İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde BM’nin yayımladığı en yeni raporunda, Yemen’de nüfusun üçte birinin kolera tehdidi altında bulunduğunu açıklaması, İslami İran Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan’ın, bölgenin hassas şartlarında Arabi NATO adlı komployu etkisiz hale getireceklerini söylemesi gibi haberler ilk sayfadan duyurulurken, Risalet gazetesinde Suudi Arabistan güvenlik güçlerinin ülkenin doğu bölgesinde Şiileri bastırma girişimine dair Ray Elyom gazetesinden naklen bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Ray Elyom gazetesi Arabistan güvenlik güçlerinin El-Mesure bölgesine düzenlediği saldırıya ve ülkedeki Şiileri bastırma eylemlerine değindiği yazısında şunlara dikkat çekti:Arabistan güvenlik güçleri bu ülkede Şii yerleşim bölgelerindeki halkı bastırırken, çoğunluğu Riyad’a bağlı olan medya, buna dair hiçbir haber yayınlamadı ve bazı medya çevreleri ise gerçekleri çarptırdı.Katif eyaletindeki El-Avamiye şehrinde bulunan El-Mesure bölgesinin Şii sakinleri 300 yıl önce inşa ettikleri evlerini terk etmek istemiyorlar ve Al-i Suud rejiminin ekonomik ve siyasi nedenlerden dolayı bu tarihi bölgeyi yıkma kararı almasını kabul etmiyorlar. Bu bölge sakinlerinden bazılarının ifadesine göre, Arabistan rejimi onlara Şii evlerinin yıkılması karşılığında Katif eyaletinin başka bir bölgesinde bir mahalle oluşturacağının sözünü verdi ama gerçek şu ki, onların sığınacağı tek yer caddelerdir. Hal böyle iken Suud rejiminin mahallelerini yıkmak için sunduğu bahanelere ve verdiği sözlere nasıl güvenilebilir ve bu bahanelere nasıl inanılabilir? Suudi Arabistan Krallık rejimine karşı olan aktivistler, El-Avamiye şehrinde bulunan El-Mesure bölgesindeki yıkımın baskı eylemleri çerçevesinde gerçekleştiğini ve amacının özellikle Şii muhalifler olmak üzere muhalifleri korkutmak ve aynı zamanda takip altındaki kişileri tutuklamak olduğunu söylüyor. Muhalefetler barışçıl olmasına rağmen, Arabistan rejimi, onların silahlı olduğunu ve bu kişilerin ülke içerisinde istikrarsızlık ve güvensizlik oluşturmak için dış güçler tarafından kullanıldığını iddia ederek, muhalifleri şiddetle bastırmaktadır.
...***
İttilaat gazetesinde İran’ın BM Daimi Temsilcisi Gulamali Hoşru’nun Ortadoğu krizlerinin asıl kurbanlarının kadınlar olduğunu söylemesi, İslami İran Hatem-ul Enbiya Hava Savunma Karargahı Komutanı General Ferzad İsmaili’nin, yeni füze savunma sistemlerinin ülkenin hava savunma ağına katıldığını açıklaması gibi haberler göze çarparken, Hizbullah genel sekreter yardımcısı Şeyh Naim Kasım’ın BM’nin Lübnan özel temsilcisi ile görüşmesinde yaptığı açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullahı genel sekreter yardımcısı Şeyh Naim Kasım BM‘nin Lübnan özel temsilcisi Sigrid Kaag ile yaptığı görüşmede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in raporu, İşgalci İsrail rejimi karşısında savunma ve direniş gösteren Hizbullah’a karşı düşmanca bir rapor olduğunu söyledi.
Şeyh Kasım açıklamasını şöyle sürdürdü: Bu rapor, Amerika ve Siyonist İsrail’in yaklaşımı ile uyum içerisinde bir rapor olup, direnişe ve onun rolüne karşı kışkırtmada bulunmak için ümitsiz bir çabadır. Bu raporda defalarca düşmanca ifadeler yer almıştır ve bu cümlelerden, dünyanın müstekbir ülkelerinin Hizbullah’ın onların siyasi ve uluslararası engellerini kırmadaki ve Suriye’de Suriye hükümeti ve direniş ekseninin işbirliği ile tekfirci projeleri ve Yeni Ortadoğu projesine ağır bir darbe vurmadaki zaferleri nedeniyle büyük bir yenilgiye uğradıkları ve ağır bir acı yaşadıkları anlaşılabilir.BM Genel Sekreteri, Amerika’nın direktiflerine itaat ettiği sürece, tarafsız ve barışçıl bir rol oynayamaz ve görevini, ırkçı İsrail’in menfaatlerini savunarak ve mazlum Filistin halkının ve mahkumlarının haklarına yardım etmeyerek kirletecek ve müstekbirlerin bölgesel araçlarla mustazaf halka karşı gerçekleştirdiği saldırılar karşısında sesini yükseltemeyecektir.Biz, hakkın batıl karşısındaki mücadelesinin zafere ulaşacağına ve işgal edilen toprakların kurtarılacağına inanıyor ve güveniyoruz.
Antonio Guterres şubat ayında Hizbullah’a karşı bir rapor sunmuş ve bu raporda, Hizbullah’ın silahlı olmasının Lübnan hükümetinin gücünü tehlikeye atabileceğini ve bu konunun Lübnan’ın 1559 ve 1701 anlaşmasında verdiği sözlerle çeliştiğini açıklamıştı; Hizbullah o dönemde de BM genel sekreteri tarafından sunulan bu raporu, içi boş bir davul olarak nitelendirmişti.
...***
Kudüs gazetesinde Siyonist İsrail’in El-Nusra cephesi teröristleriyle ilişkisini ifşa eden şahsın Siyonist rejim mahkemesinde yargılandığını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriyeli esir Sıtkı El-Magat, korsan İsrail’de çıkarıldığı mahkeme tarafından 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
El-Magat mahkeme duruşmasında İsrail’in El-Nusra terör örgütü ile ilişkilerini ifşa ettiği için yargılandığını belirtti.
El-Ahd sitesinin haberine göre El-Magat korsan İsrail ordusunun Golan bölgesinde faaliyetleri ile ilgili bazı görüntüleri Hizbullah hareketine verme ve ayrıca Tel aviv’in Suriye’de faaliyet yürüten terör örgütleri ile ilişkileri hakkında bazı bilgileri ifşa etme suçundan tutuklanmıştı.