Güneşten hüzmeler - 39
Bugünkü sohbetimizde İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin kelamında İmam Hüseyin –s– ve siyeri ile tanışmak istiyoruz.
Söze hemen Rehber Hamanei’den beyanatı ile başlıyoruz.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Hüseyin’in –s– asil İslam’ı korumak için izlediği yolu şöyle beyan ediyor:
Resulullah’ın –s– evladının İslam’in muazzam mirasını, yani dedesi ve babası ve gerçek izleyenlerinin mirasını korumak için izlediği yol, Seyyidi Şüheda Hüseyin’in –s– yaşamında hissedilebilir. Bayanatında, nasihatlerinde, propagandaya yönelik hareketlerinde, toplumun özel kesiminin vicdanlarını uyandırmak ve hassaslaştırmakta,... tüm bunlar Seyyidi Şüheda’nın yaşamı boyunca göze çarpar. Sonra da büyük bir sapkınlığa karşı canı pahasına direnişi (ve bu yolda şehit düşmesi). İşte bu tam fedakarlıktı ve İslam’ı da korudu. İslam’ı asıl koruyan bu hareketti.
İmam Hüseyin –s– hidayete talip olanların yoluna aydınlatan ve zulüm ve ayrımcılıktan bıkanları hürriyet ve mertlik yoluna hidayete erdiren ve onları insani yücelmeye ve kemale davet eden parlayan ışıktır. İmam Hüseyin –s– beşeriyetten müstekbirlere ve zalimlere boyun eğmemelerini ister. Evet, İmam Hüseyin –s– bu gerçek insan başlattığı zulüm ve sapkınlık karşıtı hareketi ile Allah rızası uğruna ihlas ve amelle işlere ve düşüncelere ebedilik rengi kazandırmanın mümkün olduğunu gösterdi.
Has ve nitelikli mücevherleri tanımak sıradan insanların işi değildir. Biz sıradan insanlar asla Allah Resulü’nün –s– ve İmam Hüseyin –s– gibi ehli beytinin –s– pak fertlerinin azametini idrak edemeyiz. İmam Hüseyin –s– İslam Peygamberi’nin –s– torunu, İmam Ali’nin –s– ve Hz. Fatıma’nın –s– evladıydı ve bunlar fevkelade değerli bağlardır.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor: İmam Hüseyin –s– o evde, o etekte ve o manevi atmosferde ve Ruhani cennette yetişti.
İmam Hüseyin –s– Allah Resulü –s– vefat ettiğinde yaklaşık 9 yaşında genç bir çocuktu ve İmam Ali –s– şehit düştüğünde ise 38 yaşına gelmiştir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Hüseyin’in –s– Resulullah’ın –s– yaşadığı günlerde ve özellikle sınanma ve çaba harcama dönemi olan İmam Ali’nin –s– imamet yıllarında en iyi şekilde yetiştiğini ve böylece babasının talim ve terbiyesi sayesinde İslam semalarında parlayan bir yıldıza dönüştüğünü beyan ediyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Hüseyin’in –s– sadece Resulullah’ın –s– pak hanedanı üyesi olması ve bu hanedanda dini terbiye görmesi ile yetinmediğini ve bunun yanında kendisini yetiştirmek ve geliştirmek için de büyük çaba sarf ettiğini belirtiyor. Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor:
Eğer bir insanın çabası bizim sarf ettiğimiz çaba kadar olursa, kendi kendine bu kadarı yeter der, bu kadarı iyi der ve bu kadarı ile Allah tealanın huzuruna çıkarız der. Ancak Hüseyni çaba bu değildir. İmam Hüseyin –s– sevgili ağabeyi İmam Hasan’ın mübarek yaşamı sırasında da sürekli ilerledi ve ağabeyinin yanında görev ve sorumluluğunu ve zamanın İmam’ına mutlak surette itaat etmeyi sürdürdü. Tüm bunlar birer derece ve yüceliştir. Bunların her anını hesaba katın. Sonra da ağabeyinin şehadet meselesi ile karşı karşıya kaldı. Ondan sonra da bu büyük insanın mübarek yaşamı on yıl sürdü. İmam Hasan’ın –s– şehadetinden İmam Hüseyin’in –s– şehadetine kadar geçen süre on küsur yıldır. Şimdi siz bakın İmam Hüseyin –s– bu on küsur yılda ve Aşura’dan önce neler yaptı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’ye göre İmam Hüseyin’in –s– on yıllık imamet yıllarında pratik davranışı bir kaç açıdan ele alınabilir. Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor:
İbadet ve Allah katına yalvarış ve yakarış ve tevessül ve Resulullah’ın –s– hareminde itikaf ve onca manevi ve Ruhani çile meselenin bir boyutudur. Meselenin bir başka boyutu o büyük insanın İslamî ilim ve maarifi yaygınlaştırma yolunda sarf ettiği çabaları ve tahrifle mücadele etmesidir. O günlerde tahrif İslam için en büyük manevi afetti ve fesat ve pislik dolu bir sel misali İslami toplumun zihinlerine doğru akıyordu. O günlerde, İslam beldelerinde ve müslüman milletlere İslam’ın en büyük şahsiyetini lanetlemeleri tavsiye edilirdi. Eğer biri imamet ve Emirülmüminin Ali’nin –s– velayetinin taraftarlığı ile suçlansaydı hemen yargılanırdı. Böyle bir dönemde İmam Hüseyin –s–, bu büyük insan adeta bir dağ misali dim dik ayakta durdu ve çelik gibi tahrifi kırdı. İmam Hüseyin’in –s– davranışının bir başka önemli boyutu, emri maruf ve nehyi münkiri en ala derecede yerine getirmesiydi ki tarih kitaplarında Muaviye’ye yazdığı mektuba yansımıştır. Bu mektup Yezid saltanat tahtına oturmasından sonraki döneme aittir.
