye sordu. Hele Özalan bir ara neredeyse Kılıçdaroğlu’nun her cümlesinden sonra bu soruyu yöneltmesi de enteresandı. Uzun süre bu soruya cevap vermeyen Kılıçdaroğlu, “Benim adaylığım niye seni bu kadar ilgilendiriyor?” diye sorması ve bu soruya cevap alamaması da ilginçti.
Seçimlere daha 18-19 ay varken AKP’li vekillerin Millet İttifakının Cumhurbaşkanı adayını niye bu kadar merak ediyor anlamak mümkün değil…
...***
Orhan Uğuroğlu 12 Aralık tarihli Yeniçağ gazetesinde, " Erdoğan'a soruyorum; 3. kez aday mısın?"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin MHP'yi AKP'nin destekçisi yaptıktan sonra, "2023'te Cumhurbaşkanı adayımız muhterem Recep Tayyip Erdoğan" demesinden sonra Erdoğan tek kelime açıklama yapmadı."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
...***
Erdoğan'ın 3. kez adaylığı konusunda sessiz kaldığını defalarca yazdım ki eski Yüksek İstişare Kurulu Başkanı AKP'li Bülent Arınç yazdıklarımı teyit ederek dedi ki;
- "Bizim adayımızın kim olacağı konusunda sadece Bahçeli'nin söylediği var. Ama AK Parti cenahından ve bizzat Erdoğan'ın kendisinden 'Ben aday olacağım' diye bir söz gelmedi"
Arınç'ın bu sözlerine AKP sözcüsü Ömer Çelik'ten yanıt şöyle geldi.
- Cumhur İttifakı'nın 2023 seçimlerinde adayı tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızdır. AK Parti'den açıklama yapılmadığı doğru değildir. Cumhur İttifakı'nın tabanının görüşü budur. Bu açıdan hiçbir gri alan yoktur. Seçimlerde Cumhurbaşkanımız Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayıdır."
Peki, Erdoğan'dan ses var mı?
- Çıt yok…
Erdoğan hâlâ açıklama yapmadı adaylığı konusunda ama bu kez Adalet Bakanı Abdulhamit Gül devreye girdi:
- "2023'te Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesiyle daha adil bir dünya kuracağız…"
Adalet Bakanı da anayasa hükmünü yok sayıyor ve çiğneneceğini söylüyorsa;
- Hayrola beyler?
Anayasa gizli bir cumhurbaşkanlığı kararnamesi ya da kararı ile değişti de haberimiz mi yok?
Ya da daha vahimi;
- Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerinden icazet mi aldınız?
Yüksek Seçim Kurulu sizlere sormak zorundayım;
- Erdoğan'ın 3. kez adaylığı konusunda icazet verdiniz mi?
- Ya da icazet mi vereceksiniz?
Bilin ki şüyuu vukuundan beterdir…
Değerli okurlarım,
2008'de Anayasa Mahkemesi'nde AKP'nin kapatılma davası vardı...
Bir yazımda dedim ki;
- Melih Gökçek 2008 yılında AYM Başkanı Haşim Kılıç'ın damadı ve ortağı ile arsa/bina takası ile 4 bin 14 metrekare arsa verdi. Belediye 90 milyon lira zarar etti.
O gün bir dolar 1,15 liraydı ki belediye zararı 78 milyon dolar olmuştu.
Haşim Kılıç, "Kapatılmasın" oyu verince AKP sadece 1 oy farkla kapatılmaktan kurtulmuştu.
Hay Allah durup dururken bu ballı takas neden aklıma geldi ki?
Sorularım var
Ankara Hukuk Fakültesi'nden 1970'de mezun olan Bülent Arınç, 51 yıldır;
İstanbul Hukuk Fakültesi'nden 1965'de mezun olan Cemil Çiçek, 56 yıldır hukukçusunuz…