İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Suudi savaş ittifakının Yemen ateşkesini ihlal etmeye devam etmesi, Bahreyn'de siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenlenmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti petrol bakanı, saldırgan Suudi-BAE ittifakının 2018'den bu yana milyarlarca dolarlık Yemen petrolünü yağmaladığını gösteren istatistikler yayınladı.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Petrol Bakanı Ahmed Dares, yaptığı açıklamada, 2018 yılından bu yılın Temmuz ayına kadar Yemen'de 130 milyon 41 bin 500 varilden fazla petrolün yağmalandığını belirtti.
Ahmed Dares, "Saldırgan Suudi-BAE koalisyonu tarafından yağmalanan Yemen petrolünün 2018 yılından bu yana parasal değerinin 9 milyar 490 milyon 639 bin 415 dolar olduğu tahmin ediliyor." açıklamasında bulundu.
Yemen Petrol Bakanı açıklamasını şöyle sürdürdü: Sadece 2018'de yağmalananlar 18 milyon 80 bin varili aştı ve ortalama varil fiyatı 72 dolardan bu miktarın değeri 1 milyar 301 milyon dolar ediyor. 2019'da yağmalanan petrol ise, varil başına ortalama fiyatı 77 dolar olan 2.3 milyar dolar değerinde 29 milyon varilin üzerindeydi.
Ahmed Dares, açıklamasının sonunda, "2021'de Suudi koalisyonu Yemen'den varil başına 49 dolar fiyatla 2 milyar 24 milyon 149 bin dolar değerinde 31 milyon 627 bin varil petrolü yağmaladı."diye kaydetti.
...***
İttilaat gazetesinde ABD'nin İran'a yönelik hasmane politikalarına devam etmesi, Siyonist rejimin Batı Şeria'da Filistinlilere baskın düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde İran Silahlı Kuvvetler Başkomutanının ordu işlerinden sorumlu danışmanı Tuğgeneral Emir Hatemi'nin bölge gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İslami İran Silahlı Kuvvetler Başkomutanının ordu işlerinden sorumlu danışmanı İran İslam Cumhuriyeti'nin önemli bir bölgesel güç ve dünyada önemli bir oyun kurucu haline geldiğini belirtti.
İslami İran Silahlı Kuvvetler Başkomutanının ordu işlerinden sorumlu danışmanı Tuğgeneral Emir Hatemi, ordu karargah komutanları ve üst düzey yöneticileriyle yaptığı toplantıda, "İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgesel gelişmeler alanına girmesi, emperyalizm ve sulta düzeninin tam karşı noktasıdır ve bu doğrultuda ABD'nin planları ve senaryolarını suya düşürmüştür."diye kaydetti.
Tuğgeneral Hatemi açıklamasını şöyle sürdürdü: Batı Asya bölgesi birçok uluslararası oyuncunun dikkatini çeken en önemli bölgelerden biri ve sahip olduğu jeopolitik, jeostratejik konumu, devasa enerji rezervleri bu bölgenin öneminin artmasına neden olan en önemli faktörler arasında yer alıyor. Emperyalist güçlerin sahte siyonist İsrail'in bölgede meşruiyet kazanmasına yönelik yoğun çabaları, şehit general Kasım Süleymani ve onun arkadaşlarının fedakarlıklarıyla sonuçsuz kalmıştır.
...***
Hemşehri gazetesinde Türkiye- Suriye ilişkilerine dair Türk uzmanın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Türkiye- Suriye ilişkilerini değerlendiren siyaset bilimci ve yazar Mehmet Perinçek, Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek'in Şam ziyaretinin detaylarını anlattı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna ziyareti dönüşünde yaptığı açıklamada "Şunu bir defa bilmemiz, kabullenmemiz gerekir. Devletler arasında hiçbir zaman siyasi diyalog veya diplomasi kesip atılamaz. Her zaman her an bu tür diyaloglar olur, olmalıdır."dedi
Öte yandan Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, Doğu Perinçek başkanlığında bir heyetin 15 gün içerisinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmek için Suriye'ye gideceğini söyledi.
Siyaset bilimci ve yazar Mehmet Perinçek konuyla ilgili değerlendirmesinde "Türkiye ile Suriye’nin ilişkilerinin normalleşmesi gereği kadar doğal bir durum yoktur. Bu aslında çok daha önceden gerçekleştirmesi gerekirken yine de gecikmeyle de olsa böyle bir girişmenin olması çok önemlidir" değerlendirmesinde bulundu.
Türk uzmanı açıklamasının devamında şöyle dedi: Bugün Suriye devletinin meşru hükümeti Esad yönetimidir. Dolayısıyla Türkiye’nin de Suriye konusundaki tek muhatabı Şam yönetimi olmalıdır. Bugün Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozacak her unsurun tasfiyesi gerekmektedir.