Nisan 09, 2017 09:47 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Kudüs gazetesi.

Kudüs gazetesinde İran ve Rusya Genel Kurmay Başkanlarının telefon görüşmesinde Amerika’nın Suriye’ye füze saldırısını kınaması, İslami İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in, Amerika’nın Suriye’ye füze saldırısının tehlikeli bir hareket ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylemesi gibi haberler göze çarparken, Keyhan gazetesinde Irak’lı siyaset uzmanı Vail Rıkabi’nin Suriye gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak’lı siyaset uzmanı Vail Rıkabi, Amerika’nın Suriye’de Şairat hava üssüne düzenlediği füze saldırısının, terörist grupların Hums eyaletinde petrol ve doğal gaz kaynaklarına ulaşımını kolaylaştırdığını ifade etti.

Şairat hava üssünün Hums’taki petrol ve doğal gaz kaynaklarını korumak için önemli merkezlerden biri olduğunu kaydeden Rıkabi, Amerika’nın söz konusu üssü vurarak, teröristlerin mali ihtiyaçlarını karşılamak için bölgenin petrol ve doğal gaz kaynaklarına ulaşımını kolaylaştırdığını belirtti.

Bir askeri girişimle birkaç hedefi gütmenin, Amerika’nın eski yöntemi olduğunu kaydeden Suriye’li siyaset uzmanı, Han Şeyhun’daki kimyasal saldırının Amerika’lılar tarafından bir senaryo kampsamında Suriye’ye saldırı için gerekçe olarak gösterildiğini ifade etti.

Rıkabi, Amerika’nın söz konusu füze saldırısının, bazı güçlerin perde arkasında Suriye’de teröristleri yeniden güçlendirmek için çaba içerisinde olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İslami İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Nükleer teknolojinin İran için bir zaruret olduğunu ifade etmesi, Irak ordusunun Musul’da teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Yemen halkının saldırgan Suud rejimine karşı protetso gösterisi düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, Cam-ı cem gazetesinde ise Amerika’nın Suriye’ye düzenlediği füze saldırısıyla ilgili Şam stratejik etüt merkezi başkanı Besam Ebu Abdullah’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Şam stratejik etüt merkezi başkanı Besam Ebu Abdullah, Amerika’nın Suriye’ye saldırısının Amerika için herhangi bir getirisi olmayacağına dikkat çektiği açıklamasında, Amerika’nın Suriye’ye düzenlediği füze saldırısının hem siyasi ve hem askeri açıdan Amerika dosyasında bir hezimet olarak kayda geçeceğini belirtti.

Amerika’nın Şairat hava üssüne düzenlediği füze saldırısının teröristlerin moralini yükseltmek amacıyla önceden planlanmış bir saldırı olduğunu kaydeden Abdullah, Amerika’nın söz konusu saldırıyı düzenlemekle güttüğü hedeflere ulaşamayacağını belirterek şöyle dedi: Suriye halkı teröristlerle mücadelede daha da kararlı gözüküyor. Gelinen noktada karşımızda 2 cephe vardır. Birinci cephede Amerika, Siyonist rejim, Türkiye, Katar ve Arabistan başta olmak üzere teröristlere destek veren ülkeler ve diğer cephede ise terörizmle mücadele eden ülkeler ve Direniş ekseni yer almaktadır ve dünya ülkeleri artık hangi cephede olduğunu belirlemesi gerekiyor.

Abdullah açıklamasının devamında Amerika’nın Irak, Afganistan ve Libya’daki yanlışlarından ders çıkarmadığı ve dünya çapında yıkıcı rolünü sürdürmeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

...***

İttilaat gazetesinde Amerika’nın Suriye’ye füze saldırısından amacına dair Atina Üniversite hocası ve siyasi analist Ongles Pesyas’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Atina Üniversite hocası ve siyasi analist Ongles Pesyas, Amerika’nın Suriye’nin teröristlerle mücadelede aktif olarak kullandığı Başirat hava üssüne saldırı düzenlemesi ve teröristlerin hamisi olan ülkelerin söz konusu saldırılara destek vermesi, yapılan saldırının teröristlere destek doğrultusunda gerçekleştiğini gösterdiğini ifade etti.

Suriye’nin hava üssüne düzenlenen saldırıların Amerika’lıların güvenilmez olduğu ve Washington yönetiminin terörizmle mücadele iddiasının yalandan ibaret olduğunu gösterdiğini kaydeden Yunan siyasi analist, açıklamasının şöyle sürdürdü: tarihi belgeler genellikle zor duruma düşen ve çıkmazda kalan ülkeler ve örgütlerin konvansiyonel olmayan silahlar kullandığını gösteriyor. Suriye’de ise gelinen noktada teröristlere karşı Şam yönetimi güçlü konumda olduğu için, terörist gruplar düştükleri çıkmazdan bir nebze olsun kurtulmak için büyük bir ihtimalle kimyasal silah kullanmıştır.