Aralık 24, 2016 10:10 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde Lübnan Hizbullah hareketi lideri Seyyit Hasan Nasrallah’ın, Halep’te kazanılan zaferin Suriye için politik çözümün önünü açacağını söylemesi, İslami İran Nizamın maslahatını teşhis konseyi Stratejik araştırmalar merkezi başkanı Ali Ekber Velayeti’nin Arabistan ve Katar’ın Suriye Krizinin birinci dereceden sorumluları olduğunu söylemesi, İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu Başkanı Alaeddin Burucerdi’nin, Ankara’da Rus Büyükelçi’ye düzenlenen suikastin arkasında Amerika’nın olduğunu söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Suud rejiminin Yemen’e yönelik saldırılarda yasak bombalar kullandığını itiraf etmesine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Suud rejiminin başını çektiği Savaş ittifakının geçtiğimiz ayın başında Yemen’e yönelik saldırılarında salkım bombalar kullandığına dair güçlü bulguların olduğunu bildirdi.

Yemen’in Suud rejimi tarafından işgal edilmesiyle binlerce Yemenli hayatını kaybetmiş ve yaralanmış bulunuyor. Riyad geçtiğimiz hafta yaptığı yazılı açıklamada, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonunun Yemen’de İngiliz yapımı BL-755 tipi salkım bombaları kullandığını itiraf etti. İngiltere, Uluslararası koalisyonun söz konusu salkım bombaları ve teçhizatlarının kullanımını yasaklayan tasarıya imza atmış bir ülkedir. Fakat buna rağmen, İngiliz salkım bombalarının Suud rejimince kullanılması, İngiltere’nin uluslararası yasaları çiğnediğini gösteriyor.

BM, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun 2015 yılının Mart ayından beri Yemen’e yaptığı saldırılarda 7 bin Yemenli hayatını kaybettiğini, 37 bin Yemenlinin de yaralandığını açıkladı.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistinlilere baskın düzenlemesi, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherianferd’in, İran’ın bölgede barış ve istikrar ve güvenliğin sağlanması için elinden gelen tüm çabaları sarf ettiğini açıklaması gibi haberler göze çarparken, Halep gelişmeleriyle ilgili bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Halep’in  kurtarılmasından önce Mısırlı ve Norveçli oyuncular tarafından uydurma videolarla belirli bir dönem batıda İran karşıtı bir atmosfer oluşturuldu, ama Mısırlı oyuncular bu ülkenin polisi tarafından tutuklandı ve Norveçli oyuncuların sahne arkası görüntüleri yayınlandı. Bu videoda Halep’te çocukların öldürüldüğüne dair sahte görüntüler vardı.

Öte yandan bu kargaşanın ve İran’a yapılan ağır baskının nedeninin Amerika, Siyonist İsrail ve Arabistan istihbarat görevlilerinin Halep kuşatmasından kurtarılması olduğu kısa bir sürede ortaya çıktı. İran’ın Halep’te bulunan teröristlerin çıkışı için sunduğu şart, iki yıldır insani kalkan olarak kullanılan El-Fua ve Kefriya kasabasındaki sakinlerin kuşatmasının sona ermesiydi. Bu şart teröristlerin Halep’ten çıkışının birkaç gün gecikmesine neden oldu. Çünkü teröristlerin hamileri İran’ın bu insani şartını kabul etmek istemiyordu. Teröristlerin daha sonra İran’ın bu şartı karşısında teslim olmasının nedeninin, teröristlerin destekçilerinin üst düzey komutanlarının Halep’te kapana kısılmış olması olduğu anlaşıldı.

İran eğer sadece siyasi bir zaferin peşinde olsaydı, insani konular onun için önemli olmaz ve teröristlerin Halep’ten çıkışı için böyle bir şart sunmazdı. Bu büyük zaferin iki yıldır teröristler tarafından insani kalkan olarak kullanılan Suriyeli savunmasız ve masum vatandaşları savunmak için geciktiği gerçeği batı medyasında yer almamaktadır.

Buna karşılık olarak teröristlerin batılı destekçilerinin insanlık dışı doğasını zamanla ortaya çıkaran husus, Suriye ve Irak’a gönderdikleri terör unsurlarıdır.

Suriye’nin BM daimi temsilcisi Beşşar Caferi, BM Güvenlik Konseyi toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında verdiği bilgilerle, Halep kuşatmasının teröristlerin destekçileri için neden önemli olduğunu açığa çıkardı. Beşşar Caferi’nin Halep’in doğusunda kapana kısılan teröristleri yönlendirenlerin isimlerini, özelliklerini ve uyruklarını açıklaması, birçok hareketin ve hatta teröristlerin destekçilerinin İran’ın şartına teslim olmalarının nedenini aydınlattı.

...***

İRNA haber ajasnı internet sitesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Bahreynli muhalif aktivist Abdulhadi Şerifi, Halife rejimi güvenlik güçlerinin bu ülkenin önde gelen din alimi Şeyh İsa Kasım’ın evine saldırmasını asla affetmeyeceklerini vurguladı.

Şerifi, Şeyh Kasım’ın evine yönelik her türlü saldırı Halife rejimini, ömrünün sonuna biraz daha yaklaştırdığını ve bu rejim için asla iyi olmayan sonuçlara yol açacağını kaydetti.

Şerifi, anlaşılan Halife rejimi son günlerde bölge kamuoyu Rusya, İran ve Türkiye’nin Suriye meselesiyle uğraşırken fırsatı değerlendirerek, Arabistan’ın Şeyh Nemer’e yaptığı gibi, Şeyh İsa Kasım’a yönelik cinayet işlemeye çalıştığını ifade etti.