İmam Hüseyin’in –s– Yezid’e karşı inkılapçı hareketini başlatması ve fasık halife ile biat etmemesi aslından Kur'an'ı Kerim ayetleri ve Resulullah’ın –s– sözlerinden ilham alınarak başlayan bir hareketti. Gerçekte İmam Hüseyin’in –s– mübarek yaşamının tüm boyutlarında, nahisat ve vaazlerinden yarattığı o kanlı hamasete kadar her yerinde Kur'an'ı Kerim ile haşır neşir olmak ve Resulullah’ın tavsiyelerinden yararlanmak göze çarpar.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Hüseyin’in –s– bu özelliği hakkında da şöyle diyor: Bakın, bir insan, hem nefsani ve kişisel çabalarında ve nefsini arındırma sırasında o muazzam hareketi başlatıyor, hem kültürel alanda, ki tahrifle mücadele alanıdır, ilahi ahkamı yaygınlaştırıyor ve büyük talebeler ve insanlar yetiştiriyor ve hem siyasi arenada ki bu da emri maruf ve nehyi münkir arenasıdır, öyle davranıyor. Sonra da o hazretin büyük cihadı, ki bu da siyasi arena ile ilgilidir... İmam Hüseyin’in –s– o günlerde fevkelade tehlikeli bir sapkın hareketin karşısında durması, bu da büyük bir ders oluveriyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Yezid iktidarı, Allah’ın kullarına ve insanlara zulüm, kibir, bencillik ve despotlukla davranıldığı bir iktidar olduğunu, bu zümre için önemli olmayan şey, insanların maneviyatı ve haklarına uymak olduğunu belirtiyor. Ayetullah Hamanei Emevi iktidarı hakkında şöyle diyor:
İslam devletini İslam’dan önce dünyanın çeşitli bölgelerinde hüküm süren tağut devletine dönüştürdüler. Oysa İslamî nizamın en bariz özelliği devlet olmaktı. O gün Emeviler imameti saltanata çevirmişti. İmamet, din ve dünya kafilesine önderlik etmektir. Bu kafilede herkes aynı istikamette ve yüce bir hedefe doğru ilerler, bir kişi de başkalarına yol gösterir ve eğer biri kaybolursa onun elini tutar ve kafileye geri getirir. Eğer biri yorulursa, onu yola devam edebilmesi için teşvik eder. Eğer birinin bacağı yaralanırsa, yarasını sarar ve herkese maddi manevi yardımda bulunur. Bunun adı İslam’da İmam’dır, hidayet imamıdır ve saltanat bunun tam karşı noktasıdır. İmam Hüseyin –s– döneminnde İslami imameti günah ve zulüm ve Allah’ın kullları arasında düşmanlık yoluna çevirdiler ve İmam Hüseyin –s– böyle bir duruma karşı direndi ve mücadele etti.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’ye göre İmam Hüseyin –s– ilk hedef olarak İslam diyarında fesadın kökünü kurutmayı ve İslam toplumunu ıslah etmeyi seçti. Ayetullah Hamanei fesat konusunda da şöyle diyor:
Fesadın çeşitleri ve türleri vardır. Hırsızlık fesattır, ihanet fesattır, bağımlılık fesattır, zorbalık fesattır, ahlaki sapkınlıklar fesattır, mali yolsuzluklar fesattır, müslümanların kendi aralarında düşmanlık gütmek fesattır, din düşmanlarına yönelmek fesattır, din karşıtı şeylere ilgi duymak fesattır.
İmam Hüseyin –s– başlattığı kıyamda mazlum insanların güvenliğini de gözetliyordu. Bu konuda İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei şöyle diyor: Mazlumlar, eli ayağı olmayan insanlardır, yani çaresizdir. Esas amaç ise toplumun mustazaf kesimi ve zayıf insanları hangi seviyede ve nerede olursa olsun güven içinde yaşamasıdır. Bunlara haysiyet güvenliği, mali güvenlik, yargı güvenliği ve günümüzde dünyada var olan her türlü güvenlik gereklidir. İmam Hüseyin –s– o günlerde tağut sultasının dayattığı şeylerin tam karşı noktasında duruyordu. Bugün yine dünya geneline baktığınızda durum aynıdır. Din bayrağını ters yüz göndere çekiyorlar, Allah’ın mazlum kullarına daha çok zulmediyorlar ve zalimlerin pençesi mazlumların kanına daha da batıyor.
İmam Hüseyin –s– Yezid ile cihadı İslam’ın emri üzerine başlattı ve şöyle buyurdu: Acaba biliyor musunuz ki İslam Peygamberi –s– yaşadığı yıllarda ne buyurdu? Allah’ın haram kıldığını helal sayan, Allah ile ahdini kıran, Resulullah’ın sünnetine karşı çıkan, insanların arasında günah ve düşmanlıkla davranan hükümdarı gördüğü halda söz ve amelini değiştirmeyen kimseyi Allah teala da onu aynı o zalim hükümdarın hakettiği yere yerleştirir.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei bu konuda şöyle diyor: İmam Hüseyin –s– bu mesajı ile kendisini izleyenlere hak söz ve hak yolunda direnmenin büyük bir görev ve sorumluluk olduğunu anlattı. Şimdi sonuç her neyse önemli değil. Eğer kader zafer ise ne iyi ve eğer şehadet ise daha da iyi. Evet, İmam Hüseyin –s– böyle hareket etti.015