Ağustos 31, 2016 09:37 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İsalmi gazetesi.

Cumhuri İsalmi gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.

Uluslararası Camia'nın sessizliği sürerken Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen'de masum insanların üzerine bomba yağdırmayı sürdürmesi, Bahreyn'de despot Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Radikal Siyonist yerleşimcilerin Mescidi Aksa'ya baskın düzenlemesi, Suriye ordusunun Halep güneyinde teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere değinilen yazıda, Suriye'li siyasi analist Adnan Malik'in bölge gelişmeleri üzerine değerlendirmesini konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye'li siyasi analist Adnan Malik, Suud rejiminin başını çektiği savaş ittifakının Yemen'de savaş yoluyla ulaşamadıkları hedeflerine müzakere ve diyalog yoluyla ulaşmak istediklerini belirtti.

Saldırgan Suud rejiminin Yemen'li İnkılapçı güçleri, Yemen'e yönelik siyasetleri ve planlarına karşı büyük mani olarak gördüğü, oysa Yemen'li İnkılapçı güçlerin her türlü vesiyle ile bölgenin Arap ve Müslüman ülkelerine yönelik iyi niyetli olduklarını gösterdiğini kaydeden Malik, Suud rejiminin Yemen'i parçalama yolunda önündeki bütün engelleri kaldırmak istediğini söyledi. Suud rejiminin geçen seneden beri Yemen'e düzenlediği saldırılarda hedeflerinden hiçbirisini elde edemedğini kaydeden uzman, gelinen noktada Al-ı Suud rejiminin Yemen krizi konusunda çıkmaza girdiğini belirtti.

…***

Risalet gazetesinde Irak ordusu ve gönüllü halk birliklerinin ülkenin Kuzeyinde IŞİD teröristlerine yönelik ilerlemeye devam etmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria'da Filistinlilere baskın düzenleyerek birkaç Filistin'liyi gözaltıan alması gibi haberler göze çarparken, Amerika'nın başını çektiği Batılı güçler ve Siyonist rejimin bölgedeki fitneci politikalarına dair Lübnan'lı siyasi analist Ahmet Milli'nin değerlendirmesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnanlı uzman Ahmet Milli, ABD ve Siyonist İsrail’in Mezhep ve Irkçılığı kullanarak, İslam dünyasında Müslümanlar arasında ihtilafları körüklemeye çalıştığını kaydetti.

Gelinen noktada dünyada iki cephe oluştuğu, bir cephede zalimler yer aldığı ve diğer cephede ise zalimlere karşı mücadele eden ülkeler yer aldığını kaydeden uzman, Zalimlere karşı mücadele cephesinin bayraktarı İran İslam Cumhuriyeti olduğunu ifade etti.

Batılı güçlerin kendileri Direniş cephesiyle karşı karşıya gelecek güçte olmadıkları dolayısıyla kendi orduları ile bölgeye girmediği ve dünyanın her yerinden tekfircileri Suriye’ye gönderdiğini kaydeden Lübnan'lı uzman, "Biz bugün Sana’dan Musul’a kadar Direniş cephesinin ABD'nın bütün şom politikalarına karşı geldiğine tanıklık ediyoruz. Tüm bu çabalar Filistin’i özgürlüğüne kavuşturmamızı sağlayan yolun açılması içindir.Vahabiyet, terör gruplarının düşünce kaynağıdır, ve Suud ailesi kendisine Haremeyni şerifenin hizmetkarı olarak tanıtmaya çalışıyor oysaki Müslümanların  ilk kıblesini unutmuş durumda"dedi.

...***

İRNA haber ajansı internet sitesinde, Suudi Arabistan'ın Suriye'de işgal edilen bölgederle uyuşturucu üretimine verdiği desteğini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye İstihbarat Bakanı danışmanı Ali El-Ahmet, Suriye’nin uyuşturucu piyasası tamamen Suudi Arabsitan’ın elinde olduğunu ifade etti.

"Suriye’de uyuşturucu üretimi konusu ele alındığında ilk başta Amphetamine ve Kaptagon gibi uyuşturucu maddelerinin incelenmesi gerekiyor, çünkü IŞİD teröristleri Suriye olaylarının ilk günlerinden itibaren bu ilacı kullanarak insanları, insanlık dışı eylemler yapmaya zorluyordu"diyen Suriye'li yetkili, Suudi yetkililerin ilk günden itibaren bu tür hapların üretilmesinden haberdar olduğu ve doğrudan uyuşturucu haplarının üretilmesini desteklediği, ancak Suriye hükümetinin kontrolünde olan bölgelerde, söz konusu hapların üretimine karşı operasyonlar gerçekleştiğini belirtti.

Suriye’de uyuşturucu üretimi teröristlerin işgalinde olan bölgelerde gerçekleştiğini kaydeden Suriye'li yetkili, "aldığımız bilgilere göre, teröristler bu uyuşturucu haplarını üretmek ile yetinmiyor, ihracat bile yapıyor ve söz konusu terör grupları doğrudan Suudi Arabistan ve Katar tarafından destekleniyor.Eğer onlar gerçekten uyuşturucu sorununun çözülmesini istiyorsa, ilk olarak Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyarak, Suriye sorununu aşmak yolunda bize yardımcı olmalılar."ifadesini kullandı.