Ocak 28, 2017 09:17 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde BM İnsani İşler Dairesinin Yemen’deki insani krizin daha da kötüleştiği ve bu ülkenin bu yıl kıtlıkla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıda bulunması, Irak yetkililerinin mülteci kamplarında yaşayan 500 ailenin otobüslerle Musul’a aktarıldıklarını söylemesi gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde ise Lübnan Hizbullah’ının terörizmle mücadeledeki kararlı tutumuna dair  Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım’ın açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberede kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan Hizbullah’ı Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım İran ve Suriye’nin 33 günlük savaşta Hizbullah’a yaptıkları yardımlara değindiği açıklamasında Suriye’de bulunan Hizbullah kuvvetlerinin asla bu ülkenin topraklarında gözünün olmadığını belirtti.

Suriye’de bulunan Hizbullah kuvvetlerinin durumuna değinen Şeyh Kasım, Hizbullah’ın bölgedeki stratejisi, ülkelerin iç işlerine karışmamak ve müttefiklerini desteklemek olduğunu ifade etti.

Naim Kasım, IŞİD ve radikal terörist grupların, bölgesel ve uluslararası destekçilerinin uşakları olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu: teröristler bölgede petrol dolarlarla ve Amerika, Irkçı İsrail ve Suudi rejiminin siyasi ve asker teçhizat desteğiyle suç işlemektedir ve teröristlerin destekçileri bir gün bölge ve dünya halkına cevap vereceklerini bilmelidir.

Şeyh Kasım, Suriye’de bulunan Hizbullah kuvvetlerine değinerek şu ifadelerde bulundu: Bizim Suriye’deki varlığımız bu ülke hükümetinin resmi talebi üzerineydi ve Hizbullah kuvvetleri Suriye halkını savunmak ve bu ülkenin toprak bütünlüğü korumak için savaşmaktadır ve asla bu ülkenin topraklarında gözü yoktur.

Şeyh Naim Kasım, Suudilerin Suriye’deki eylemlerini kınayarak şu ifadelerde bulundu: Suudi yöneticiler bölgeye hâkim olma sevdasındalar ve onların Yemen’e saldırısı da bu hedefle gerçekleşti. Oysa ki bölge halkı onları meşru olarak görmüyor ve onların Yemen’deki eylemlerine cevap verdiler.Suudiler Siyonist rejimin memnuniyetini kazanmak için açık bir şekilde işgalci rejim karşısında Filistin Hareketini desteklemeyeceklerini açıkladılar. Oysa ki Suriye ve Yemen gibi diğer bölge ülkelerine askeri müdahalede bulunuyor ve bu ülkelerin savunmasız halkının kanını döküyor.

...***

Horasan gazetesinde Suudi Arabistan savaş uçaklarının Yemen’i bombardıman etmeyi sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Doğu Kudüs’te Filistinlilere saldırı düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, İttilaat gazetesinde ise Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Bahreyn, 14 Şubat 2011 tarihinden beri dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasına şahit olmaktadır. Halk özgürlük, Adalet ve kendilerinin seçtiği bir sistemin ülkeyi yönetmesini istiyor. Halkın bu isteği ise Bahreyn rejimi ve başta Suudi Arabistan olmak üzere bazı Arap ülkeleri tarafından susturuluyor.

Bu bağlamda Bahreyn İslami Amel hareketi Lideri Seyyid Cafer El-Alevi yaptığı açıklamada, şöyle dedi: Bahreyn inkılabı yeni bir döneme girmiş bulunuyor ve artık milletin isteğini kimse göz ardı edemez. Halife rejimi halk arasında hiç bir meşruiyete sahip değildir ve bu konu halkın çoğunluğunda oldukça kesin. Halk rejimin değişmesi gerektiği isteklerinden bir adım bile geri çekilmek istemiyor. Halk kendi hakkını savunmak için ısrarla hedeflerini takip ediyor. Bahreyn rejimi cinayetlerinden vazgeçmiyor ve artık halkın istediği geçici çözümler değildir, Bahreyn halkı Al-ı Halife rejiminin tamamen gitmesini istiyor. Al-ı Halife rejiminin sürekli halkı tutuklaması ve şiddet kullanması fazlası ile artmış bir vaziyette. El-Dıraz bölgesinin halkı 6 ayı aşkındır kuşatma altında yaşıyor ve bu süreçte söz konusu bölgede Cuma namazı yasaklanmıştır. Tüm bu konular, Al-ı Halife rejiminin halkın irtibat yollarını kesme çabasında olduğunu gösteriyor. Ayrıca bu irtibat ve bağlantıları kesme konusunda, rejimin Şeyh İsa Kasım’a karşı gerçekleştirdiği eylemleri örnek verebiliriz.

...***

Hemşeri gazetesinde Irak gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Gönüllü Halk Güçleri komutanı Falih Feyyaz yaptığı açıklamada; IŞİD terör örgütünün işgal ettiği Musul ve diğer bölgelerdeki faaliyetlerinin kapsamını belirlemek için yapılan dış baskılar ve dayatmalar karşısında hiçbir zaman boyun eğmeyeceklerini ifade etti.

Feyyaz, konuyla ilgili yapılan açıklamalara ve bu güçlerin Telafer ile Ninova operasyon alanında bulunan diğer bölgelerin kurtarılma operasyonuna katılmalarına izin verilmediği yönündeki haberleri kınayarak yalanladı.

Feyyaz, Haşdi Şabi ile ilgili yapılan açıklamaları redderek sözlerini şöyle sürdürdü: Bu halk güçleri dış baskılar karşısında boyun eğmeyecektir ve bu güçlerin oluşturulma hedefi Irak'taki güvenliğin sağlanmasının bir zorunluluğuydu. Musul'un Batı cephesindeki operasyon Haşdi Şabi'ye bırakılmıştır. Bu cephelerde operasyonun başlamasından bu güne kadar Haşdi Şabi güçleri büyük başarılara imza attılar.