Mayıs 07, 2017 09:07 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesinde, Suriye ordusunun Rusya’nın yardımı ile Irak’la ortak sınırlarını kapatmaya hazırlandığını duyurması, Iraklı komutanların, Musul’un batısına yönelik operasyonların devamında bu bölgenin %90 kadarının kurtarıldığını bildirmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Horasan gazetesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Amerikalı eski diplomat ve yazar Michael Springman Bahreynli  önde gelen din alimi Şeyh İsa Kasım’ın Al-i Halife rejimi tarafından gerçek dışı ve asılsız iddialar ile suçlanmasının rejimin hukuksuzluğunu ispat ettiğini vurguladı.

Al-i Halife rejiminin Şeyh İsa Kasım’ı para aklama gibi asılsız iddialar ile suçlamasının rejimin ne kadar hukuksuz olabileceğine örnek olduğunu belirten Michael Springman “ Bahreyn Şahı artık krallıklarının sona erdiğini düşünmekte” ifadelerini kullandı.

Al-i Halife rejimine karşı her türlü muhalefetin yasaklandığı ve tüm muhalif aydın ve siyasetçilerin rejim tarafından hapse mahkum edilmesine ilişkin bir soruya cevap veren Springman Al-i Halife rejiminin yıkılmakta olan bir rejim olduğunu vurgulayarak “ Al-i Halife rejimi Bahreyn’de iktidar ve siyasi gücünün zayıflamasından korkmaktadır. Kendisine muhalif Bahreynlileri uzun süre hapse mahkum ederek cezalandırması aynı zamanda Amerika’ya yakınlığı ile bilinen rejimin demokrasiden ne kadar uzak olduğunu da göstermektedir. Rejim Amerika ve İngiltere’den aldığı yardımlar ile Bahreyn’de kontrolü sağlamıştır” açıklamasını yaptı.

“Al-i Halife rejimi Amerika ve İngiltere’den aldığı silahlar ve askeri teçhizatlar neticesinde Bahreyn’de muhaliflerden güçlü olduğuna inanmakta. Bahreyn halkı hangi mezhepten olursa olsun rejimin devam ettirdiği uygulamalara muhalefetini ilan etmektedir” diyen  Springman Bahreyn halkının 2011 yılından bu zamana kadar Al-i Halife rejiminin saltanatının sınırlandırılması, demokrasi ve yeni bir anayasa için gösteriler düzenlediklerini belirterek “ Bahreyn kralı yeni bir anayasa için söz vermesine rağmen sözünde durmayarak rejime yönelik muhalefetin daha da sertleşmesine neden olmuştur. Bununla birlikte Al-i Halife rejimi gösteriye katılanları tutuklamış ve Şeyh İsa Kasım gibi önde gelen isimleri ağır cezalara çaptırmıştır. Bahreyn toprakları 2011 yılında Suud rejimi tarafından işgal edildiğinde vatanını düşünen her Bahreynli gibi Şeyh İsa Kasım da bu işgale tepkisini göstermiştir. Al-i Halife rejiminin Şeyh İsa Kasım’ı para aklama gibi asılsız iddialar ile suçlaması rejimin ne kadar hukuksuz olabileceğine en iyi örnektir. Bahreyn kralı artık krallıklarının sona erdiğini düşünmektedir” ifadelerini kullandı.

...***

Keyhan gazetesinde Irak ordusunun Musul’da IŞİD teröristlerine karşı başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’e saldırılarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Suud rejiminin İran karşıtı tutumuna dair Suriye’de stratejik konular uzmanlarından Faysal Abdülsettar’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye’de stratejik konular uzmanlarından Faysal Abdülsettar, Suudi Veliaht Yardımcısının İran karşıtı açıklamalarına tepki gösterdiği açıklamasında Suudilerin İran’a nüfuz etme gücünün olmadığını belirtti.

Suudi rejimi Savunma Bakanı ve Veliaht Yardımcısı Muhammed Bin Salman geçtiğimiz günlerde açık bir şekilde, bu rejimin tekfirci teröristlerle, İran İslam Cumhuriyetini çatışmalara ve iç savaşa sürüklemek için iş birliği yaptığını itiraf etti ve bu açıklamaların ardından İran’ın BM’deki temsilcisi resmi olarak Al-i Suud hakkında şikâyette bulundu ve bu rejimin teröristlerle iş birliği yaptığını vurguladı.

Konuyla ilgili olarak Faysal Abdülsettar, yaptığı açıklamada, şöyle dedi: Suudi- Amerika arasındaki ilişkinin durumu kimse için gizli değildir. Burada kastım, Amerika ve Suudiler olmak üzere her iki tarafın da İran İslam Cumhuriyetine karşı en fazla düşmanlık gösterme konusunda ortak olduğudur. Bu nedenle, Suudi Veliaht Yardımcısı Muhammed Bin Salman’ın Arap medyası olmak üzere basına yaptığı açıklamalarda, “Hiçbir şekilde İran ile ortak bir nokta bulunmamaktadır” ifadesinde bulunmuştur. Eğer bu açıklama hiçbir şeye delalet etmiyorsa bile, Suudilerin ve Amerikalıların bu konudaki ortak iradelerini göstermektedir.Suudi Arabistan’ın gerginlik çıkaran eylemlerine rağmen İranlılar sabır göstermiş ve her zaman bu konuda diplomasiye yönelmişlerdir. Suudilerin açıklamaları, onların kendileri ve İran arasında hiçbir olumlu atmosfer oluşmasını istemeyen, olumsuz ve kötü amaçlar içeren niyetlerini göstermektedir.

...***

Hemşeri gazetesinde Bahreyn gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Al-i Halife hapishanesinde tutuklu bulunan Bahreyn El-Vifak Cemiyeti Genel Sekreteri Şeyh Ali Salman, alimlerin, Bahreyn’in büyük dini mercilerinden olan Şeyh İsa Kasım’ı son nefeslerine kadar savunacakları doğrultusunda yayınladıkları bildiriyi desteklediğini vurguladı.

Bahreyn alimleri, Bahreyn’in önemli din alimlerinden Şeyh İsa Kasım’ın mahkemesinden önce bir bildiri yayınlayarak, Şeyh İsa Kasım’ın son nefeslerine kadar savunulması gerektiğini vurguladılar.

Bahreyn alimleri aynı zamanda Al-i Halife mahkemesi tarafından verilecek tüm kararların yasal, ulusal ve dini hiçbir değerinin olmadığını belirttiler.

Binlerce Bahreynli bir kez daha, Bahreyn’in önemli din alimlerinden olan Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın Ed-Deraz bölgesindeki evinin önünde protesto düzenleyerek, Şeyh İsa Kasım’ın yasa dışı bir şekilde yargılanmasını kınadılar.