Ekim 31, 2016 08:10 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, İslam Peygamberi’nin –s– pak soyundan dokuzuncu İmam olan Hz. Cevad –s– hakkında şöyle diyor:

İmam Cevad –s– açıkça “açık tartışma”nın temelini atan ilk insandı. O hazret Abbasi halife Mamun’un huzurunda alimlik iddiasında bulunan ulema ve bu iddiada bulunan kişilerle en dakik meselelerin üzerinde konuştu ve istidlal etti ve sözünün hakkaniyetini ispat etti. Açık tartışma bizim İslamî mirasımızdır. Açık tartışma masum imamların –s– döneminde yaygındı ve İmam Cevad –s– döneminde bu büyük İmam tarafından o düzenli şekliyle gerçekleşti.

Tarihin altın sayfalarında İslam Peygamberi’nin –s– pak ehli beyti –s– ile ilgili davranışları hakkında birçok söz edilmiştir. Babası İmam Rıza –s– şehit düştükten sonra yaklaşık 8 yaşında olan İmam Cevad’ın –s– bilimsel tartışmaları hakkında çok güzel rivayetler söz konusudur.

İmam Cevad –s– çeşitli İslamî tarikatlar ve İslamî olmayan grupların geliştiği ve büyüdüğü bir çağda ve yine büyük bilginlerin yaşadığı ve başka milletlerde bilim ve teknolojilerin geliştiği ve birçok kitap Arapçya çevrildiği bir devirde ve küçük yaşına rağmen bilimsel tartışmalara girmeye başladı. Bu büyük İmam, imamet gibi ilahi sermaye ve ilhamlardan yararlanarak muhterem dedeleri gibi tartışma meclislerine gelen tüm bilginlerin ve düşünürlerin tüm sorularına cevap veriyordu. Nitekim ne Abbasi halife Mamun ve ne de Mamun’dan sonra halife olan Mutesem hiç bir zaman bu hidayet meşalesini ve fazilet ve bilim pınarını yok edemedi.

Rivayetlere göre Abbasi halife Mamun Allah Resulü’nün –s– pak torunlarının manevi ilerlemesinden ve faziletleri halk arasında yayılmasından derin panik yaşıyordu ve bu yüzden bilimsel ve dini tartışma meclisleri kurarak İmam Cevad’ı baskı altında tutmaya çalışıyordu. Mamun bu amacına ulaşmak için o çağın tüm büyük alimlerini topladı ve bu nurani genci yenmek istedi. Çünkü bu yenilgi onun için imamet makamının heybetini kırmak ve kendisini ispat etmek anlamına geliyordu. Mamun bu hedefine ulaşmak için çağının 60 ya da 70 yaşındaki Yahya Bin Eksem gibi büyüklerini genç İmam Cevad –s– ile yüz yüze getiriyor ve böylece o hazretin bilgisini sorgulamaya çalışıyordu. Fakat yeni yeni açılan ilkbahar filizleri misali İmam Cevad bu yaşlı alimin sorularına edep çerçevesinde cevap veriyordu. Gerçekte İmam Cevad –s– tartışma meclislerinin tümünden zaferle çıkıyordu.

Öte yandan İmam Cevad’ın –s– bilimsel tartışmalardan zaferle çıkmasının propaganda boyutu daha da genişti. Çünkü tartışmanın bir tarafında sekiz dokuz yaşında bir çocuk ve karşı tarafında Yahya Bin Eksem gibi altmış yetmiş yaşında yetişkin bir insan vardı ve bu yüzden insanlar daha büyük bir merakla bu tartışmaların sonucunu takip ediyordu. Üstelik dinin önde gelen büyüklerinin İmam Cevad –s– karşısında hezimete uğraması, ehli beytin –s– bu nurani ferdinin hakkaniyetini daha da ispat ediyor ve insanları bu pak hanedana hayran ediyordu. Böylece Mamun İmam Cevad’ı –s– horlamak ve aşağılamak gibi saçma hedeflerine ulaşamadığı  gibi, bu tür tartışma meclislerini düzenleyerek farkında olmadan imamın müslümanların kalbine daha fazla nüfuz etmesine hizmet ediyordu.

Hidayetin nurani meşalesi ve marifetin kaynayan pınarı İmam Cevad –s– 17 yıllık imameti boyunca babası ve ataları gibi İslam hakikatlerini öğretmeye ve anlatmaya çalıştı ve seçkin talebeler ve sahabileri yetiştirdi. İmam Cevad –s– henüz 25 yaşındayken Abbasi halife Mutesem tarafından şehit edildi

İmam Hadi –s– is kameri 220 yılında ve muhterem babası şehit düştükten sonra imamet mesnedine oturdu. İmam Hadi –s– o sırada 8 yaşındaydi. İmam Hadi’nin –s– bereketli yaşamı sırasında Abbasi iktidarı yok olmaya yüz tutmuştu. Abbasi halifelerin ayyaşlığı ve insanlara karşı zulüm ve baskıları halkın onlara karşı kin ve nefret duymaları ve ehli beyt –s– yoluna eğilim göstermelerine neden olmuştu.

