İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde İran Genelkurmay Başkanı'nın İran, Rusya ve Çin’in sonbaharda ortak askeri tatbikat düzenleyeceğini bildirmesi, Cumhurbaşkanı Reisi'nin, Amerikalıların taahhütlerine bağlı kalması, yaptırımları kaldırması ve anlaşmadan çekilmemesi durumunda iyi bir anlaşmaya varma olasılığının mevcut olduğunu vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hamas hareketi liderlerinden biri, Siyonist rejimin, Kudüs'e ve kutsal mekanlara yönelik saldırıların devam etmesinin bir savaşın başlamasına yol açacağı ve savaşın sonunun Siyonist rejimin yıkılmasını beraberinde getireceğini belirtti.
Filistin Hamas hareketinin liderlerinden Mahmud el-Zehar, Mescid-i Aksa'ya saygısızlıktan ve bölgeyi büyük çaplı bir din savaşına sürüklemekten tamamen Siyonist geçici rejimin sorumlu olduğunu vurguladı.
Kudüs haber ajansı, el-Zehar'dan naklen, Mescid-i Aksa'daki olayların, Siyonist saldırganlığın artması ve Yahudileştirme planlarının bu caminin ve işgal altındaki Kudüs şehrinin dini ve İslami konumuna açık bir saygısızlık olduğunu bildirdi.
Siyonist rejim yıkılana kadar Kudüs'ün kılıcının kınına dönmeyeceğine işaret eden Hamas yetkilisi, Batı Şeria, işgal altındaki Kudüs ve 1948 toprakları halkından Mescid-i Aksa'da toplanmalarını istedi.
...***
İttilaat gazetesinde Irak Dışişleri Bakanı'nın el-Cezire kanalıyla röportajında İran ve ABD arasındaki nükleer müzakereleri desteklediklerini, çünkü her türlü gerginlik Irak’ın iç koşullarını olumsuz etkilediğini belirtmesi, Cumhurbaşkanı Reisi'nin Batı'nın insan hakları konusunda çifte standartlı davrandığını vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Horasan gazetesinde İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyeliğine dair Japon medyasının değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Uluslararası bir medya, İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyeliğinin Tahran'ın komşu ülkelerle ticaret ve işbirliği yapması için yeni yollar açtığını yazdı.
Japon "Diplomat" internet sitesi bu konuda yazdığı bir yazıda, İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'nün tam üyesi olarak çok taraflılığa yeni bir ufuk açacağını ve bunun sadece bu ülke için değil bölge için de faydalı olacağını yazdı.
Rapora göre, Çin ve İran, son birkaç on yılda, enerji ihtiyaçlarının yanı sıra önemli ekonomik bağlar, silah satışları, savunma işbirliği ve ABD’ye karşı jeostratejik dengeye odaklanarak kapsamlı ve yakın ilişkiler geliştirdiler. Buna ek olarak, İran'ın üst düzey yetkilileri defalarca ülkenin stratejik müttefikler bulmak için doğuya bakması gerektiğini vurguladılar. Bu nedenle Şanghay İşbirliği Örgütü'ne katılmak İran için hem ekonomik hem de siyasi açıdan bir başarıdır.
Uzmanlar, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün yapısına İran'ın eklenmesinin bu örgüte bölgesel bir örgüt olarak önemli değer kattığına inanıyor. Şanghay İşbirliği Örgütü artık güvenlik ve ekonomik kalkınma gibi bölgesel sorunları çözmek için gerekli tüm aktörlere sahip.
Bu makalenin sonunda İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü'ne katılımının bölgesel entegrasyon mesajı verdiği ve yeni bir bölgecilik döneminin başlangıcını simgelediği belirtilmektedir.
...***
Hemşehri gazetesinde ABD'nin Suriye petrolünü çalmasına devam etmesine karşı Çin'in tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 66 bin varil Suriye petrolünün Amerikalılar ve paralı askerler tarafından yağmalanmasına atıfta bulunarak, Washington'un Suriye'nin ulusal kaynaklarını yağmalamayı bırakması gerektiğini söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Wang Yi düzenlediği basın toplantısında ABD'nin hâlâ Suriye petrolünü çaldığını belirtti.
Çin’li yetkili ABD ordusunun Suriye'nin petrol üretiminin yüzde 82'sini yağmaladığını belirterek, Ağustos ayının başından bu yana 800 civarında petrol tankerinin çalınarak Suriye dışındaki ABD üslerine nakledildiğini söyledi.
Bu kadar hırsızlık yapılırken Suriyelilerin saatlerce benzin istasyonlarında uzun kuyruklarda beklemek zorunda kaldıklarına işaret eden Wang Yi, Suriye'nin Afganistan, Libya ve Irak gibi ABD merkezli sistemin bir başka kurbanı olduğunu söyledi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, petrol hırsızlığının Suriye halkını haklarından ve yaşamından mahrum bıraktığını vurgulayarak, ABD'den Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesini istedi.
Sözcü, Amerika'nın Suriye'ye uyguladığı yaptırımların kaldırılması gerektiğine değinerek, Washington'un Suriye'nin ulusal kaynaklarını yağmalamayı bırakması ve Suriye halkına tazminat ödemesi gerektiğini vurguladı.