Nisan 19, 2017 09:17 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde Irak’lı Gönüllü halk güçlerine bağlı kaynakların Amerika’nın Telafer’de teröristlere gıda ve askeri teçhizat desteğinde bulunduğunu duyurması, İran’ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherianferd’in, İran’ın savunma gücü, bölgenin güvenliği ve istikrarına yönelik olduğunu vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Suriye gelişmelerine dair Suriye parlamentosu başkan vekili Necdet İsmail’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye parlamentosu başkan vekili Necdet İsmail, terörist grupların işlediği cinayetleri görmezden gelmenin, teröristlerin Halep Batısındaki patlama gibi terör eylemlerini sürdürmelerine neden olduğunu söyledi.

Önceden planlanan Han Şeyhun olayını Suriye yönetimine karşı bir malzeme olarak kullanan Batı medyasının neden Keferya ve Fua cinayeti karşısında sustuğunu soran Suriye’li yetkili, söz konusu sessizliğin Batı yetkilileri ve medyasının terörizme karşı çifte standart politikasının yansıması olduğunu ifade etti.

Suriye’nin, kendi halkı ve ordusunun direnişi ve dost ülkelerin yardımıyla teröristler ve hamilerine karşı zafer kazanacağını kaydeden İsmail, Fua ve Keferya cinayeti terörist grupların herhangi bir taahhüt ve ahde bağlı kalmadıklarını ve acımasızca cinayet işlediğini gösterdiğini söyledi.

Öte yandan Humus’lu milletvekili Muhammed Sebai, konuya ilişkin yaptığı açılamada, çocukların katliam edilmesi ve ahde vefasızlık teröristlerin yöntemi olduğunu kaydederek, söz konusu cinayetin önceden planlandığı ve Batılı ülkelerin olaya karşı sessiz kalması, sözde insan hakları savunuculuğu iddiasında olan Batılı ülkelerin gerçek mahiyetini su yüzüne çıkardığını belirtti.

...***

Horasan gazetesinde Yemen’de saldırgan Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlenmesi, Türkiye referandum seçiminde şaibe iddialarının büyümesi gibi haberler ön plana çıkarılrıken, Cevan gazetesinde ise Suudi Arabistan’ın Yemen’in altyapılarını hedef aldığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suud rejiminin başını çektiği savaş itttifakı 2 yılı aşkın bir süredir karadan, havadan ve denizden Yemen’e düzenlediği saldırılarda Yemen’in 200’den fazla ticari alanı ve fabrikasını yok ederek, birçok Ymen’linin işsiz kalması ve bu ülkenin ekonomik krize maruz kalmasına sebep olduğu bildiriliyor.

İnsan hakları izleme teşkilatı bu bağlamda yayınladığı raporda, Suudi Arabistan’ın Yemen’de fabrikalara saldırmasının, bu fakir Arap ülkesinin ekonomisini çökertmek amacıyla yapıldığını duyurdu. Raporda Suudi Arabistan’ın Yemen’e düzenlediği ölümcül saldırıların bağımsız bir şekilde araştırılması gerektiği duyuruldu.

Yemen’li uzman Sadık El-Şerefi yaptığı açıklamada Suud rejimi ve BAE’nin düzenledikleri saldırılarda Yemen’e verdiği hasarın 500 milyar doları aştığını belirterek, Suud rejimi ve müttefiklerinin Yemen’in ticari merkezleri ve fabrikalarına düzenlediği yoğun saldırıların tarihte eşi benzeri olmadığını kaydetti.

...***

Kudüs gazetesinde Irak ordusunun Musul’da teröristlere ağır darbe indirmesi, Rusya Savunma Bakanlığının, Batı’nın Suriye ordusunun İdlib’de kimyasal silah kullandığına dair hala hiçbir kanıt sunmadığını açıklaması gibi haberler göze çarparken, Amerika’nın savaşçıl politikasına dair Amerika’lı siyasi aktivist Pol Bekt’in açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habede kısaca şunları okuyoruz:

...***

Amerika’lı siyasi aktivist Pol Bekt, Amerika medyasının bu ülkenin Şam yönetiminin kimyasal silah kullandığı iddiasıyla Suriye’ye düzenlediği füze saldırısına yönelik tutumunun  Amerika eski başkanı Bush’un kitle imha silahlarının bulunduğu iddiasıyla Irak’ı işgal ettiği dönemi hatırlattığını ifade etti.

Pekt, Washington’un Şam yönetimini kimyasal saldırıda bulunmakla suçlamasının kabul edilemez olduğu, zira Suriye yönetiminin terörizmle mücadelede güçlü konumda olduğunu belirtti.

Amerika’nın savaşçıl politikasının dünya güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü kaydeden Amerika’lı siyasi aktivit, Trump’ın Amerika’nın mevcut sorunlarını gözardı ederek, askeri bütçeyi arttırmasının yanlış bir politika olduğu ve Trump’ın seçim kampanyalarındaki vaatleriyle örtüşmediğini sözlerine ekledi.