İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde İran Milli Güvenlik Yüksek Konsey Sekreteri Ali Şemhani’nin, Arabistan’ın terörist üretmeye devam ettiğini duyurması, Iraklı güçlerin Musul’un kalan kısmını kurtarma operasyonu başlatması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Irak’ta Bedir Teşkilatı Genel Sekreteri Hadi El-Amiri’nin Musul gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak Bedir Teşkilatı Genel Sekreteri Hadi El-Amiri Amerika liderliğindeki koalisyonun, Irak’ın kuzeyindeki Musul şehrinin kurtarılmasının gecikmesinin nedeni olduğunu belirtti.
Amiri açıklamasını şöyle sürdürdü: Haşdi Şaabi kuvvetleri hiç kimseye Irak topraklarındaki kurtarma operasyonlarına müdahalede bulunma izni vermeyecektir.Sınır operasyonları, Irak Silahlı Kuvvetler Komutanının onayıyla gerçekleşmektedir.Biz operasyonların başında, bu operasyonların sınırı temizlemek için gerçekleştiğini ve El-Kayrevan ve El-Baac civarlarını kurtarma operasyonları ile sınırlı kalmadığını ve bu operasyonların Irak’ın Suriye ile olan sınırlarını tamamen temizleme operasyonları olduğunu vurguladık.Bizim savaşımız sınırlara doğru devam etmektedir ve belirlenen plana göre çok iyi bir ilerleme kaydettik ve en kısa sürede Irak’ın Suriye sınırında olacağız.Biz sadece Silahlı Kuvvetler Komutanının görüşlerini dikkate alıyoruz ve bu operasyonlar da onun onayıyla gerçekleşmekte ve sınır operasyonları olarak adlandırılmaktadır ve biz bu operasyonlar konusunda iki ay önce anlaşmaya vardık.
Bedir Teşkilatı Genel Sekreteri, Amerika liderliğindeki uluslararası koalisyon ve bu koalisyonun genel olarak özellikle Neyneva eyaletinin IŞİD teröristlerinden kurtarılması olmak üzere askeri operasyonlara katılımı hakkında şunları söyledi: Uluslararası koalisyon, Irak kuvvetlerine çok az ve basit bir destek sağlıyor ve ben, onların Musul’u kurtarma operasyonlarının gecikmesinin nedeni olduğunu düşünüyorum.
Amiri, Haşd-i Şaabi kuvvetlerinin Irak’ın Suriye sınırına ulaştığına ve bunun iki ülke için olumlu sonuçları olduğuna değinerek şu ifadelerde bulundu: Biz sadece Suriye’nin yasal hükümeti ile koordinasyon kuruyoruz ve Suriye hükümeti istemediği ve IŞİD’i takip etmek zorunda kalmadığımız sürece, bu ülkenin iç işlerine müdahale etmiyoruz. Biz sadece Suriye hükümetinin izni ile bu ülke topraklarında bir eylemde bulunuyoruz.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Rusya Savunma Bakanlığının, Rus savaş uçaklarının Rakka’dan kaçmakta olan 120 IŞİD teröristini etkisiz hale getirdiğini duyurması, Bahreyn’de dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cevan gazetesinde Suud rejiminin terörizmin asıl hamisi olduğuna dair siyaset uzmanı Ferid Zekeriya’nın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
CNN uzmanlarından Ferid Zekeriya, dünyada terörün kökleri Arabistan’da Vahabilik olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Arabistan’da İran’ı teröre destek vermekle suçlamasını reddeden Zekeriya, Manchester’de düzenlenen terör saldırısı terör tehdidinin devam ettiğini ve Trump’ın Ortadoğu ziyareti Arabistan gibi terör hamisi bir rejimin nasıl bu konuda her türlü sorumluluğu üstlenmekten kaçınmayı başardığını gösterdiğini ifade etti.
Zekeriya ayrıca Batı’da düzenlenen tüm terör saldırıları bir nevi Arabistan bağlantılı olduğunu ve İran’la hiç bir ilgisi olmadığını sözlerine ekledi.
...***
Kudüs gazetesinde İngiltere’nin Manchester kentinde yapılan terör eylemine dair Amerika’lı siyaset uzmanının değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika’lı siyaset uzmanı Glen Duerr, gençlerin radikalleşmesi, bugün batıdaki en zor konulardan biri olduğu, çünkü radikal grupların, birçok genci kendi hedefleri doğrultusunda radikalleştirdiğini ifade etti.
Glen Duerr, Manchester’daki saldırının nedenleri ve kökü hakkında şunları söyledi: IŞİD tarafından açıklanan bilgilere ve saldırının genel özelliklerine göre, bu saldırı IŞİD’in etkisi altında kalan bir IŞİD mensubu tarafından gerçekleşti. Ama bu saldırıda rolü olan ilk etken, İngiltere’de 8 Haziran’da yapılacak olan parlamento seçimleridir. Bu terör saldırısı, özellikle seçim kampanyaları boyunca, genel politikaya etki bırakmak için planlanmış ve gerçekleşmiştir. Bu saldırıda rolü olan ikinci etken de İngiltere’nin eskisinden daha fazla olarak IŞİD tarafından hedef alınmasıdır. 2015 ve 2016 yıllarında Fransa ve Belçika, sürekli olarak saldırıların hedefi olmuştu. Ama Londra, bu yılın başlarında hedef alındı. Bu yüzden IŞİD’in saldırılarını İngiltere’ye yönelttiği söylenebilir.