İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde İslami İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi’nin, Amerika ile Bercam nükleer anlaşmasının dışında müzakere etmenin gündemlerinde olmadığını söylemesi, İran ve Suriye Genel Kurmay Başkanlarının, Amerika ve korsan İsrail’in Suriye topraklarına saldırılarını şiddetle kınaması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Irak Gönüllü Halk Güçleri komutanlarından Cevad El-Talibavi’nin Irak gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak Gönüllü Halk Güçleri komutanlarından Cevad El-Talibavi, IŞİD terör örgütünün El-Anbar eyaletinde yeniden kontrolü ele geçirmesi planı konusunda uyarıda bulunduğu açıklamasında, üç bin IŞİD teröristinin Amerika’nın desteği ile El-Anbar çölünde bulunduğunu söyledi.
Talibavi açıklamasını şöyle sürdürdü:El-Anbar eyaleti, Amerika kuvvetlerinin bu eyalete müdahalesi nedeniyle tam olarak kurtarılamadı ve bazı gruplar faaliyetlerine yeniden başladı. Biz daha önce de kurtarılan bölgelerin Haşdi Şabi’nin de katılımının olduğu güvenlik güçlerine bırakılması gerektiğini söyledik ve bu konuda uyarıda bulunduk; çünkü bu eylem, IŞİD’in bu bölgelere yeniden dönmesine engel olmayı garantilemektedir oysa IŞİD’in yeniden bu bölgelere dönmesi için planlar yapılmaktadır.
...***
İttilaat gazetesinde İslam İnkılabı muhafızlar Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Ali Fedevi’nin, Amerika’nın İran’a doğru bir tek kurşun sıkmaya bile cesaret edemediğini vurgulaması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Kudüs gazetesinde Suriyeli eski milletvekillerinden Muvaffak El-Habeşi’nin Suriye gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriyeli eski milletvekillerinden Muvaffak El-Habeşi, Türkiye ve Siyonist rejimin Suriye’ye düzenlediği son saldırıların, Suriye’yi bölme planını uygulamak için olduğu, Şam’ın Rusya, İran ve Doğu Asya ülkelerinden bu plana karşı bir eylemede bulunmalarını istediğini belirtti.
Türkiye ve Siyonist rejimin Suriye’ye düzenlediği son saldırılara değinen Habeşi, açıklamasını şöyle sürdürdü: Bu saldırılar, amacı Batı Asya ve Suriye’yi Siyonist rejim lehine bölmek olan plan çerçevesinde gerçekleşmektedir. Ankara ve Tel Aviv arasındaki işbirliği yeni bir konu değildir. Bu işbirliği onlarca yıl öncesine dayanmaktadır. Onlar bölgeye hâkim olmak istiyorlar.Şimdi biz Suriye’yi bölme planı ile karşı karşıyayız. Türkiye, İngiltere, Amerika ve Washington’un diğer müttefiklerinin işbirliği ile bu planda aktif bir rol oynamak istiyor. Tabi Ankara’nın Suriye’ye askeri müdahalede bulunmadaki diğer bir hedefi de Suriye’nin güney topraklarını desteği altındaki milislere bırakmaktır.Şam, Rusya, İran ve Doğu Asya ülkelerinden bu plana karşı bir eylemde bulunmalarını ve Suriye’yi ve Batı Asya bölgesini bölme projesini başarısız kılmalarını beklemektedir. Bu plan sadece Suriye için değil, bütün bölge için bir tehlike sayılmaktadır.Biz siyasi sağlam bir anlaşmanın ardından Suriye krizinin sonlanacağını düşünüyoruz. Burada şu noktaya değinmeliyiz ki, Suriye ordusu her gün savaş meydanında teröristlere karşı yeni bir zafer kazanmaktadır. Öyle ki Amerika, Arabistan ve bazı diğer ülkelerin para ve askeri teçhizatlarla terörist grupların yanında durmasına ve onları desteklemesine rağmen, ülkemizde teröristlerin işgalindeki birçok toprak kurtarılmıştır. Bunlar bahsedilen ülkelerin askeri olarak müdahalesini göstermektedir. Buna rağmen Suriye krizinin siyasi olarak çözüleceğini ve muhaliflerin Şam hükümeti ile bu konuda bir anlaşmaya varacağını düşünüyorum.
...***
Hemşeri gazetesinde Suud rejiminin Amerika’ya haraç verdiğine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Iraklı politikacılar, Suud hanedanı iç arenada sarsılan güvenlik şartları yüzünden Trump’ın talep ettiği koruma şemsiyesinin bedelini ödemekten başka çaresi olmadığını belirtti.
Iraklı parlamenter Vail Abdullatif bu konuya işaretle, Trump’ın tek kaygısı başta Arabistan olmak üzere bazı bölge ülkelerini korumak için kurdukları askeri üslerin bedelini bu ülkelerden almak olduğunu kaydetti.Abdullatif, Amerika Suud rejimine desteğini geri çekecek olursa, IŞİD’in kendi sahipleri yani Arabistan’ı ısırmaya ve bu ülkeyi tamamen terörist yuvasına dönüştürmeye başlyacağını belirtti.
Iraklı güvenlik uzmanı Said Ciaşi de Riyad’ın bu yüzden Washington’un her isteğine boyun eğmek zorunda olduğunu vurguladı.