Mayıs 21, 2017 09:10 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde İran’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin dünya çapında geniş yankılarının devam etmesi, Iraklı güçlerin Musul’da iki mahalleyi daha IŞİD işgalinden kurtardığının duyurulması gibi haberler göze çarparken, Cumhuri İslami gazetesinde Amerika başkanı Trump’ın Suudi Arabistan’a düzenlediği ziyaretle ilgili bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan’lı siyasetçi Usame Saad, Amerika cumhurbaşkanı Trump’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaretin bölgede krizi tetikleme ve savaş çığırtkanlığı hedefiyle gerçekleştiği ve bu ziyaretin hayra alamet olmadığını söyledi.

Saad, Amerika’nın yeni yönetimi, bölgenin gerici Arap rejimleriyle beraber, Direniş eksenine karşı savaş çığırtkanlığını tamamladığı ve muhasara halkasını daraltarak, askeri, güvelik ve ekonomik planlarını hayata geçirmek istediğini belirtti.

Arap rejimlerinin kurulmasını istediği söz konusu ittifakın, Arap ülkeler için her hangi bir  olumlu sonucu olmayacağını kaydeden Lübnan’lı siyasetçi, Arap rejimlerinin çıkarı, başta Siyonist rejim olmak üzere gerçek düşmanları ile mücadelede olduğunu söyledi.

Amerika- Arap toplantısının terörizmle mücadele amacıyla gerçekleştiğini söylemenin büyük bir yalandan ibaret olduğunu kayeden Lübnan’lı siyasetçi Saad, bugün Siyonist rejimin bölgede terörizmi kendi çıkarları doğrultusuna kullanan taraflardan biri olduğu, terörist grupların bir bakıma Siyonist rejimin başka bir yüzünü yansıttıklarını söyledi.

...***

İttilaat gazetesinde dünyanın birçok ülkesinden Cumhurbaşkanı Ruhani’ye 12. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması dolayısıyla tebrik mesajlarının gelmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li protestoculara saldırması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Irak gelişmelerini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Halk Seferberlik Güçleri’nin çatısı altında yer alan Badr teşkilatı yöneticilerinden Kerim Nuri, IŞİD’in kimyasal silah ürettiği yönündeki bilgilerin propagandanın bir parçası olduğunu belirterek, “Ellerinde böyle bir silah olsaydı çoktan bize karşı kullanırlardı” dedi.

IŞİD'in Musul'da kimyasal silah ürettiği iddialarını değerlendiren Nuri, "Buna ihtimal vermiyorum. Sorun, IŞİD'in bu denli tehlikeli silahı kullanmayacağıyla ilgili değil, zira yasaklı silah kullanmaktan asla çekinmezler. Sanırım söz konusu olan IŞİD propagandası. Eğer gerçekten böyle silaha sahip olsalardı, aldıkları bu kadar yenilgiden sonra çoktan kullanırlardı. Ancak yine de dikkatli olmak lazım. IŞİD Musul'da son günlerini geçiriyor, kentin tamamen kurtulmasına az kaldı" ifadelerini kullandı.

Musul'dan sonra IŞİD nereye kaçarsa kaçsın onu takip etmeye hazır olduklarını belirten Nuri, "Eğer onlar Irak-Suriye sınırına hareket ederse, hatta sınırı geçerse bile mücadelemize devam edeceğiz. Bunu elbette Suriye yönetimiyle koordinasyon içinde yapacağız" diye konuştu.

Nuri açıklamasının devamında Irak’lı güçlerin tam koordinasyon içinde hareket ederek, IŞİD çemberini her geçen gün daha da daralttığını kaydederek, “Birçok batılı ülke ve bölgesel müttefikleri, Irak’ta IŞİD ile mücadele bahanesiyle fitne tohumu saçmaya kalkışmasına rağmen, Irak halkı ve hükümeti dayanışma içinde hareket ederek, düşmanların kirli oynunu bozdu ve çok yakında ülke genelinde terörin kökünü tamamıyla kazıyacaktır”ifadesini kullandı.

...***

Cam-ı Cem gazetesinde Amerika’nın başını çektiği koalisyonun Haşdi Şaabi güçlerini hedef aldığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Haşdi Şaabi komutanlarından Falih Hazali, ABD’nin başını çektiği ittifak Suriye’de Haşdi Şaabi güçlerini hedef aldığını belirtti.

Hazali, Haşdi Şaabi güçlerinin Suriye toprakları içinde ve Irak sınırlarının 40 km ötesinde teröristlerin Musul’daki teröristlere katılmalarını engellemeye çalıştıkları bir sırada ABD uçaklarının hedefi olduklarını kaydetti.

Amerika’nın bu saldırısı teröristlere desteklerinin devamında gerçekleştiğini belirten Hazali, Amerikalı askerlerin Musul kurtarıldıktan sonra Irak’taki varlığı fitnelere sebep olacağını, hali hazırda Irak’ta ne kadar Amerikalı asker bulunduğu da kesin olarak bilinmediğini ifade etti.