İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okyucularla paylaşıyor.
Halep’in teröristlerden kurtarılmasının dünya medyasında geniş yankı bulması, İran’da Vahdet haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmesi, Irak ordusunun Musul’da teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere değinilen yazıda İran’da Kutlu veladet ve Vahdet haftası dolayısıyla Kutsal Rezevi Külliyede düzenlenen etkinlikte hüccetülislam Reisinin konuşmasını konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:
...***
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi, birincisi düzenlenen “İmam Rıza (as), İslami ümmetin ittifak ve birlik sırrı” konferansında yaptığı konuşmada, İslam dünyasının gönülbirliği ve birlikteliği, İmam Rıza’nın (as) öğretileri ve alimane yaşamı sayesinde tahakkuk edebileceğini söyledi. İmam Rıza’nın (as) mukaddes vücudunun dünyada bütünleşme modeli olduğunu kaydeden Horasan dini ilimler merkezi yüksek konsey üyesi hüccetülislam Reisi, İmam Rıza’nın (as) nurani beyanatları ve pak siyeri, vahdet, ünsiyet ve dostluk öğretileriyle dolu olduğunu söyledi.
İslam ve Ehli Beyt öğretilerine sığınmanın çağdaş insanın nefsani ve dış şeytanlardan tek kurtuluş yolu olduğunu kaydeden Kutsal Rezevi Külliyesi mütevellisi hüccetülislam Reisi, Rezevi siyerin temeli, birliktelik, gönülbirliği, düşmanı tanıma ve düşmanla mücadeleye dayalı olduğunu söyledi.
Şii ve Sünni arasında ihtilaf çıkarmanın İslamı zayıflatmak için İstikbar’ın kullandığı yöntemlerden biri olduğunu kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Şii ve sünni alimler ciddi bir şekilde komplolara karşı duyarlı olmalıdır; Kur’an, İslam Peygamberi (saa) ve Ehli Beyt (as), vahdet ekseni ve düşmanın tefrikacı komplolarına karşı koyma yoludur.
İmam Rıza’nın (as) pratik yaşamının İslami toplum düşünürleri ve alimlerinin kelamı, kalemi ve sözlerinde vahdetin tahakkuk bulması için temel strateji olarak örnek alınması gerektiğini kaydeden hüccetülislam Reisi, şöyle dedi: Bugün düşmanın stratejisi, İslami ümmet arasında tefrika çıkarmak ve bizim stratejimiz vahdet oluşturmaktır; aydınlar ve bilginler İslami ümmetin birlikteliği ve basiretinin arttırılması doğrultusunda çaba göstermelidir.
...***
Risalet gazetesinde Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistinlilere saldırı düzenlemesi, Yemen halkının saldırgan Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, Meşhet’te düzenlenen Vahdet konferansında Mısır’lı din aliminin konuşmasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Mısır Dar’üt Takrip yüksek konsey üyesi Şeyh Taceddin Abdullah El’hilali, Hz. Muhammed’in (saa) bütün dönemlerde İslami ümmet için nefis terbiyesi bayraktarı olduğunu kaydetti.
Tunus, Filistin ve Mısır’lı önden gelen Ehli Sünnet ve Şii alimlerin katılımıyla Kutsal Rezevi Külliyesi İslami araştırmalar vakfında düzenlenen “İmam Rıza (as) İslami ümmetin ittifak ve birlik sırrı” adlı konferansta konuşan Dr. Abdullah El’hilali, şöyle dedi: Bugün, Şia ve Ehli Sünnet alimleri birbiriyle kardeştir ve bu konu Allah Teala katında İlahi ibadete zemin sağlamaktadır. İslam dininde Ehli Sünnet ve Şiiler arasında barış içinde birlikte yaşamaya önem verilmiştir ve bu konuya vurgu yapan birçok kitap ve kaynağa rastlanmaktadır.
Abdullah El’hilali konuşmasını şöyle sürdürdü: Bütün Müslümanları bidatlerden uzak tutabilen en iyi kaynak, tarihi kitaplar ve Kur’an-ı Kerim’dir ve bunlar birçok gerçeği bütün ayrıntılarıyla birlikte, Ehli Sünnet ve Şiilere açıklamaktadır.Bugün Siyonistler ve İslam dini düşmanları, İslam dinini yok etmeye çalışıyor, bu yüzden Müslüman alimlerin duyarlı bir şekilde bu fitneleri yönetmeleri gerekiyor. Vahdet, Müslümanların bağlı kalması gereken bir konudur ve bu konu günümüz dünyasında İslam’ın IŞİD ve Siyonistlerin şom planlarına karşı korunmasına neden olmaktadır.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde tekfirci teröristlerin Suriye’nin Palmira kentine saldırısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika tarafından lojistik ve istihbarat desteği gören tekfirci IŞİD teröristleri, çeşitli taktikler uygulayarak Suriye’nin Humus şehri kırsallarındaki Palmira şehrine saldırdı.
IŞİD teröristleri Palmira şehrini mermi yağmuruna tutmakla birlikte 15’den fazla bomba yüklü araçla bu şehre saldırı düzenledi ve Suriye Ordusu ve tekfirciler arasında iki gün süren şiddetli çatışmaların ardından IŞİD, binlerce teröristi asıl karargahları olan Rakka’dan Palmira’ya sevketti ve bu şehri kuzey ve kuzeybatı eksenlerinden hedef aldı.
Lazkiye eyaletinde bulunan Hamim Havaalanındaki Rus bir yetkili, IŞİD teröristlerinin Palmira saldırısında çeşitli taktikler kullandığını söyledi. Rus yetkilinin ifadesine göre Palmira şehri çok kısa bir süre içerisinde IŞİD teröristlerinden geri alınacaktır.
Siyasi uzmanlar Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry’nin birkaç gün önce açıkça, Halep’in çökmesi halinde Suriye’de savaşın sona ermeyeceğini açıkladığını ve bu konunun IŞİD’in denklemleri kendi lehine çevirmek ve Suriye Ordusu ve müttefiklerinin Halep’teki başarılarının ardından yeni askeri önlemler almak için, Amerika’nın emri doğrultusunda Deyrezzur ve Rakka’dan Palmira’ya girdiğini gösterdiğini belirtti.