İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.
Türkiye’nin yeni miladi yıla kanlı terör eylemleri gölgesinde girmesi, İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin, İran’ın Irak’ta güven ve istikrara vesile olacak her türlü uygulamaya destek verdiğini açıklaması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’e saldırılarını sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Mescidi Aksaya baskın düzenlemesi gibi haberlere değinilen yazıda 2017 yılında Meşhet kentinin İslam dünyasının kültürel başkenti seçilmesi dolayısıyla düzenlenen etkinlikler ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:
...***
“2017-Meşhet, İslam dünyasının kültürel başkenti” özel programlarının başlaması dolayısıyla Mutahhar Rezevi Türbe’de bir tören düzenlendi.
Mutahhar Rezevi Türbe’de, İslami irşad ve kültür bakanı, Rezevi Horasan valisi, Meşhet belediye başkanı, yurt genelinden kültürel aktivistler ve Mutahhar Rezevi Türbe ziyaretçilerinin katılımıyla düzenlenen törende Kutsal Rezevi Külliyesi mütevelli vekili Seyyit Murtaza Bahtiyari yaptığı konuşmada, Meşhet kentinin İslam dünyasının kültürel başkenti seçilmesi dolayısıyla tebriklerini iletirken, söz konusu isimlendirmenin Rezevi Kültürün dünyada yaygınlaşması için değerli bir fırsat sayıldığını söyledi.
Meşhet-2017’nin bütün kültürel programlarının eksenini Rezevi kültürün oluşturduğunu kaydeden Bahtiyari, “bu münasebet, bütün dünyada Rezevi kültürün yaygınlaşması için çok değerli bir fırsattır”dedi.
Meşhet kentinin Mutahhar Rezevi Türbe’nin bereketi sayesinde çok eskilerden beri Ehli Beyt (as) aşıklarının uğrağı olduğunu kaydeden Bahtiyari, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu kent tarih boyunca İmam Rıza’nın (as) varlığı sayesinde bilim ve marifet ehli olan insanınların ilgi odağında yer almıştır ve bugün zengin Rezevi kültürün dünya halkına tanıtılması için çok değerli bir fırsat yakalanmış bulunuyor.
Kutsal Rezevi Külliyesi mütevelli vekili Bahtiyari konuşmasının sonunda şöyle dedi: Meşhet’i İslam dünyasının kültürel başkenti olarak tanıtma fırsatından İslam dünyasının sorunlarının giderilmesi, ziyaret kavramının geliştirilmesi ve Müslüman ülkelerle teamül doğrultusunda faydalanmalıyız.
...***
Cam-ı Cem gazetesinde Suriye Başbakanı İmad Hamis’in öncelikli hedeflerinin hızla Halep’te altyapıyı yeniden inşa etmek olduğunu söylemesi, Irak ordusunun Musul’da IŞİD teröristlerine karşı ilerlemeye devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Yemen'de yaşanan insanlık dramıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yemen İnsan Hakları Cemiyeti genel başkanı Mehmet Karadağ, mezhebi kaygıların ve siyasi hesapların bir tarafa bırakılması ve acilen Yemen'e yardım eli uzatılması gerektiğini söyledi.
17'inci ve 18'inci yüzyıllarda emperyalist politikalarla özelikle Afrika, Ortadoğu ve Uzakdoğu'da birçok ülkenin sömürge haline getirildiğini belirten Karadağ, şöyle dedi: Buraların yeraltı ve yerüstü kaynakları sömürülerek Batı'ya aktarılması bilinen bir gerçektir. Bu durum aşırı bir adaletsizlik ortaya çıkarmıştır. Bu ülkelerin çoğu İslam coğrafyasında yer almaktadır. Yemen’de 20 milyon olan nüfusun yarısından fazlası temel insani gereksinimlere muhtaç durumdadır. Özellikle kaynakları yetersiz olan ülkenin ekonomik yapısı, savaş ile daha da feci boyutlara ulaştı.Bu çatışmalı süreçte ve savaşta milyonlarca insan evinden yurdundan olmuş, birçok kişi de açlık sınırına ulaşmıştır. Özellikle çocuklar yetersiz beslenmeden kaynaklı hastalıklarla can çekişiyor. BM’nin yaptığı açıklamaya göre Yemen’de her 10 dakikada neredeyse bir çocuk hayatını kaybediyor ve bu da çok feci bir duruma işaret ediyor. Durum sadece bundan ibaret değil. Ülkenin altyapısı tahrip olmuş, yeterli içme suyuna ulaşılması bile zorlaşmıştır. Bu da salgın hastalıkların artmasına neden olmuş ve şartlar vahim boyutlara ulaşmıştır.Maalesef bu insani dramı dünya kamuoyu görmüyor.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bahreyn’li din alimleri Halife rejimi askerlerinin Ed-Deraz bölgesini ablukaya almadaki asıl amacının halkı yenilgiye uğratmak ve onları haklarını talep etmekten vazgeçirmek olduğunu duyurdu.
Bahreyn alimleri bu bağlamda yayınladıkları bildiride şu ifadelere yer verdi: Bahreyn askerleri tarafından Ed-Deraz bölgesinin ablukaya alınması resmi bir cinayettir ve bölge halkının güvenliğini yok etme doğrultusunda yapılmaktadır. Askerlerin bu kuşatmadaki amacı, halkı yenilgiye uğratmak ve haklarını talep etmekten vazgeçirmektir. Ed-Deraz’ın masum halkına uygulanan ablukanın üzerinden 200 gün geçti ve halk, direnişleriyle Şeyh İsa Kasım’ı savunmada olağanüstü bir sahne sergiledi. Biz halkın mevcut kuşatmadan daha zor kuşatmalara bile dayanmaya hazırlıklı olduğundan eminiz. Bahreyn alimleri olarak İslam ve Arap dünyasındaki ve aynı zamanda çeşitli kuruluşlardaki vicdan sahibi kişileri bu zalimce uygulanan ablukaya tepki göstermeye çağırıyoruz.