İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde Bahreyn’de Halife rejiminin 3 genci idam etmesinin ülke genelinde halkın yoğun tepkisine yol açması, Azerbaycan- Ermenistan hattında çatışma yaşanması gibi haberler göze çarparken, İttilaat gazetesinde ise Yemen halkına karşı işlenen cinayetlerde İngiltere’nin Arabistan’ın ortağı olduğuna dair Lübnan’lı siyasi analistin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnanlı siyasi analist Merve Osman, İngiltere’nin Suudi Arabistan’a silah satmaya devam etmesini kınadığı açıklamasında, Londra’nın masum Yemen halkına karşı işlenen savaş suçunda Riyad’ın ortağı olduğunu belirtti.
Yemen’deki katliam ve savaş suçları sadece Suudiler tarafından gerçekleşmediğini kaydeden Osman, şöyle dedi: Al-ı Suud’a silah satan bütün hükümetler ve hakkında savaş suçu iddiaları bulunmasına rağmen, Suudi Arabistan’a silah satımını şiddetle destekleyen ve açık bir şekilde savaş yanlıları ile ilişki kurmakta ısrar eden ve bu eylemlerini de İngiltere sokaklarında güvenlik sağlamak istiyoruz diye savunan David Cameron’dan, İngiltere’nin mevcut Başbakanı Theresa May’a kadar herkes, işlenen bu suçlara, cinayetlere ortaktır.İngiltere Başbakanı açık bir şekilde uluslararası hukuku ihlal eden işgalci rejimlere silah satmanın bir sorun olmadığını, çünkü Suudi Arabistan ile ilişkileri korumak istediğini açıkladı.
Merve Osman Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Yemen’de işledikleri korkunç cinayetlere devam etmesi ve uluslararası toplumun bu cinayetleri nasıl durdurabileceğine değindiği açıklamasında şöyle dedi: Hastaneler, okullar, camiler, cenaze törenleri ve pazarlar Al-ı Suud’un en büyük düşmanlarıdır. Suudi Arabistan 2015 yılı Mart ayından şimdiye kadar Yemen’i karadan, denizden ve havadan kuşatma altına almış ve çeşitli hedeflere birçok saldırı düzenlemiştir. Eğer bu eylemlere savaş suçu denilmezse başka ne denilebilir ki? Suudi Arabistan’ın saldırıları Yemen’in altyapısını tahrip ve yok etmiş ve çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 15 binden fazla sivilin canını almıştır. Şu an beslenme yetersizliği, bebek ölümlerinin ana nedenidir ve kullanılan yasak silahlar nedeniyle sakat doğumlar da çok yaygın hale gelmiştir. Yemen’de sivillerin öldürülmesi dünya güçleri için önemli değil gibi görünüyor. Bana göre Yemen halkına karşı işlenen cinayetleri durdurmak için sadece iki yol var. İlk olarak, bu açık saldırı ve işgal karşısında bütün alanlarda Yemen direniş hareketini desteklemek, ikinci olarak da söz konusu savaş ittifakı karşısında durmak için Yemen’in gerçek dostlarının seferber olması ve bu savaşı destekleyen ülkelere karşı yaptırım uygulamasıdır.
...***
Kudüs gazetesinde İnsan Hakları İzleme Örgütünün Bahreyn rejimini halka karşı baskıcı uygulamaları nedeniyle uyarması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de sivil yerleşim alanlarını bombardıman etmeyi sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde ise Suriye gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye’nin Enformasyon Bakan yardımcısı Ali Ahmet, Amerika’nın Suriye krizinin baş sorumlusu olduğunu kaydettiği açıklamasında, Türkiye, bazı Fars körfezi ülkeleri ve Siyonist rejimin Amerika’nın Ortadoğu’da izlediği politikalarının destekçisi olduğunu söyledi.
Siyonist İsrail‘in El-Meze askeri hava limanına gerçekleştirdiği saldırıya değinen Ahmet, şöyle dedi: Suriye’de bir kaide ve çerçeve vardır ve bu çerçevenin bize gösterdiği konu, El-Fice pınarının terör örgütleri tarafından işgal edilmesinin, Tedmur’da antik bölgelerin işgal edilmesinin veya Kefrsuse’deki intihar saldırısının ayrı ve bağımsız saldırılar olmadığıdır. Tüm bu olaylar arasında bir ilişki var, Siyonist İsrail ABD tarafından destekleniyor ve öte yandan ABD, teröristlere destek veren Arap ülkelerini destekliyor. Dolayısıyla söz konusu ilişki tüm bu olaylar arasında kendini göstermektedir.Suriye’de yaşanan sorunların asıl nedeni ABD’dir. ABD’nin planlarını gerçekleştiren ister Türkiye olsun ister Siyonist İsrail rejimi olsun fark etmez. Tüm bu tarafların arasında bağlantı var ve tüm bunlar son aşamada El-Nusra ile IŞİD terör örgütlerini destekleyerek Suriye’deki sorunların şiddetlenmesini istiyorlar. Bu konu Suriye devletine hasar veriyor ancak teröristleri desteklemenin ağır sonuçları şu an başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinde kendini göstermektedir.
...***
Hemşeri gazetesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bahreyn İslami Amel cemiyeti genel sekreter yardımcısı Şeyh Abdullah Salih, Halife rejiminin Bahreynli 3 masum genci idam etmesini şiddetle kınadı.
Şeyh Salih konuya ilşkin yaptığı açıklamada, şöyle dedi:Bu şehitlerin kanı Bahreyn’deki diktatörlüğü yok edecektir. Bu 3 gencin şehadeti halkın inkılapçı ruhuna yeni bir ruh kattı ve bu ruhu güçlendirdi. Halk ile güvenlik güçleri arasında şiddetli çatışmalara tanık oluyoruz. Bahreyn’in her bir köşesinde, rejimin zalimliğine karşı itiraz yürüyüşleri gerçekleşiyor. İdam edilenler günahsızdı ve günahsız olduklarını kanıtlamışlardı ancak Halife’nin fesat dolu mahkemeleri, zalim rejimin isteklerini yerine getirmek istiyor ve asla adaletin yerini bulmasını önemsemiyor. Al-ı Halife dökülen kanların cevabını, devrilmek ile verecektir. Bu kanlar Bahreyn halkına yeni bir izzet ve iftihar kazandıracaktır.