Aralık 28, 2016 10:20 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslami İran Rehberlik Bilgeler meclisi başkanı Ayetullah Cenneti’nin 30 Aralık (9 Dey) hamasetinin, İran halkının Aşura basiretinin tecellisi olduğunu bildirerek, bu hamasetin her zaman canlı kalacağını duyurması, Suriye’de teröristlerin Suriye ordusu ve Direniş güçlerine karşı büyük kayıplar vermeye devam etmesi, İslami İran Savunma bakanı Hüseyin Dehkan’ın Suriye konusunda Amerika ile işbirliğine gidilmeyeceğini söylemesi, İran ve Türkiye Dışişleri Bakanları Muhammed Cevad Zarif ve Mevlüd Çavuşoğlu’nun telefon görüşmesinde Suriye krizi ve ateşkesi ele alması gibi haberlere yer verilirken Halep’in kurtarılmasıyla ilgili Umman’da yayınlanan El-Vatan gazetesinden naklen bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Umman’ın El-Vatan Gazetesi yayınladığı bir yazıda, stratejik şehirlerden biri olan Halep’in tekrar Suriye’nin kucağına dönmesini tarihi bir an olarak nitelendirerek şunları yazdı: Aklı başında hiçbir kişi dünyanın 80 ülkesinin desteklediği teröristlerin Suriye halkına yardım etmek için bu ülkeye geldiğine inanmıyor.

Halep’in yeniden Suriye’nin kucağına dönmesi yeni bir tarih yazacak muhteşem bir an olduğuna dikkat çekilen yazıda, “Halep halkının bu şehrin yeniden Suriye’nin kucağına dönemsi ve teröristlerden temizlenmesi nedeniyle yaptığı kutlamalar, timsah gözyaşı dökenleri susturmak ve hakikati anlatmak için yeterlidir. Bu sevinç kutlamaları şüphesi bulunan ve gerçeğin arayışı içerisinde olan kişiler için açık bir delildir.”ifadesine yer verildi.Halep halkı, Suriye Ordusu ve milleti kanlarıyla, teröristlerin ülkelerine karşı en yıkıcı komplo ve saldırıları karşısında en güzel cesaret sahnelerine imza attığına dikkat çekilen yazıda, şu ifadelere yer verildi: Bu tarihi zaferi yazanlar, zaferlerini kanlarıyla ıtırlandıran kişilerdir.Halep, tahriplerden, iş yerlerinin yıkılmasından ve teçhizatlarının çalınarak Türkiye’de kara borsada satılmasından ve esnaflarının göçe zorlanmasından sonra, bugün acı ve sıkıntılarla dolu bir dönemi geride bırakmıştır.Teröristlerin işledikleri cinayetler, Suriye halkına karşı kimyasal gazlarla yaptıkları saldırlar, halkın evlerini yıkıp, yağmalamaları ve ateşe vermeleri ve halkı göç etmeye zorlamaları, medya propagandalarıyla ve sahte video ve resimlerle hakikati başka türlü göstermek isteyen kişileri aydınlatmak için belki yeterli olabilir.

...***

Hemşeri gazetesinde İslami İran Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan’ın, TSK’nın Şam yönetiminin izni olmaksızın Suriye topraklarına girmesi bu ülkeye tecavüz sayıldığını söylemesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’e saldırılarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken Suriye’de Direniş ekseninin güçlü konumuyla ilgili Lübnan’lı emekli generalin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan’lı emekli general Emin Hatit, Direniş ekseninin akıllıca ve kabiliyetli bir şekilde Irak ve Suriye’de teröristlere karşı yürütülen savaşı yönettiğine dikkat çektiği açıklamasında, Halep’in kurtarılmasının tarihi ve stratejik bir zafer olduğunu söyledi.

Irak cephesinde Musul operasyonlarına değine Lübnan’lı emekli general açıklamasını şöyle sürdürdü: Bu operasyonların henüz bitmediği ve Musul şehrinin tamamen kurtarılmadığı doğrudur ama Musul operasyonları Irak’ta savaşın temel ilkelerini oluşturmuştur. Öyle ki bu savaş, Musul ile ilgili konuları Suriye’deki iç çatışmalardan ayırmıştır ve Haşdi Şabi güçleri Telafer’de konuşlanmıştır. Bu kuvvetler aynı zamanda Musul’un birçok bölgesini kurtarmış ve Musul kırsalının yüzde 60’tan fazlasında konuşlanmıştır.’

Emin Hatit Halep’in teröristlerin işgalinden kurtarılmasına değinerek şöyle dedi: Bu tarihi stratejik bir başarıydı ve Suriye ve Batı Asya Bölgesinin yeni bir aşamaya girmesini sağladı ve bu bölgelerdeki mevcut durum eskisinden farklıdır. Halep’in kurtarılması askeri başarılar kazandırmasının yanı sıra, Amerika’nın Suriye’ye karşı, Şam yönetimini devirmek, yabancıların Suriye’ye hakim olması, Şam’ı Direniş ekseninden ayırmak, Suriye’yi ikiye bölmek ve bu kısımlardan birinin Direnişe düşmanı olması gibi düşmanca planlarını da ortadan kaldırdı. Bu planların hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Bugün Suriye’de savaşın durumu değişmiş ve geçmişteki süreçle çok farklıdır ve artık Suriye savaşının amacının Beşşar Esad Hükümetini devirmek olmadığı söylenebilir.’

...***

Tesnim haber ajansında BM güvenlik konseyinin Siyonist rejim karşıtı kararnamesine karşın Siyonist işgalcilerin işgal ettiği Filistin topraklarında site inşaatını sürdürdüğüne dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

BM güvenlik konseyinin Korsan Siyonist rejimin işgal ettiği Filistin topraklarında siyonist site inşaatını kınama kararnamesine rağmen, Siyonist rejimin site inşaatını sürdürdüğü gözleniyor. Siyonistlerin işgal topraklarında site inşaatını sürdürmesi, işgalci rejimin uluslararası insan hakları yasalarını açıkça ihlal ettiği gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Filistinliler BM güvenlik konseyinin kınama karının Filistin halkının ve adaletin zaferi ve halkın fedakarlıklarının bir sonucu olduğuna inanıyor.Siyonist rejim her zaman BM’nin hiçbir kararına bağlı olmadığını göstermiş bulunuyor, ancak Filistin halkı haklarını yeniden kazanmak için hiç durmadan çaba göstermektedir.

Her şeye rağmen söz konusu kınama kararı tarihi bir karardır ve Filistin halkının Siyonist rejim ile süren mücadelesi boyunca kazandığı büyük bir zafer sayılmaktadır.