Mayıs 31, 2022 08:21 Europe/Istanbul
  • Türkiye'den köşe yazarları

Yeniasya: Ekonomi komada///////////////////////////

Yeniçağ:

Binali Yıldırım: Ülkenin birinci meselesi artık terör değil, enflasyon

Milli gazete:

Eski ekonomi bakanı “bu ekonomi düzelmez” diyor

Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:

...***

Yusuf Ziya Cömert 30 Mayıs tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "Seçim sakin havada yapılsın herkesin aklı başında olsun"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun yakın zamanda tedavüle soktuğu ‘helalleşme’ söylemi CHP’nin kendi siyasetini Türkiye’nin şartlarına uyarlaması bakımından kayda değer bir hamleydi. Tabii ‘helalleşme’ bir kavram olarak tahlil edildiğinde Kılıçdaroğlu’nun maksadına yüzde yüz tekabül etmiyor. Başörtüsü yasağı sırasında bu ülkenin kadınlarına çok kaba davranmıştı CHP. O yıllarda muhafazakâr bir kadın kuşağı kötü bir şekilde mağdur edildi."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Mağdurların hangisiyle nasıl helalleşeceksin. Hangi mağduriyeti nasıl telafi edebileceksin?

Bu imkânsız. Kılıçdaroğlu’nun maksadı herhalde bu imkansızı mümkün kılmak değildi. Belki o yıllarda yanlış yaptıklarını itiraf edebilir. Böyle yanlışların tekerrür etmeyeceğini temin edebilir.

‘Helalleşme’nin kapsamına dahil edilebilecek, CHP’nin sicilinde yer alan başka siyasi meselelerde de durum çok farklı değil. Maziyi geri getiremezsin. Eski yaraların izini yok edemezsin. Ancak o gün yapılanları bugün tasvip etmediğini söylersin. Böylece, CHP’nin şimdiye kadar kapısını kapattığı kitlelere biraz kapı aralarsın.

Gelirler veya gelmezler. İkna olurlar veya olmazlar. CHP, toplumun kendisini hapsettiği yüzde 20-25 oy bandından çıkmak istiyorsa, kabuğunu kırmak istiyorsa atabileceği adımlardan biri buydu. Ektili oldu mu? Oldu ama çok az. Belki havayı biraz yumuşattı, o kadar.

Ektili olması için daha çok sahiplenilmesi, daha çok vurgulanması lazımdı. Sanki tavsadı. Birçok CHP’li ‘hellalleşme’ söylemine iştirak etmiyor. Yumuşak hava sevmiyorlar. Belki anketlerin rüzgarına kapıldılar, coştular.

Gergin, asabi mesajlarla ‘helalleşme’ söyleminin etkisini dağıtmaya çalışıyorlar.

İyi anlatanın kazanma ihtimali daha fazla. Kötüysen de iyi anlatacaksın. İyi anlatmak derken, tertipli, usturuplu bir anlatmadan söz etmiyorum.

Öyle bir gürültünün içindeyiz ki, bütün laf kalabalıkları, laf ebelikleri iş görüyor.

Ben daha iyi anlattım, benim dediklerim daha tutarlı, daha mantıklı. İmlam daha düzgün… De istediğin kadar. Belki bir edebiyat jürisi beğenir seni. Belki mazbut bir öğretmen not verir. Fakat şu gürültünün galibi olamazsın. Son cümlelerim kısmen yazının konusuna isabet ediyor olabilir. Ama sadece CHP’yle sınırlı değil, bütün partilere şamil. Hayatta da karşılığı var. O yüzden paranteze aldım.

Kılıçdaroğlu’nun son günlerde söylemini sertleştirmesinde mahallesindeki şahinlerin tesiri olmuş mudur?

Mesela “Erdoğan kaçacak” iddiasının?

Bunu bilmiyorum. Büyük meblağların alınıp verilmesinin, yurtdışına transfer edilmesinin, vatandaşın meteliğe kurşun attığı şu dönemde “Vay be, paraya bak!” mırıltılarına sebep olması mümkündür. Bürokrasiye yapılan ‘attığınız imzaya dikkat edin’ uyarıları da tamamen karşılıksız değildir.

Sonrası? Noksanları tabii ki var Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın. Yanlışları da.

Ama kuvvetli tarafları da var.

Bir tatlısu siyasetçisi değildir Cumhurbaşkanı Erdoğan. Risk almayı, riskin üzerine üzerine yürümeyi sever.

Ne badirelerden geçti, kaçmadı. Dolayısıyla, “Erdoğan kaçacak” iddiası karşılıksızdır.

...***

Mehmet Kara 30 Mayıs tarihli Yeniasya gazetesinde, " “Enflasyona ezdirmeyeceğiz” müjdesi!"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, 1 Mayıs’ta detaylarını açıklayacağını söylediği emekli maaşına yapılacak olan zamma ilişkin bir aya yakın bir zaman geçti ama daha bu konuda bir “açıklama” gelmedi. Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yapıldı. Emekliler buradan bir “müjde” beklediler ama oradan da bir şey çıkmadı. 3600 bekleyenlerle EYT’liler zaten bir şey beklemiyorlardı da, yaşanılan hayat pahalılığında yılbaşında yapılan zamlar ilk iki üç ayda erimişken, emekliler, asgari ücretli, memurlar, işsizler enflasyonu düşürecek tedbirler bekledi. Onlarla ilgili de bir şey çıkmadı."diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Hep söylenen “çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözleri tekrarlandı. Halbuki, çalışanlar enflasyona ezileceği kadar ezdirildi, daha bunun altında ne kadar ezilebilir ki? 

