Mart 15, 2022 08:17 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsünün Amerika terör devletinin Ukrayna’da 30 biyolojik laboratuvarı bulunduğunu vurgulaması, Rusya Dışişleri Bakanlığı diplomatlarından Piyoter İlayçev'in, Moskova yönetiminin BM’nin tarafsız bir ülkeye taşınmasına destek verdiğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Uluslararası İslami Mezhepler Takrip Kurumu Genel Sekreteri Hüccetülislam Hamid Şehriyari'nin Suud rejimi cinayetlerine tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Uluslararası İslami Mezhepler Takrip Kurumu Genel Sekreteri Hüccetülislam Hamid Şehriyari, S. Arabistan rejiminin 81 siyasi ve kültürel şahsiyeti idam etmesini kınadığı açıklamasında uluslararası toplumdan bu konuya tepki vermesini istedi.

S. Arabistan İçişleri Bakanlığı bu ülkede insan hakları ihlallerinin devamında geçen Cumartesi günü bir günde 81 kişiyi idam ettiklerini duyurdu. İdam edilenlerin arasında bundan önce çeşitli bahanelerle tutuklanan ve hapis yatan 41 Şia gencin de bulunduğu belirtildi.

Uluslararası İslami Mezhepler Takrip Kurumu Genel Sekreteri Hüccetülislam Şehriyari S. Arabistan rejiminin 81 siyasi ve kültürel şahsiyeti idam etmesinden duyduğu esefi dile getirerek uluslararası toplumdan ve insan hakları örgütlerinden bu cinayete karşı sorumluluklarını yerine getirmelerini istedi.

Hüccetülislam Şehriyari, uluslararası kamuoyu bu konuya ilkeli bir şekilde ve her türlü siyasi ve ırkçı eğilimlerden bağımsız olarak ortak kriterlere dayanarak bu cinayete tepki vermesini beklediğini ve Batılı devletlerin ve küresel istikbarın bu tür şiddet içerikli davranışlara karşı çifte standart tutumunu kınadığını kaydetti.

...***

İttilaat gazetesinde İran milli güvenlik yüksek konseyi Sekreteri Ali Şamhani'nin, Viyana müzakerelerinde yasal ve haklı talepler temin edilinceye dek kalacaklarını vurgulaması, Yemen ordusu ve halk güçlerinin mütecaviz Suudilere ağır darbe vurması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Filistin'li  direniş gruplarının Erbil'de Mossad'ın casusluk yuvasına düzenlenen operasyonla ilgili tutumunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistinli direniş grupları İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu’nun Irak’ın Erbil kentinde Mossad’ın casusluk yuvasına karşı düzenlediği operasyonu tebrik ettikleri açıklamalarında siyonist rejimin ancak zor dilinden anladığını vurguladılar.

Fars haber ajansının bildirdiğine göre, Filistin İslami cihat Hareketi Siyasi Büro üyesi Yusuf Hasayene bu konuda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Bu operasyonla bağımsız milli irade en güzel şekli ile sergilendi; tecavüzü önleyen ve büyük güç ve iktidarla karşılık veren bir iktidar. Şimdi artık İsrail ile ilişkilerini normalleştirmeye yönelenlerin gözünden uykuları kaçacaktır.

Filistin halk kurtuluş cephesi medya ofisi Başkanı Ahmet Haris de bir açıklama yaparak şöyle dedi:

Mossad’ın Erbil’deki eğitim merkezlerinin vurulması, siyonistlerin bölgede varlığına son vermekti. İran dünyaya güçlü olduğunu ve siyonistlerin ve casusluk çetelerinin darbelerini asla affetmeyeceği gösterdi.

Filistin direniş komiteleri medya ofisi de yaptığı açıklamada, İran’ın bu güçlü cevabı siyonist rejimin cinayetlerine verilen bir cevaptı ve ancak hakiki direniş bu rejimi engelleyebileceğini ortaya koyduğunu vurguladı.

...***

Hemşehri gazetesinde Suudi Arabistan'da Şiilerin infazına karşı Yemen'li yetkilinin tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Enformasyon Bakanı Zayfullah Şami, 41'i Katifli Şii olmak üzere 81 kişinin Suudi rejimi tarafından infaz edilmesini büyük bir cinayet olarak nitelendirerek, bu cinayetin ABD'nin iradesi ve yönlendirmesi ile işlendiğini söyledi.

Yemen Enformasyon Bakanı Şami twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bu cinayet, Amerikalıların iradesi ve yönlendirmesi olmasaydı işlenmezdi ve bu, absürt Batı demokrasisinin açık bir göstergesidir. Suudi Veliaht Prensi Bin Salman'ın Amerikan yeşil ışığı olmadan bir tatil gezisine bile çıkamadığını herkesin bildiği malum'' ifadesini kullandı.

Suudi hükümeti her yıl çok sayıda Suud muhalifini terörle mücadele bahanesiyle ağır cezalara ve ölüme mahkum ediyor.