İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İsalmi gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.
Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim alanlarını bombardıman etmeyi sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da Filistinlilere baskın düzenlemesi, Irak ordusu ve gönüllü halk birliklerinin Felluce’yi teröristlerden temizleme operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere değinilen yazıda, Wikileaks kurucusu Julian Assange’ın Batı medyasının Batılı devletlerin savaşçıl politikalarının hizmetinde olduğuna dair açıklamasını konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:
...***
Wikileaks kurucusu Julian Assange, Batılı medya kuruluşları, batılı devletlerin işlediği cinayetler ve savaş çığırtkanlığı siyasetlerine ortak olduklarını söyledi.
Bazı medya kuruluşlarının gerçeği saptırıp kamuoyunu yönlendirerek, savaşın başlaması için gerekli ortamı hazırladıklarına dikkat çeken Assange, örneğin 2003 yılında Irak savaşının Batı medyasının yayınladığı yanlış bilgilerden dolayı başlatıldığını ifade etti.
Amerika milli güvenlik ajansının asıl hedefi Amerika vatandaşları başta olmak üzere dünya halkı ve liderlerine yönelik casusluk girişiminde bulunmak olduğunu kaydeden Assange, söz konusu ajansın insanların özel yaşam gizliliğini açıkça ihlal ettiğini belirtti.
Google’in savaş çığırtkanlığı konusunda Amerika’nın medyatik kolu olduğunu kaydeden Assange, 2013 yılında Google’in çağrısı ve Amerika dışişleri bakanı John Kerry’nin sanal ortamdaki gireişimiyle Suriye savaşının başlatılması konusunda büyük bir kampanya başlatıldığı, Google’in o dönemde Kerry’nin Suriye savaş planına destek verdiğini ifade etti.
Batı medyasının siyasi tutumunu eleştiren Assange, Batı medyasının, Amerika ve Batılı müttefiklerinin Irak’a saldırılarının perde arkasındaki acı gerçeklere işaret etmezken, Amerika’nın başını çektiği Batı dünyasının dünya genelinde savaş çığırtkanlığı siyasetlerine hizmet ettiğini sözlerine ekledi.
...***
Risalet gazetesinde Bahreyn’de Halif rejimi güvenlik güçlerinin protestocuları şiddetle bastırması, Suriye ordusunun Halep çevresinde dış destekli teröristlere yönelik ilerlemeye devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Al-ı Suud rejiminin fitneci siyasetlerine dair Rusya’lı Müslüman düşünür Nizami Baloğlanof’un değerlendirmesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rusya’lı Müslüman düşünür Nizami Baloğlanof, Riyad rejiminin Yemen halkını katliam etmesi ve İran’lı hacı adaylarının İlahi Hac farizasını yerine getirmesini engelleme girişimini, Al-ı Suud’un siyonist rejime verdiği bir hediye şeklinde yorumladı.
Al-ı Suud rejiminin İran’lı hacı adaylarının Hac ziyaretini engellemesinin büyük Hac kongresine ev sahipliği yaptığı iddiasında olan Suudi Arabistan’ın vediği taahhütlerin ihlali anlamında olduğunu kaydeden Rus düşünür, Suud rejimi söz konusu girişimiyle hiçbir taahhüde bağlı olmadığı ve Hac organizasyonunu yönetme konusunda kifayetsizliğini gösterdiğini belirtti.
Al-ı Suud rejimi Mukaddes Mekke ve Medine toprakları sanki şahsi mülküymüş gibi tavır sergilediği, oysa söz konusu mukaddes toprakların tüm İslam alemine ait olduğunu kaydeden Rus düşünür, Al-ı Suud rejimi yetkilileri İran’lı hacıların önünü kesmekle, Irkçı Siyonist rejimin siyasetleri doğrultusunda hareket ettikleri ve bu rejimin menfaatlerini korudukları gerçeğini ortaya koyduklarını söyledi.
Rus düşünür Baloğlanof, Suud rejimi yetkilileri halihazırda bütün güçlerini İslam dünyasında fırkacılığı tetiklemeye yönelik yoğunlaştırdığı ve İslam dünyasının birliğini hedef aldığını kaydederek, Amerika’nın siyonist rejimin asıl müttefiki olarak, Al-ı Suud rejiminin söz konusu siyasetleridnen faydalandığı ve Al-ı Suud rejiminin fırkacı politikalarını el altından destekledişğini ifade etti.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Batı’nın muhalif muhabir ve medya kuruluşlarına yaptırım uyguladığına dair Elmeyadin haber kanalı müdürünün değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Elmeyadin haber kanalı müdürü Gassan Bin Cedu, ifade özgürlüğü savunuculuğu iddiasında olan Batılı ülkelerin, kendi siyasetlerine muhalif olan muhabirleri, yaptırım listesine aldıklarını belirtti.
AB’nin bir taraftan muhalif muhabirler ve medya kuruluşlarına yönelik yaptırım listesi hazırlarken, diğer taraftan ifade özegürlüğü ve serbest muhabirliğe destek verdiği iddiasında olduğunu kaydeden Bin Cedu, muhalif muhabirlerin sürekli Batı’nın baskılarına maruz kaldığı, kendisi ve meslektaşlarının da AB’nin yaptırım listesine alındıklarını ifade etti.
Bin Cedu açıklamasının devamında halihazırda birçok Batılı medya kuruluşu, bölgede yaşanan gelişmeleri çarpıtarak, Batılı devletlerin siyasetleri doğrultusunda kamuoyunu yönlendirmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.