Kasım 23, 2022 09:37 Europe/Istanbul
  • İran basınından seçmeler

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde İran İslam Cumhuriyeti'nin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Yönetim Kurulu kararına tepki olarak %60 oranına kadar zenginleştirilmiş Uranyum üretimini arttırması, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın, Tahran ile Bağdat arasındaki ilişkilerin önemine vurgu yapması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Avrupalı parlamenterin ABD'nin insan hakları ihlallerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:

...***

Avrupa Parlamentosu üyesi Mick Wallace, "Avrupa Birliği çelişkili bir yaklaşımla Amerikan güçlerinin Iraklı sivilleri katletmesi karşısında sessiz kaldı ve bu ülkeye karşı herhangi bir yaptırım uygulamadı."diye kaydetti.

Avrupa Parlamentosu üyesi Mick Wallace, Avrupa Birliği'nin Batı Asya'da başta Amerika olmak üzere Batılı ülkelerin işlediği suçlara yönelik çelişkili yaklaşımına tepki gösterdi.

Mick Wallace, Twitter sayfasından yayınladığı bir mesajda, Amerikan ordusunun Irak'ta sivillere karşı işlediği suç ve cinayetlerle ilgili bir tweet'e yanıt olarak şunları yazdı: Avrupa Birliği, Amerika’nın Irak'taki bu katliamına karşılık olarak ABD'ye hangi nedenle yaptırım uygulamak istemedi?

Avrupalı parlamenter ABD ve NATO tarafından Batı Asya'da sivillere karşı işlenen ortak suçlarla ilgili olarak şunları kaydetti: ABD, diğer NATO üyelerinin de yardımıyla Irak'a düzenlediği yasa dışı saldırıda bir milyondan fazla vatandaşı öldürdü ve hala bu katliam nedeniyle kimseye yaptırım uygulanması yönünde herhangi bir talep yok...

...***

İttilaat gazetesinde Bahreyn'de Siyasi tutuklularla dayanışma gösterileri düzenlenmesi, Suudi savaş ittifakının Yemen'e saldırılarını sürdürmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Kudüs gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistin Özerk Teşkilatı Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada "Siyonist rejimin Filistin halkına karşı işlediği cinayetlere karşı uluslararası toplumun sessiz kalması, bazı ülkelerin insan hakları iddialarının ne kadar asılsız olduğunu ve bu ülkelerin insan hakları konusundaki çifte standartlarını gösteriyor."ifadesine yer verildi.

Özerk Teşkilat Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Siyonist yerleşimcilerin Filistinlilere ve el-Halil'deki evlerine yönelik saldırı ve terör eylemlerine uluslararası tepki verilmemesine büyük şaşkınlık duyduklarını ifade ederek şöyle dedi: "BM Batı Asya temsilcisinin Siyonist rejimin suçlarını kınaması yeterli değil."

Özerk Teşkilat Siyonist rejimin işlediği suçlara karşı uluslararası toplumun sessiz kalması tehlikesi konusunda uyarıda bulunarak ,Bu cinayetler karşısında sessizliğin devam etmesi, Siyonistleri yerleşim planlarını uygulamaya ve Filistinlilerin mallarına el koymaya teşvik ediyor."vurgusunda bulundu.

Geçtiğimiz günlerde binlerce Siyonist yerleşimci el-Halil kentinde Filistin vatandaşlara saldırı düzenlemişti.

...***

Hemşehri gazetesinde Lübnan gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde şunları okuyoruz:

...***

Hizbullah Hareketi Merkez Konseyi Üyesi Nebil Kavuk, yaptığı açıklamada şöyle dedi: Cumhurbaşkanlığı seçim toplantılarının deneyimi, hiçbir grubun anlaşmasız bir cumhurbaşkanı seçme yetkisine sahip olmadığını kanıtladı. Lübnanlı gruplar hala bir uzlaşmaya varmadan cumhurbaşkanının seçilmesini istiyorsa, bu toplantılar devam edecek. Önceliği vatanı ve milli birliği kurtarmak olan bir cumhurbaşkanı istiyoruz. Cumhurbaşkanının direnişe komplo kurmasını, ülkeyi fitneye sürüklemesini istemiyoruz.

Nebil Kavuk, yaptığı açıklamanın devamında, "Çatışma arayanlar ülkeyi akıl almaz bir maceraya sürüklediler. Lübnanlıları çatışma ve fitneye sürüklemenin birinci sorumlusu Suud rejimidir. Bazı temsilciler, Suudi Arabistan'ın cumhurbaşkanı seçimi konusundaki tutumlarını değiştirme baskısından şikayet etmeye devam ediyor. Suudi müdahalesi, Lübnan'ın iç işlerine en kötü dış müdahaledir. Suudi Büyükelçiliği, Lübnanlılar arasında müzakere ve anlaşmaların önlenmesinden birinci sorumlu taraftır. Tüm bu olaylar, direnişi askeri yeteneklerini hazırlama ve geliştirme görevinden uzaklaştırmayacaktır." diye kaydetti.