İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Suriye ordusu ve gönüllü halk birliklerinin Halep güneyinde ilerlemelerinin devamında bazı bölgeleri teröristlerden geri almayı başarması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen'in çeşitli bölgelerine yönelik düzenlediği saldırılarda onlarca Yemen'linin ölüp veya yaralanması, radikal Siyonist yerleşimcilerin bir kez daha Mescidi Aksa'ya baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, bölge gelişmeleri üzerine Lübnan'lı siyasi analist Ahmet Kazım'ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan'lı siyasi analist Ahmet Kazım İran'ın bölgede terörizmle mücadelede şeffaf tutum izlediğine dikkat çektiği açıklamasında, bazı bölge ülkelerinin terörizmle mücadelede çifte standart eğilim içinde olduğunu duyurdu.
Suud rejiminin Suriye'deki krizin ana kaynağı olduğunu kaydeden Kazım, Arabistan'ın Suriye'deki tekfirci teröristleri desteklediği ve Suriye krizinin çözümlenmesi yolunda en büyük engellerden biri olduğunu söyledi.
Suud rejiminin Siyonist rejim çizgisinde hareket ettiğini kaydeden Kazım, Suriye, Irak ve Yemen'de yaşanan istikrarsızlığın daha çok Siyonist rejimin işine yaradığı, ziyra Siyonist rejimin kendi güvenliğini korumak için bölgede istikrarsızlık ortamından beslendiğini belirtti.
Al-ı Suud rejiminin bugünlerde işgalci Tel Aviv rejimi ile ilişkilerini aleni bir şekilde sürdürmesinin Suud hanedanının gerçek yüzünü ortaya çıkardığını kaydeden Kazım, Suud rejiminin siyonist rejimle yakın ilişkisini İslam dünyasına açık ihanet olarak değerlendirdi.
…***
Cam-ı Cem gazetesinde İsalmi Şura meclisi uluslararası işler yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahian'ın Suud rejiminin Yemen'li masum insanları katliam etmesine karşı Uluslararası Camia'nın susmasının her hangi bir gerekçeyle izah edilemez olduğunu söylemesi, Yemen Ensarullah hareketi genel sekreteri Abdülmalik Husi'nin Arabistan'ın Yemen halkına karşı açtığı savaşta kendi hedeflerine ulaşamadığını duyurması gibi haberler göze çarparken, Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi'nin Ehli Sünnet talebeleriyle görüşmesinde açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi, İran'ın Kermanşah, Batı Azerbaycan, Kürdistan ve Hürmüzgan eyaletleri dini ilimler merkezleri Ehli Sünnet talebeleriyle görüşmesinde, IŞİD cinayetlerinden bazı örneklere işaret ederek, "İslam adına yapılan söz konusu insanlık dışı girişimler, siyonizm ve küresel istikbar tarafından gerçekleşmektedir."dedi.Mutahhar Rezevi Türbe'de gerçekleşen görüşmede, Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hücetülislam Reisi, IŞİD'i Müslümanlar cephesini zayıflatmaye yönelik bir komplo olarak tanımlayarak, şöyle dedi: Siyonizm, İslam adına fakat İslam karşıtı bir cephe kurarak, Müslümanları ve Müslüman orduları zayıflatmayı ve böylece, Filistin meselesinin tekfirci gruplar ve IŞİD'in gölgesinde kalmasını hedeflemektedir.İslamı savundukları iddiasında olan tekfircilerin neden İslam düşmanlarına karşı kılıç çekmedikleri ve masum Müslümanları katliam ettiği sorusunu yönelten Horasan dini ilimler merkezi yüksek konsey üyesi hüccetülislam Reisi, IŞİD'in Batı'lı emperyalistlerin bölgeye yönelik komplolarının bir parçası olduğunu ifade etti.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde İran'ın santrifüj yapımında kendine yeter hale geldiğini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran Pastor Enstitüsü Başkanı Mustafa Kanei, aşı üretiminde kullanılan santrifüjlerin yapımı ile beraber İran bu alanda da kendine yeter hale geldiğini açıkladı.
İranlı uzmanların çabaları ve tamamen yerli imkanlarla yapımı gerçekleştirilen ve aşı üretiminde kullanılan santrifüjlerin görücüye çıktığı törende konuşan Kanei, aşı üretimi santrifüje ihtiyaç duyduğunu ve geçen yıl İAEK’nun işbirliği ile ihtiyaç duydukları iki santrifüjü imal ettiklerini belirtti.
Santrifüjlerden biri ultra ve diğeri tubular olduğunu belirten Kanei, şimdiye kadar hiç bir ülke bu santrifüjleri İran’a satmaya yanaşmadığını, fakat İranlı uzmanlar İAEK’nun işbirliği ile bu santrifüjleri İran’da imal etmeyi başardıklarını kaydetti.
Kanei, şimdi bu santrifüjlerin sayesinde her türlü aşıyı İran’da üretebildiklerini ve bu bakımdan İran'ın kendine yeter hale geldiğni vurguladı.