Ağustos 24, 2016 09:42 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.

Irak ordusu ve gönüllü halk birliklerinin ülkenin Kuzeyinde IŞİD teröristlerine yönelik  başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Türkiye'nin Siyonist rejimle ilişkilerini normalleştirmesine karşı bazı Filistinli grupların tepki göstermesi, Siyonist rejimin Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırması gibi haberlere değinilen yazıda, Siyonist rejimin bölgede Direniş güçlerine karşı yeni savaş başlatacak güçte olmadığını konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan Hizbullah hareketi ve Filistin'li Direniş gruplarının gücünün zirevesinde olduğu bir dönemde Siyonist korsan rejimin kendi iç sorunlarıyla boğuşması, siyonist rejimin bölgede Direniş cephesine karşı her geçen gün daha da kan kaybetmesine sebep olmaktadır.

Filistin intifadası, Siyonist İsrail güvenliğinde derin ve kalıcı etkiler bıraktı. Öyle ki, bugün Batı Şeria’da yaşayan her İsrailli güvenlik endişesi duyuyor.Bu ise işgalci bir rejimin varlığı, Yahudi yerleşkeleri inşa projesi ve sayısız savaş çıkarmanın bir sonucudur.

Siyonist İsrail İstatistik kurumlarının ‘tersine göç’ olarak adlandırılan, işgal topraklarındaki İsraillilerin bu topraklar dışına gerçekleştirdikleri yolculuklar hakkında yayınladığı sonuçlar, tersine göç oranının işgal topraklarında çok yoğun olduğunu gösteriyor.Ocak ayından Temmuz ayı sonuna kadar yapılan istatistiklere göre, üç buçuk milyondan fazla İsrailli işgal topraklarını terk etti ve bu rakam geçen yıla oranla yüzde 14.9 arttı. İstatistik sonuçlarına göre, gelecek yıl altı buçuk milyon İsraillinin işgal topraklarını terk etmesi bekleniyor. Amerika’nın askeri ve mali desteklerine rağmen, Siyonist rejim hala ekonomik ve toplumsal krizlerle boğuşuyor ve yapılan istatistiklere göre fakirlik oranı yüzde 22’ye ulaştı.

Bu rejime taviz vermeyen Lübnan İslami Direnişi ve Filistin Direniş Kuvvetlerinin varlığı sebebiyle korsan İsrail, savaş olmadan bile korku ve güvenlik tehlikesi içindedir. Böylesi bir durumda Siyonist rejimin Lübnan İslami Direnişi ve Filistin Direniş güçlerine karşı yeni bir savaş başlatacağı uzak bir ihtimaldir. Zira Korsan rejim elebaşları, yeni bir savaş başlatacak güçte olmadıklarının farkındadır.

...***

Cam-ı Cem gazetesinde İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherianferd'in, İran ve Türkiye'nin terörle mücadelede kararlı olduklarını vurgulaması, Suriye ordusunun Halep'in Kuzeyinde yürüttüğü operasyonlarda teröristlere ağır darbe indirmesi gibi haberler göze çarparken, Uluslararası Silah Kontrol ve Gözetim kurumu başkanı Anna Mack Donald'ın Suud rejimine silah satışının durdurulması gerektiği yönündeki açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Uluslararası Silah Kontrol ve Gözetim kurumu başkanı Anna Mack Donald, Suudi Arabistan’a silah satan ülkelerin dünyada büyük fitnelere yol açtıklarını söyledi.

Silah ticareti antlaşması 2 buçuk yıl önce yürürlüğe girdiğini hatırlatan Anna Mack Donald bazı ülkelerin söz konusu antlaşmayı görmezden geldiğini belirtti.Donald Suud rejimine satılan silahların vahim sonuçlarına işaret ederek “ Suudi Arabistan’a gönderilen silahlar sonucunda Yemen’de öldürülen ve katliama uğrayan sivilleri görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Söz konusu silah ticareti antlaşmasına göre sivilleri hedef alan ülkelere silah satışının durdurulması kararlaştırılmıştır.

...***

İRNA haber ajansı internet sitesinde Suudi Arabistan'ın Yemen bataklığına saplandığına dair Rayel Yom gazetesi başyazarı, Abdülbari Atvan'ın değerlendirmesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rayel Yom gazetesi başyazarı Abdülbari Atvan, Suudi Arabistan'ın Yemen'de karşılaştığı sorunlara dikkat çektiği yazısında, "Suud rejimi Yemen'de insan haklarını ihlal etmek ve savaş suçu işlemekle suçlanıyor ve bu arada bazı çevreler Suud rejimine silah satışının durdurulmasını talep etmektedir."dedi.

Suud rejiminin geçen seneden beri Yemen'e karşı yürüttüğü operasyonlarda belirlediği hedeflerden hiçbirisini elde edemediğine dikkat çeken Atvan, gelinen noktada Al-ı Suud rejiminin Yemen'de bataklığa saplandığına tanıklık edildiğini ifade etti.

Suud rejiminin 17 ay boyunca kararlılık fırtınası adı altında Yemen'e dayattığı savaşın, Al-ı Suud rejimini derinden krize soktuğuna dikkat çeken Atvan, savaşın Suud rejiminin uluslararası kamuoyunda imajının ciddi bir şekilde zedelendiğine sebep olduğu, Al-ı Suud rejiminin Yemen'de işlediği savaş suçundan dolayı uluslararası mahkemelerde yargılanabileceğini belirtti.