İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde İslami İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi'nin Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen'de sivil yerleşim alanlarına saldırılarını kınaması, İslami Şura meclisi başkanı Ali Laricani'nin, İran'ın Irak'ta milli vahdet sürecine destek verdiğini söylemesi, İslami İran Atom enerjisi başkanı Ali Ekber Salihi'nin İran'ın nükleer gücünün stratejik olduğunu söylemesi, Irak ordusunun, ülkenin batısında IŞİD mevzilerini imha etmesi gibi haberlere yer verilirken, Al-ı Suud rejiminin tekfirci ve terörist düşüncelerin asıl kaynağı olduğuna dair Hindistan'lı İnkılapçı gençler teşkilatı başkanı Maniyo Kuhar'ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Hindistan'lı İnkılapçı gençler teşkilatı başkanı Maniyo Kuhar, Suud rejiminin İslam dünyasında terörist ve tekfirci düşüncelerin en büyük hamisi olduğuna dikkat çektiği açıklamasında, halihazırda dünyada yapılan birçok terörist saldırıların Suud rejiminin doğrudan veya dolaylı destekleriyle gerçekleştiğini söyledi.
Radikal Vahabilik düşüncesinin dünyada barış ve güvenliği tehlikeye düşürdüğünü kaydeden Kuhar, Uluslararası Camia'nın küresel terörizmin kökü olan bu radikal düşünce ile mücadele etmesi gerektiğini belirtti.
El-kaide ve IŞİD gibi birçok terör grubunun Arabistan'ın ana kaynağı olduğu söz konusu tekfirci düşünceden nemalandığını kaydeden Kuhar, Suriye'de ve Irak'taki teröristlerin asıl destekçisinin Al-ı Suud rejimi olduğunu ifade etti.
2008 yılında Mumbai'de yaşanan terör eyleminin amili Hafız Said'in Suud rejiminin nemalandırdığı bir terörist olduğunu kaydeden Kuhar, 160'tan fazla kişinin ölümüyle sonuçlanan söz konusu terör olayında Arabistan'ın dolaylı olarak rolü bulunduğunu söyledi.
Al-ı Suud rejiminin Hindistan'da radikal ve Selefi gruplara geniş mali desteklerine dikkat çeken Kuhar, Suud rejiminin her sene Hindistan'da radikal düşüncelerinin yayılması bağlamında milyonlarca dolar harcadığını kaydetti.
...***
Hemşeri gazetesinde Bahreyn'li siyasi aktivist Haydar El-Musevi'nin Halife rejimi cezaevlerindeki Bahreyn'li tutukluların Pakistan'lı ve Ürdün'lü askerler tarafından işkenceye maruz kaldığını söylemesi, Bahreyn İnsan hakları merkezinin yayınladığı bir bildiride Halife rejimi cezaevlerindeki siyasi tutukluların durumunun kaygı verici olduğunu duyurması gibi haberler göze çarparken, Lübnan Hizbullah Hareketi Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Nebil Kavuk'un Hizbullah'ın Siyonist rejim karşıtı zaferinin 10. yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullah Hareketi Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Nebil Kavuk, bir kez daha Al-ı Suud’un bölgedeki yıkıcı politikalarını eleştirdiği açıklamasında Suud rejiminin bölgedeki politikalarını Arap dünyası için bir ayp niteledi.
Siyonist İsrail’in 2006 yılında Hizbullah’a karşı savaşının onuncu yıldönümü münasebetiyle knuşan Şeyh Kavuk "Zaferin onuncu yıldönümünde 2006 yılındaki cinayetlerde, savaş kararının alınmasında ve bu savaşın uzamasında Kordan İsrail’in ortağı olan Arabistan rejiminin karanlık yönlerinin üzerindeki perdeyi kaldırmanın zamanı geldi. Artık maske düştü ve gerçekler ortaya çıktı."dedi.
Söz konusu savaşta Arabistan ve Siyonist İsrail arasındaki dostluğun ortaya çıktığını kaydeden Şeyh Kavuk, "Her zaman Arabistan’ın politikaları bölge halkının omzuna ağır bir yük yüklemekte ve Araplar için utanç vesilesi olmaktadır. Suudi rejimi İsrail ile ilişkilerde bulunarak Arapları aşağılamakta ve küçük düşürmektedir."diye kaydetti.
Direniş'in Arap ülkelerine izzet, zafer ve onur verdiğini kaydeden Şeyh Kavuk şöyle dedi: Direnişin kahramanları bu gün Arapların baş tacı, onur ve haysiyetin koruyucularıdırlar ve eğer direniş olmasaydı; Arap olmak, yenilgi, aşağılanma ve ihanet anlamı taşıyacaktı.2006 yılındaki savaştan on yıl sonra, Siyonist İsrail’in Direniş ile askeri mücadelede bulunacak gücü olmadığı ve bu savaşta Arabistan’ın da bütün siyasi, ekonomik, medya ve güvenlik gücünü kullandığı anlaşıldı ama yine de bütün bunlar direnişi zayıflatamadı.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde Suriye gelişmelerine dair Suriye'li emekli general ve Askeri uzman Heysem Hassun'un değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye’nin önemli isimlerinden emekli General ve Askeri Uzman Heysem Hassun, tekfirci teröristlerin Halep kentinin doğusunda yeni bir kanal açmak için Amerika ve Siyonist rejim ile işbirliği yaptığını belirtti.
Birçok Türk ve yabancı komutanın Halep’in doğusundaki kuşatmadan kaçmaya başladıklarına dair yapılan haberlere açıklık getiren Heysem Hassun “Bunlar sosyal medyada gündeme gelen haberlerdir ve henüz doğrulu kesinleşmiş değildir. Ancak birçok yabancı üst düzey subay ve komutanın ülkemizde teröristler ile işbirliği içerisinde olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Bizim Halep kuşatmamız sadece Suriye ile alakalı bir durum değildir” diyen Heysem Hassun Amerika’nın son günlerde Suriye halkını vahşice katliam eden terörist gruplara destek verdiğini belirtti.