İmam Hadi’nin –s– sade ve şatafattan uzak yaşamı ve ataları gibi kerim ve alçak gönüllü ve sevimli yaşaması takvasi ve ihlası ile birleşince her geçen gün daha fazla kalpleri gerçekleri idrak etmeye hazır olan insanları cezbetmeye başladı ve gün be gün ehli beyt –s– hayranları ve asil İslam’ın izleyenlerinin sayısı daha da arttı.

İmam Hadi –s– 33 yıl süren imameti boyunca 6 halife ile çağdaştı, ki bu halifelerin arasında Mütevekkil imama en çok baskı yapan halifeydi. Mütevekkil İmam Hadi’yi Medine’den hükümetinin merkezi olan Samerra kentine getirdi ve böylece imamın tüm hareketlerini gözetim altına almaya başladı. Mütevekkil ehli beytin –s– en sıkı düşmanlarından biriydi ve İmam Ali’ye –s– karşı özel bir kin besliyordu. Mütevekkil ehli beyt –s– hayranlarını ya hapse atıyor, ya da onları şehit ederek mallarına el koyuyordu. İmam Hadi –s– bu zorlu şartlara rağmen ehli beyt –s– taraftarları ile iletişim kuruyordu. İmam Hadi –s– İran’da Kum ve Hemedan, Hicaz’da Mekke ve Medine, Irak, Yemen ve Mısır’da bazı yakınlarını görevlendirdi ve onlar da İmamın mesajlarını ve konuşmalarını ehli beyt –s– izleyenlerine aktarıyordu.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei İmam Hadi’nin –s– izlediği siyasi yöntem hakkında şöyle diyor:Sonunda İmam Hadi –s– ve yaşadığı çağdaki halifelerin arasında süren savaşta zahirde ve batında zafer kazanan taraf İmam Hadi –s– oldu. Bunu tüm beyanatımızda ve görüşlerimizde gözetlemeliyiz. İmam Hadi’nin –s– imamet yıllarında 6 halife bir biri ardı sıra geldi ve yok olup gitti. Bunların en sonuncusu Mutez’de ki İmam Hadi’yi –s– şehit etti ve kendisi de kısa süre sonra öldü. Bu halifeler genellikle zillet içinde öldü ve örneğin biri kendi oğlu tarafından ve öteki yeğeni tarafından öldürüldü ve böylece Abbasi hanedanı tarumar oldu, bilakis şiiler İmam Hadi –s– ve İmam Hasan Asgeri –s– döneminde tüm baskılara rağmen gün be gün daha da güçlendi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei şöyle devam ediyor: Hz. Hadi –s– 42 sene yaşadı, ki yirmi yılını Samerra’daydı. Burada çiftliği vardı ve bu kentte çalışıyordu. Samerra kenti aslında bir kışla gibiydi ve Mutesem tarafından inşa ettirildi. Aynı kentte İmam Hadi –s– döneminde bir çok büyük şii alim bir araya geldi ve o hazret onları yönetti ve onların aracılığı ile imamet mesajını İslam dünyasının her yerine yaydı. Bu şii şebekeleri Kum, Horasan, Rey, Medine, Yemen ve daha uzak yörelerde ve dünyanın dört bir yanında imamet mesajını yaydı ve her geçen gün bu inanca yönelenlerin sayısı arttı. İmam Hadi –s– tüm bu işleri aynı 6 halifenin keskin kılıçlarının ışıltılarının altında ve onlara rağmen gerçekleştirdi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında, İmam Hadi –s– hilafet düzeninin en ağır baskıları ve en sıkı tedbirleri altında birçok şii müslümanı yetiştirdiğini, öyle ki Abbasi hilafeti bunların varlığından ruhu bile haberdar olmadığını vurguladı.

Ayetullah Hamanei şöyle diyor: Hz. Hadi’nin –s– vefatıı hakkında ünlü bir hadis vardır, öyle ki muhtevasından Samerra kentinde bir çok şii müslümanın bir araya geldiğini gösteriyor, fakat bu insanlar güçlü bir şebeke kurdukları için hilafet sistemi onlara ulaşamıyordu.

Ayetullah Hamanei konuşmasının sonunda ehli beyt –s– fertlerinin bereket dolu yaşamında önemli bir noktaya işaret ediyor ve şöyle diyor: Bu büyük insanların bir gün mücadelesi yıllar kadar etkili oluyordu. Bu insanların mübarek yaşamının bir günü yıllarca çalışan bir cemaatin ömrüne bedeldi ve toplumu etkiliyordu. Bu büyük insanlar dini bu şekilde korudu. Yoksa başında mütevekkil ve Mutez ve Mutesem ve Mamun gibileri bulunan bir din ve uleması Yahya Bin Eksem gibi alim oldukları halde aleni fesat ve fıskı fücurda bir numaralı olan biri olan bir din asla kalmamalıydı, o günlerde işi külliyen bitmeliydi. İmamların –s– çabası ve cihadı sadece şii inancını değil, aynı zamanda Kur'an'ı Kerim ve İslam ve dini maarifi de korudu.015