Toplantıdan çıka çıka “Milli Uzay Programı” çıktı. Milli Uzay Programı çerçevesinde bir Türk vatandaşının uluslararası uzay istasyonuna gönderilmesi süreci “resmen” başladı. İlk günlerde 31 bin kişi müracaat etti. Vatana millete hayırlı olsun ama normal bir ekonomik durum olsa belki insanlar buna sevinirlerdi ama millette sevinecek hal mi kaldı ki! 

Uzay demişken, akıllara nereden geldi bilmiyoruz Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Berat Albayrak’ın, “Geçenlerde seçmen vatandaşlarımızla konuşurken, biri dedi ki, ‘Ak Parti’ye o kadar güveniyoruz ki Sayın Bakanım. Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay’a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, vallahi inanırız’. Yani Ak Parti çıtayı öyle bir noktaya koydu ki, icraat ve hayata geçirme noktasında böyle bir teveccühe mazhar olmuş” sözü geldi. 

Bir Türk vatandaşının Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilme süreci başlatıldı. Bu çerçeve de www.uzaya.gov.tr’ye müracaatlarda başladı. Müracaatlar sonunda iki kişi seçilecek, bu kişilerden birisi istasyona gönderilecekmiş. 

Erdoğan’ın açıklamasına göre 45 yaşından genç her Türk vatandaşı başvurabilecek. Erdoğan bunu açıklarken konuşma metninden çıkarak, Çalışma Bakanı’na dönerek, “Vedat hoca senin durum uymuyor” demesi gülüşmelere neden oldu. Sayın Bilgin 68 yaşında. Neden Bilgin’e bunu söylediği de merak edildi. Çünkü Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar 70 yaşında. Bu sözler üzerine Çalışma Bakanı Bilgin kafasına öne eğip tebessüm ederken, içinden ne geçti bilemeyiz ama emeklilikte yaşa takılanların (EYT), “Çalışma Bakanı da ‘yaşa’ takıldı” diye sosyal medyayı salladığına şahit olduk. 

Bu projeyi yürüten isim olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da yaşa takılanlardan ama o bir sene ile kaçırıyor. Varank sosyal medya hesabından “Boydan elenmeye alıştım da yaştan elenmek biraz üzdü” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Gerçi yaşı tutsa da “kapalı ortamlarda bulunamama yani klostrofobi”si olduğu için gidemeyecekti. 

Varank bunları söylerken, Bilgin, bu durumda emeklilikte yaşa takılanların halini anladı mı, merak ettik doğrusu… 

Geçtiğimiz yıl Erdoğan’ın “2023’te Ay’a gideceğiz” sözünü manşet yapan bir gazetenin kupürünü alıntılayan Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp geçen hafta şunları yazmıştı: “Hâlâ 2023’te Ay’a gitmekte kararlı mısınız? Şunun şurasında 2023’e sadece 7 ay kaldı da! Ondan soruyorum... Milleti şehirlerarası otobüs yolculuğu bile yapamaz hale getirdiniz!” 

Bu da sözün özü olmuş. 

...***

Orhan Uğuroğlu 30 Mayıs tarihli Yeniçağ gazetesinde, " Kaçamayacaklar… Kaçırmayacağız…"başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.

""Tek Adam Rejimini" öngören CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP ile MHP tarafından 4 ayda hazırlanan anayasa değişikliğine karşı kampanya başlatmıştı. 16 Nisan 2017 referandumu öncesi, "Hayır" mitinglerindeki söylemlerini ve demeçlerini derledim."diyen yazar, yazısınıjn devamında şu ifadelere yer veriyor:

...***

Kılıçdaroğlu o gün şunları söylemişti:

"Otoriter bir yönetim olacak, demokratik sistem kalkacak.

İnsanlar düşüncelerini açıklamaktan korkacaklar.

- Çiftçi, esnaf, sanayici derdini anlatamayacak.

Tek adam rejimi getiriyorsunuz diyordum, itiraz ediyorlardı. Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki;

- 'Bütün yetkileri tek elde toplayacağız…'

18 yaşındaki çocuğumuz da 20-28-38-48 yaşındaki vatandaşımız da iş bekliyor.

Bu seçim, bir demokrasi seçimi.

- Türkiye'de demokrasi mi olsun, Tek Adam Rejimi mi olsun?

Neden ve hangi gerekçeyle demokrasiyi rafa kaldırıyoruz?

- 'Hâkimi ben tayin edeceğim' diyor,

- 'Anayasa Mahkemesi'ne hâkimi ben tayin edeceğim' diyor.

- 'Valiyi, kaymakamı, ben tayin edeceğim' diyor.

Şimdi elini vicdanına koyup düşünsünler.

Bir kararnameyle devletin şekli değişir mi Allah aşkına, devletin yapısı değişir mi?

Bir parti genel başkanı hâkim tayin eder ve siz de o hâkime davanız düşerse, siz de karşı görüşten olursanız o mahkemenin adalet dağıttığını düşünür müsünüz?

- O adalete kim güvenecek?

- 5 yıl önce ne güzel görmüş.

- Milleti ne güzel uyarmış.