Mart 12, 2017 10:16 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde Irak meclis Başkanı Selim Ceburi’nin, Irak üzerinde her türlü iç ve dış mandalığı ve Irak’ı parçalamayı amaçlayan her türlü görüşmeyi ve oturumu reddettiklerini açıklaması, İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’nin, Suud rejimine bağlı savaş uçaklarının Yemen’in Hadide kentinde bir çarşıyı bombardıman etmelerini şiddetle kınaması gibi haberler göze çarparken Cevan gazetesinde ise Suriye gelişmelerine dair Suriye’li generalin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye’li emekli general Heysem Halil, Suriye Ordusunun Fırat Nehrine ulaştıktan sonra bir sonraki hedefinin Rakka’yı kurtarmak olduğunu belirterek, Suriye’deki Amerika ya da Türk askerleri arasında hiçbir fark olmadığını, iki tarafın da işgalci olduğunu ve er ya da geç bölgeden çıkarılacaklarını vurguladı.

Heysem Halil Suriye Ordu kuvvetlerinin Halep’in doğu kırsalında bulunan El-Hasafe bölgesinin kurtarılmasındaki son başarıları hakkında şu hatırlatmalarda bulundu: El-Hasafe bölgesi Fırat nehri yanında bulunmaktadır ve ordu kuvvetleri beş yılın ardından ilk kez bu büyük nehrin batı kırsalına ulaşmıştır. Ordu bu bölgeye girerek önemli başarılar elde etmiştir. Bu başarılar iki açıdan çok önemlidir. Birincisi, büyük bir bölge olan Hasafe’nin kurtarılması ile ilgilidir ve ikinci adım El-Tabaka şehrinin ve El-Tabaka Barajının kurtarılma operasyonlarıdır.

Orgeneral Heysem Halil, Suriye Ordusunun El-Bab’ın doğusunda Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplara karşı yolları kapatması dikkate alınarak Türkiye’nin bir sonraki adımının ne olacağı hakkında şu açıklamalarda bulundu: Türkiye bir çıkmaza girmiştir ve artık hareket etmeye ve yayılma politikası uygulamaya ne fırsatı ne de mecali vardır.

Heysem Halil, Suriye hükümetinin, IŞİD ile mücadele iddiası ile Suriye topraklarında bulunan Amerika askerleri hakkındaki görüşü ile ilgili olarak şunları söyledi: Suriye topraklarında Suriye hükümetinin izni ve koordinasyonu olmadan bulunan bütün kuvvetler işgalci sayılmaktadır. Amerika Suriye’nin birçok bölgesinde bulunmaktadır ve biz bunu işgal olarak görüyoruz. Türkiye de aynı durumdadır. Bu ülke koordinasyon sağlamadan Suriye topraklarına girmiştir hatta Türkiye’nin IŞİD’i hedef aldığını iddia ettiği gibi, bizim düşmanımızı hedef aldıklarını farz etsek bile, bu bir yalandır. Çünkü eğer IŞİD’i hedef almak isteselerdi, IŞİD uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu. Türkiye izinsiz bir şekilde bu topraklara girmiştir ve işgalcidir. Biz topraklarımızdan çıkmaları dışında asla hiçbir müzakereyi ve uzlaşıyı kabul etmiyoruz ve er ya da geç çıkacaklardır.

...***

Horasan gazetesinde Irak’lı gönüllü halk güçlerinin Telafer’de teröristlere karşı ilerlemeye devam etmesi, Amerika uçaklarının Suriye’de sivilleri hedef alması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Kudüs gazetesinde ise Irak ve Suriye’de oluşan toz bulutlarının kaynağına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İranlı uzmanlar günümüzde Irak ve Suriye’de toz bulutlarının oluşmasında Türkiye’nin GAP projesinin etkili olduğunu belirtiyor.

Bir TV programında İran’ı olumsuz etkileyen toz bulutlarının kaynağını masaya yatıran İranlı uzmanlardan Dr. Hüccet Mianabadi, Irak ve Suriye’de toz bulutlarının oluşmasına kaynaklık eden kuraklığın asıl nedeni Türkiye’nin Dicle ve Fırat üzerinde hesapsız bir şekilde inşa ettiği barajlar olduğunu belirtti.

Dr. Mianabadi, Türkiye, Kürtlerin yaşadığı bölgeleri kalkındırma bahanesi ile GAP çerçevesinde 22 baraj inşa etmeyi gündemine aldığını, fakat asıl amacı bu durumdan İran, Irak ve Suriye’ye karşı siyasi bir koz olarak yararlanmak olduğunu vurguladı.İranlı uzman Dr. Maksudi de, GAP’ta Siyonist İsrailli danışmanların yer alması manidar olduğunu ifade etti.

...***

Hemşeri gazetesinde Türkiye’nin Suriye politikalarına dair Suriye’li parlamenter’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriyeli parlamenter Mucib Rahman, Ankara’nın Menbiç’e karşı tutumunu değiştirmesi, Suriye’ye yönelik yayılmacı politikalarının başarısız olduğunun itirafı sayıldığını belirtti.

Rahman, Şam yönetimi Ankara yönetiminin Suriye ordusunun Menbiç’e girmesine mani olmayacağı yönündeki açıklamasına ihtiyacı olmadığını, ancak bu açıklama Türkiye’nin Suriye’ye yönelik yayılmacı politikalarında hezimete uğradığının itirafı olduğunu ve Türkiye’nin Suriye’de ifa ettiği rolün son bulduğu şeklinde telakki edilmesi gerektiğini vurguladı.