İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde İslami Şura Meclisi Sosyal Komisyonu İkinci Başkanı Ali Babai'nin, Ukrayna olayı İran’ın savunma meselelerini pazarlık konusu yapmamakta ne denli haklı olduğunu gösterdiğini vurgulaması, Dışişleri Bakanı Emir Abdullahian ve Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Borrell'in gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde Viyana müzakerelerinde gelinen son noktayı ele alması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde İran'ın donanma gücüne dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Şehram İrani, deniz kuvvetleri denizlerde barış ve güvenliğin koruyucuları olduğunu belirtti.
Iran Press’in haberine göre, Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Şehram İrani , Tahran’da Lahur deniz harp akademisi hocaları ve öğrencileri ile görüşmede, bölge dışı güçlerin bölge ülkelerinin güvenliğini temin etmediğini ve etmeyeceğini, hatta bölgeyi güvensiz ve bölge ülkelerini de güçsüz gibi göstererek gayri meşru çıkarlarının peşinde olduklarını belirtti.
İran ve Pakistan arasında askeri iş birliğine işaret eden Amiral İrani şöyle ekledi:
Hiç bir ülke tek başına denizlerde güvenliği temin edemez, bu yüzden bölge ülkeleri çeşitli ortaklıklarından azami derecede yararlanmak ve birbirinin gücüne güç katmakla kendi kaderlerini kendi ellerinde tutmaları gerekir.
...***
İttilaat gazetesinde Filistinli esirlerin korsan İsrail hapishanelerinde “Zindanlar intifadası” başlattıklarını belirterek, bu harekete destek verilmesini istemesi, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın OPEC petrolünün fiyatını 8 yılın ardından yeniden varil başına 100 doların üzerine çıkarması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanının Ukrayna meselesine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkanı Seyyid Haşim Safiyeddin, "Rusya ile Ukrayna arasındaki mevcut gelişmeler, ABD'nin müttefiklerini yalnız bırakmasının bir başka kanıtıdır" dedi.
Seyyid Haşim Safiyeddin şu ifadelerde bulundu: Bazılarının Amerika'nın desteğine güvenmeleri yanlıştır. Lübnan'ın ve bölgenin tüm felaketlerden kurtuluşu, Amerikan hegemonyasından gerçek kurtuluşla mümkündür.
Amerika, çıkarlarının tehlikede olduğunu anladığında, sırtını döner ve kendi çıkarlarını korur ve hatta destek ve işbirliği sözü verdiği kişileri yalnız bırakır ve kendi menfaatini korur. ABD ve Batı, Ukraynalıları kışkırttıktan sonra bugün Ukrayna tek başına mücadele ediyor. ABD Başkanı Joe Biden, konuyu ciddi gördükten sonra bu askeri savaşta yer almayacağını açıkladı. Lübnan'da bildiğimiz şekliyle ABD'nin gerçeği budur. Kaç defa söz verdiği kişileri ya da kandırdığı kişileri yalnız bırakmıştır. Onları Lübnan'da fitne cehennemine sürükledi ve sonra da onları yalnız bıraktı.
İki ay önce Rus hükümeti, Ukrayna'nın NATO'ya üye olmamasını ve koalisyon güçlerinin Doğu Avrupa'dan çekilmesini içeren güvenlik garantileri paketini ABD ve NATO'ya sundu.
Bununla birlikte, Batılı yetkililer Rusya'nın önerilerini reddetti ve Ukraynalı yetkililer, Kiev güçleri ile doğu Ukrayna'nın özerk bölgeleri arasında ateşkes dahil olmak üzere Minsk anlaşmasının uygulanmasına ilişkin görüşmeleri reddetti. Buna karşılık Rusya, Lugansk ve Donetsk özerk cumhuriyetlerinin bağımsızlığını tanıdı ve bu bölgelerdeki yetkililerin talebi üzerine onları desteklemek için özel bir operasyon başlattı.
...***
Hemşehri gazetesinde teröristlerin İdlib'e kimyasal silah taşıdığını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rusya'nın Suriye'deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı, İdlib ilinin bir köyüne kimyasal madde taşıyan 15 teröristin yaralandığını bildirdi.
Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Juravlyov, Suriyenin İdlib vilayetine klor tankları taşıyan terör örgütü Nusra Cephesi unsurlarının 15’inin ciddi şekilde zarar gören tanklardan birinde meydana gelen sızıntı sonucunda kimyasal yanıklar aldığını belirtti.
Juravlyov, “Suriye istihbaratının edindiği bilgiye göre, Nusra Cephesi grubuna bağlı unsurlar, İdlib'in Kafer Lusin kasabasına klor olduğu tahmin edilen zehirli madde içeren konteynerler götürdü. Nakliye sırasında dikkatsiz kullanım nedeniyle silindirlerden biri ciddi şekilde hasar gördü. Zehirli maddenin sızması sonucunda yaklaşık 15 terörist deri ve solunum yollarında kimyasal yanıklara maruz kaldı” ifadelerini kullandı.