Mart 08, 2017 17:31 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Kudüs gazetesi.

Kudüs gazetesinde Suriye ordusunun ülke genelinde teröristlere karşı ilerlemeye devam etmesi, Irak’lı gönüllü halk güçlerinin Telafer’de IŞİD mevzilerini imha etmesi gibi haberler göze çarparken, İttilaat gazetesinde ise Hamas yetkilisinin Filistin davasına dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimiiz çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistin İslami Direniş Hareketi HAMAS Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Tahran’da geçtiğimiz şubat ayınının sonlarına doğru düzenlenen “6. Uluslararası Filistin İntifadası’na Destek” Konferansına dikkat çektiği açıklamasında,“Tahran Konferansı bölgede Filistin meselesinden uzaklaşıldığı bir dönemde bu konunun tekrar ilk sıraya yerleşmesi için bulunmaz bir fırsata dönüştü. Bu konferansın ana teması Filistin’in özgürlüğüne yönelik stratejik ve gerçek bir direniş projesine ve yine direnişe destek verme yollarının oluşturulmasına vurgu yapılmasıydı. Bana göre, bu konferans hedefine ulaşmada başarılı oldu ve Filistin meselesinin tekrar büyük bir önem kazanmasını sağladı.” İfadesini kullandı.

Hamas sözcüsü açıklamalarının devamında bu tür konferanslardan beklenenler ile ilgili şunları söyledi: Bu tür konferansların ardından medyanın Filistin meselesi ve Filistin direnişine yönelmesini ve direniş ile bağlantılı olan tüm tarafların Filistin direnişini desteklemek ve güç toplama çalışmalarına başlamasını bekliyoruz. Şu an Gazze Şeridi’nde 2014 yılında meydana gelen savaşın benzeri bir savaşın çıkacağına yönelik herhangi bir işaret bulunmamaktadır ancak bizler Siyonist düşmanın hainliğini dikkate alarak her an savaşmaya hazır bekliyoruz.

...***

Risalet gazetesinde İran dışişleri bakanlığı sözcüsünün Kabil’deki terör saldırısını kınaması, Siyonist rejim savaş uçaklarının bir kez daha Lübnan hava sahasını ihlal etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cumhuri İslami gazetesinde ise bölgesel siyasetlerinde hezimete uğrayan Suudi Arabistan’ın yeni siyasi hareketliliğini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Asya’nın güneybatısındaki tekfirci teröristlere karşı mücadelenin direniş ekseninin lehine dönüşmesi ve vekaleten terör eylemi yapan örgütlerin ağır yenilgiye uğraması, sulta düzeninin bölgesel temsilcilerini, hizmet ettiği güçlerin kaybedilen onurunu az da olsa toparlamaya çalışmasına yol açmıştır.

Bu bağlamda, daha önce Suud Kralı Salman’ın güneydoğu Asya turuna çıkması ve diğer taraftan da Suudi Dışişleri Bakanı Adil el-Cubeyr’in Irak’a gidişi bu sonuçsuz çabalar kapsamında değerlendirilebilir. Suriye’nin batısında başta Nusra cephesi olmak üzere terörün kökünün kazınmaya başlaması, Suriye yönetimini katıldığı uluslararası müzakerelerde üstün bir konuma yerleştirmiş bulunuyor. Suriye’nin doğusunda da bir taraftan ordu ve direniş güçlerinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar, diğer taraftan da Irak güçlerinin Musul’da ilerlemesi, ABD ittifakından aldığı tüm desteklere rağmen IŞİD terör örgütünün köşeye sıkışmasına sebep olmuş bulunuyor.

Bu arada Tekfirci terörist oluşumunun asıl fikir babası olan Suudi Arabistan, uğradığı zararları telafi etmek amacıyla bölgede yeni siyasi hareketliliğe başlamıştır. Suriye ve Irak’ta kazanılan parlak zaferler ve yakın gelecekte Musul’un da tamamen kurtarılmasıyla IŞİD sonrası dönemin başlaması, Suudi-Amerikan birliğinin yeni planlar peşinde olduğunun belirtilerini ortaya çıkarmış bulunuyor.

...***

Cam-ı Cem gazetesinde Irak gelişmelerine dair Nüceba Hareketi Sözcüsünden naklen bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Nüceba Hareketi Sözcüsü Seyyid Haşim el-Musevi, Musul’daki son gelişmelere ilişkin, “Şahit olduğumuz savaşın asıl amacı İslam’a zarar vermektir. Bazı Arap ülkeleri teröristleri destekliyor. Bu yüzden çatışmalar artık gerçek İslam’la terörizmin arasındaki savaş haline geldi.” ifadesini kullandı.

Musevi sözlerini şöyle sürdürdü: Günümüzde IŞİD terör örgütü yabancı ülkelerin maddi ve silah desteğiyle donanmıştır. Unutmamalıyız ki IŞİD’in asıl amacı dini mukaddesata zarar vermekti. Fakat büyük taklit mercii Ayetullah Sistani’nin Haşdi Şabi’nin oluşumuna ilişkin verdiği fetva, bu girişimleri engellemiş oldu.

IŞİD’in ortaya çıkışına işaret eden Nüceba Direniş Hareketi Sözcüsü, “IŞİD terör örgütünü ABD oluşturdu. Suudi Arabistan’la birlikte Katar da buna destek verdi. Bu arada baştan beri bize istişare ve silah yardımında bulunan tek ülke İran’dı” açıklamalarında bulundu.

Musevi, IŞİD’in Amerika silahlarının yanında Suudi araçlarla donanıp Katardan gönderilen gıda ürünleriyle beslendiğine değinerek, şöyle dedi: Musul’un işgal edilmesinin ardından bu önemli kenti teröristlerden kurtarmak için bir Arap ittifakı kurulmasını bekliyorduk, ancak onlar, Irak’ın İran’a tabi olduğunu iddia ederek, sadece olayları izlemeyi tercih ettiler. İran ise bu konuda bize yardım göndererek, istişare desteğinde bulundu.