Nisan 03, 2017 09:42 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde Amerika’nın IŞİD bahanesiyle Musul’da sivilleri hedef alması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’e saldırılarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde ise Bahreyn’de Halife rejiminin halka karşı işlediği cinayetler ve hak ihlallerini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Al-i Halife rejimi son aylarda halka karşı baskıyı arttırma politikasını benimsemiştir. Bu ülkenin mahkemesi, vatandaşlıktan çıkarma, uzun süreli hapis cezaları, muhalifleri ve siyasi aktivistleri idam etme gibi hükümler çıkarmıştır.

Bahreynli siyasi aktivistlerden İbrahim El-Aradi, bu bağlamda yaptığı açıklamada idam hükmü çıkarmak Al-i Halife rejiminin Bahreyn halkının inkılabı ile mücadeledeki son kozu olduğunu belirtti.

İbrahim El-Aradi açıklamasını şöyle sürdürdü:Halife rejimi Bahreyn’de meşruiyeti olmayan ve halkla ilişkilerinde yabancı kuvvetleri dahil eden, şiddet ve silah kullanan bir rejimdir. Halife rejimi 11 yıl önce de Misak-ı Milli’yi gündeme getirerek, Bahreyn halkını kandırmış ve Bahreyn’in demografik yapısını değiştirmek için yabancılara vatandaşlık vermeye başlamıştır.Halk, Hamad Bin İsa Al-i Halife’ye tutumunu değiştirmesi için fırsat vermiştir. Bugün Al-i Halife’nin Bahreyn’de hiçbir meşruiyeti yoktur ve Bahreyn halkının birliği ve direnişi Halife rejiminin komplolarını başarısız kılmıştır.Bugün Al-i Halife’nin Siyonist Rejim ile olan ilişkisi ortaya çıkmıştır. Bahreyn çok hassas bir durum içerisindedir. Özellikle bölgede uygulanan planlar çok tehlikelidir. Hamad Bin İsa, Siyonistlerle koalisyon kurarak ileriye doğru kaçmaya çalışmaktadır. Ama Al-i Halife işlemekte olduğu suçlara rağmen henüz bir başarı sağlayamamıştır ve Bahreyn halkı aynı şekilde bütün köy ve şehirlerde “Hamad devrilsin” sloganları atmaktadır ve bütün sloganlarda Bahreyn’de yeni siyasi bir yaşam ve halkın seçtiği bir hükümetin iktidara gelmesi istenmektedir.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde Rusya dışişleri bakanı Sergey Lavrov’un, İran’ın Suriye’de terörle mücadele sürecinde güçlü devletlerden biri olduğunu söylemesi, Irak ordusunun Musul’da IŞİD teröristlerine karşı ilerlemeye devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde ise Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Bahreyn’in önde gelen din alimi Şeyh İsa Kasım’ın İran temsilcisi Şeyh Abdullah el Dekak, Al-i Halife rejimi tarafından ülke vatandaşlığının iptal edilme kararına tepki göstererek bu kararın mücadeleye olan inancını daha fazla güçlendirdiğini kaydetti.

Şeyh el Dekak, bu bağlamda yaptığı açıklamasında şunlara değindi:Hukukçular da çok iyi bilmektedir ki Al-i Halife rejimi tarafından vatandaşlığımın iptaline yönelik alınan karar hiçbir delile dayanmamaktadır. hazırlanan bu mahkeme ile asıl zarar vermek istedikleri Ayetullah Şeyh İsa Kasım’dır. Rejim Şeyh İsa Kasım’ın tüm yakınlarını hedef almaktadır.

Rejim tarafından vatandaşlığının iptal edilmesinin kendisi için büyük bir iftihar olduğunu kaydeden Şeyh Abdullah el Dekak “ Ben Bahreyn’de dünyaya geldim ve Bahreynliyim. Benim kimliğim Al-i Halife rejimi tarafından bir kağıt parçasında yazılmış ve istedikleri zaman da yırtabilecekleri bir şey değildir.”dedi.

Şeyh Abdullah el Dekak açıklamalarının diğer bölümünde Al-i Halife rejimine karşı hedeflerine ulaşacakları güne kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayarak “ Vatandaşlığımın iptal edilmesi benim mücadele yolundaki azmimi daha fazla artıracaktır. Eğer geçmişte rejime karşı direnişte en ufak bir şüpheye kapılmış isem de bugün artık bu konuda kesin bir inanca sahibim.” ifadelerini kullandı.

...***

İttilaat gazetesinde Amerika’nın İran karşıtı politikalarına dair bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Batı Asya uzmanı Mecid Sefa Tac, Fars Körfezi ülkelerinin “ortak savunma füzesi” satın almalarının arka planında İranfobi olduğunu belirterek “ Fars Körfezi ülkelerinin ortak savunma füzesi kararı almalarında Batı emperyalizminin İslam İnkılabının ardından bölgede yarattığı İran korkusu göz ardı edilemez. Amerika ve İngiltere bir çok kez Fars Körfezi ülkelerini İran korkusunu kullanarak silahlandırmaya çalışmıştır” ifadelerini kullandı.

İngiltere Başkanı Theresa May’in son bölge ziyaretinde İranfobi projesini hayata geçirmeye çalıştığını kaydeden Mecid Sefa Tac, Theresa May’in İran’ı Fars Körfezi ülkeleri için tehdit olarak gösterdiğini belirtti.

Suud rejiminin Savunma Bakanının Amerika Başkanı Donald Trump ile İranfobi üzerinde antlaştıklarını belirten Sefa Tac” Ortak füze savunma çalışmaları ile İranofobiyi canlı tutmaya çalışmaktalar. Amerika ve İngiltere bu şekilde Müslüman coğrafyada varlıklarını korumak istemektedir” açıklamasını yaptı.