Aralık 21, 2016 11:43 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.

Suriye ordusunun ülke genelinde teröristlere karşı başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Bahreyn’de Halife rejimi güvenlik güçlerinin siyasi tutuklularla dayanışma gösterisi düzenleyenlere baskın düzenlemesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere saldırı düzenlemesi gibi haberlere değinilen yazıda Irak’lı gönüllü halk güçleri Haşd-i Şabi Komutanlarından Roban El Keldani’nin Irak gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak’lı Haşd-i Şabi komutanlarından Roban El Keldani Gönüllü Halk Güçleri ve Irak’taki farklı gruplara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Başkent Bağdat ile birlikte IŞİD terör örgütü tarafından Irak’ın bir çok eyaleti işgal edildikten sonra Ayetullah Sistani Gönüllü Halk Güçlerinin kurulmasına ilişkin fetva verdiğini hatırlatan El Keldani şöyle dedi: Ayetullah Sistani IŞİD tehlikesinin tüm Irak’a yayılmak üzere olduğunu hatta Irak’ın güney eyaletleri Necef ve Kerbela’ya kadar uzanacağını görebilmişti. Söz konusu fetva ile Irak’ı savunmak için Irak’ta yer alan Şii, Sünni, Hristiyan, Türkmen ve diğer tüm etkin ve mezhebi taraflar bir araya getirildi.

“Haşd-i el Şabi olmasaydı IŞİD Bağdat’a hakim olurdu.  Ancak Haşd-i Şabi Irak ordusu ile birlikte bir çok eyaletin teröristlerden temizlenmesini sağladı.”diyen Irak’lı komutan, konuşmasını şöyle sürdürdü:Haşd-i Şabi, kuruluşunun ilk aşamasında eski Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin desteğini alarak devletin sağladığı hafif silahlar ile mücadelesine başladı. Biz IŞİD ile mücadeleye “el Taci” şehrinden başlayarak Samarra, Selahaddin ve el Anbar kentlerine kadar devam ettik. Haşd-i Şabi Irak ordusu ile birlikte Irak’ın bir çok eyaletini IŞİD terör örgütünden temizlemiştir.

İran, Irak devletine ve halkına bir çok yardım ve destek sağladığını kaydeden El Keldani, “İran, tüm bölge ülkeleri IŞİD terörünü izlerken ve Katar, Suud rejimi gibi ülkeler terör örgütüne destek sağlarken Irak halkına tüm yardımlarını göndermiştir. İran IŞİD terörü karşısında Irak halkının yanında olmuş ve gönderdiği askeri danışmanlar dışında Irak ordusuna askeri teçhizat ve silah yardımı da sağlamıştır.”ifadesini kullandı.

...***

Risalet gazetesinde Suud rejiminin Yemen’e yönelik saldırılarında yasak silahlar kullanmasına karşın insan hakları savunuculuğu iddiasında olan ülkelerin sessizliğini koruması, Yemen halkının saldırgan Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, İran’lı Ehli Sünnet aliminin Müslümanlar arasındaki birlik vurgusunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İran’lı Ehli Sünnet alimlerinden Seyyid Muhammed Hüseyni, Müslümanlar yan yana durarak düşmanın hilelerini engelleyebileceği ve onların kirli planlarını etkisiz hale getirebileceğini ifade etti.

Müslümanlar arasında vahdet ve birliğin gerekli olduğunu vurgulayan Seyyid Muhammed Hüseyni “İslam dünyasının izzetini ve iktidarını sağlayacak şey, vahdet ve birlik içerisinde olmaktır ve kafirleri umutsuzluğa düşüren şey vahdettir” ifadesinde bulundu.

vahdet ve birliğin Müslümanlar arasında dayanışma sağlayacağını ve düşmanları zayıflatacağını belirten Ehli Sünnet alimi Hüseyni şöyle dedi: Toplumda şu an İslam düşmanlarının asıl hedefi, İslam’ın aslına zarar vermektir.Müslümanların bilinci ve farkındalığı bugün gerekli ve zaruri bir konudur. Çünkü düşmanlar Şii ve Sünni arasında savaş çıkararak çeşitli yollarla kirli amaçlarına ulaşmak istemektedir.Tekfirci gruplar Amerika ve İngiltere’nin uşağıdır ve bu ülkelerin hedefleri doğrultusunda adım atmaktadır ve onların asıl amacı bölgeye hâkim olmak, İslam’ın kökünü kazımak ve uluslararası toplumun İslam’a ve Müslümanlara karşı olumsuz ve kötü bakmasını sağlamaktır, yani asıl amaçları İslamofobi’dir.

...***

İRNA haber ajansı internet sitesinde Suriye’deki teröristlerin çekildikleri bölgelerden izlerini silemeye çalıştıklarına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye askeri kaynakları ve muhalif kaynaklar terörist grupların Halep’ten çıkmadan önce, Halep’te işledikleri cinayetlerin ve suçların gizli kalması için doğu Halep’te işgalleri altında bulunan bazı bölgeleri yaktıklarını vurguladı.

Halep’in kurtarılışı teröristler ve teröristlerin bölgesel ve uluslararası destekçileri için çok pahalıya patladı. Halep’in temizlenmesi aslında Suriye krizinin başından beri teröristler ve destekçileri için en büyük yenilgi ve kayıptı. Amerika ve batılı komutanların Suriye Ordusu’na karşı yaptıkları açıklamalar ve silahları grupları bölgeden çıkarma ve kurtarma çabaları tamamen bu yenilginin onlar için ne kadar ağır olduğunu göstermektedir.

Ama silahlı unsurların Halep’ten çıkışından önceki en önemli şey, onların koordine halindeki eylemleriydi.

Silahlı unsurlara bağlı İnsan Hakları izleme Örgütü olarak adlandırılan grup konuyla ilgili olarak, Halep’in doğusunda teröristlerin işgali altında bulunan bölgelerden yoğun duman yükseldiğini ve bu dumanın silahlı grupların mühimmat depolarını ve karargahlarını yakmaları sonucu meydana geldiğini belirtti.

Bazı haber kaynakları da silahlı unsurların bölgeden çıkışından önceki son saatlerde Halep’in doğusundaki El-Sukra bölgesindeki en büyük mühimmat depolarından birini ateşe vermeleri sonucu büyük bir patlamanın yaşandığını belirtti.