İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gzetesi.
Keyhan gazetesinde Siyonist rejim elebaşlarından Yair Labid’in bu rejimin 2014 yılında Gazze’ye açtığı 50 günlük savaşta hedeflerine ulaşamadığına itiraf etmesi, Siyonist korsan rejimin işgal ettiği Filistin topraklarında Filistin’lilere karşı ırkçı politikalarını yoğunlaştırması, Suriye’nin Kuzey Doğusunda yer alan Kamışlı kentinde bombalı bir araçla yapılan terör eyleminde birçok sivil hayatını kaybederken birçoğunun da yaralanması gibi haberlere yer verilirken, Lübnan Hizbullah’ının terörizme karşı ortak iradenin oluşması yönünde yayınladığı bildirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullahı yayınladığı bir bildiride bazı ülkelerin terörist çetelere desteklerine son vermesini istedi.
IŞİD teröristlerinin Farnsa’da bir rahibin başını kestiği ve birkaç kişiyi de rehin aldığı olayın şiddetle kınandığı bildiride, terörist hamisi ülkelerin, yanlış siyasetlerinden dönmeleri ve terörizmle mücadelede ortak tavır sergilenmesi gerektiği vurgulandı. Fransa’da bir kilise’de yaşanan cinayetin, teröristlerin sonu gelmeyen dizi cinayetlerinin bir halkası olduğuna dikkat çekilen bildiride, terörizmin bir mekan veya zamana tabi olmadığı ve insanların hayatı ve kerametini hedef aldığı belirtildi.
Bildiride, söz konusu feci cinayetin, terörizme her türlü desteği veren ülekler ve terörizme karşı ortak tutum sergilenmesi gerektiğini göterdiği vurgulandı.
...***
Risalet gazetesinde Rusya dışişleri bakan yardımcısı Oleg Syromolotov’un Batı’nın terörizmle mücadelede çifte standart tutumunun esef verici olduğunu duyurması, Irak’ın İran büyükelçisi Racih Elmusevi’nin İran’ın bölgede istikrarın sağlanması yönünde önemli rol ifa ettiğini söylemesi gibi haberler göze çarparken, Lübnan’da düzenlenen Bahreyn’li din alimleriyle dayanışma toplantısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan başkenti Beyrut’ta düzenlenen Şeyh İsa Kasım başta olmak üzere, Bahreyn’li din alimleriyle dayanışma toplantısında, Bahreyn halkı, din alimleri ve partilere destek vurgusu yapılırken, Al-ı Suud ve Al-ı Halife rejiminin hasmane politikaları şiddetle kınandı. Söz konusu toplantıda Lübnan Hizbullahı genel sekreter yardımcısı Şeyh Naim Kasım yaptığı açıklamada, Bahreyn’in Halife rejiminin şahsi mülkü olmadığı ve milletin ifade özgürlüğü ve yaşama hakkına sahip bir ülke olması gerektiğini belirtti. Baskıcı politikalarıyla tahtını koruyabileceğini zanneden Halife rejiminin büyük bir yanlış içinde olduğunu kaydeden Şeyh Kasım, “Bahreyn’de mevcut kriz, Baheryn halkıyla dikta Halife rejimi arasındaki siyasi sorunlardan kaynaklanıyor. Bu sorunun benzeri ise Filistin halkıyla işgalci Siyonist rejim arasında yaşanmaktadır. Suriye’de de aynı şekilde Şam yönetimi, Batının desteklediği terörist gruplarla mücadele ederken, Özgürlükçü Yemen halkı ise bu ülkenin bağımsızlığını istemeyen düzenle mücadele etmektedir.”dedi.
Bölgeye yönelik müdahalelerin tamamı, Amerika, Siyonist rejim ve Al-ı Suud rejiminin tekfirci palnları çerçevesinde gerçekleştiğini kaydeden Şeyh Kasım şöyle dedi: Bugün Ehli Sünnet ve Şii’ler, İsrail rejimi ve tekfirci terörizm karşısında aynı safta yer alarak, bölge ülkelerinin bağımsızlığına vurgu yapmaktadır. Onlar Amerika’nın tekfirci teröristler aracılığıyla bölgeye hakim olmasını kabul etmiyorlar.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Al-ı Suud rejimi ile Siyonist rejim arasındaki yakın ilişkilere dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye İstihbarat Dairesi eski Başkanı Mehdi Dehlallah, Suud rejimi ile Siyonist İsrail arasında yapılan görüşmelere ilişkin “İran ve Suriye’ye karşı terör örgütlerini desteklemek amacıyla yapılmış bir görüşmedir” açıklamasında bulundu.
İsrail rejimi ve Suudiler arasındaki ilişkinin birçok aşamadan oluştuğuna işaret eden Mehdi Dehlallah ikili ilişkilerinin artık zirveye ulaştığını belirterek “Aleni olarak Siyonist İsrail rejimi ile olan ittifakını ilan eden Suudi Arabistan’a karşılık Suudi vatandaşların ve Arap ülkelerinin nasıl bir tepki vereceği merek edilmekte” ifadelerini kullandı.
“Suud rejimi ile Tel Aviv arasındaki son görüşme Arap ülkeleri ve Siyonist İsrail rejimi arasında barış görüşmelerini başlatmak için gerçekleştirilmiştir” diyen Mehdi Dehlallah Suud rejiminin Filistin meselesini bölgede unutturmak istediğini belirtti.
Amerika ve Avrupa’nın Filistin ile müzakerelerin başlaması için Siyonist İsrail rejimine baskı yaptığını belirten Suriye İstihbarat Dairesi eski Başkanı Mehdi Dehlallah “Suud rejimi ise Siyonistleri yatıştırmaya çalışarak Filistin’in resmi olarak tanınmamasını istemekte” açıklamasını yaptı.
Suud rejimi ve Siyonistler arasındaki ilişkilerin dört aşamadan oluştuğunu belirten Mehdi Dehlallah “İlk merhale, el Menar televizyonun uydu yayınlarının yasaklanması oldu. İkinci ise Hizbullah’ın Suudi Arabistan tarafından terör listesine alınması idi. Ardından üçüncü merhalede Tiran ve el Senafir adaları ile alakalı Camp David sözleşmesi imzalandı ve son merhalede ise aleni olarak Suudi yetkililerin tüm dünyanın göreceği şekilde İsrail ve Amerika ile masaya oturmaları oldu” ifadelerini kullandı.
“Suud rejimi ve İsrail arasında gerçekleşen son görüşmeler artık ilişkilerinin gizliliğini ortadan kaldırmaya yönelik ilk adımdır” diyen Mehdi Dehlallah Suudi yetkililerin yarı resmi heyetlerine başkanlık eden Enver Aşki’nin, el Kaide terör örgütü ile işbirliği içinde olan eski bir askeri istihbarat yetkilisi olduğunu belirtti.