Haziran 13, 2017 08:13 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’nin, Türkiye ile Suriye’de çatışmasızlık bölgeleri oluşturma üzerinde bazı anlaşmalara vardıklarını açıklaması, haber Kaynaklarının Musul’un batısında Irak güçleri ile IŞİD teröristleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiğini duyurması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Suriye’nin Irak büyükelçisi Setam Eldeneh’in bölge gelişmeleriyle ilgili açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye’nin Irak büyükelçisi Setam Eldeneh, Amerika’nın Suriye topraklarındaki askeri üslerinin yada dışı olduğunu kaydettiği açıklamasında terörizm hamisi ülkelere dair ellerinde birçok belge bulunduğunu belirterek, İran İslam cumhuriyetinin terörizmle mücadelede en sadık ülke olduğunu ifade etti.

Tahran’da yaşanan terör eylemlerini kınayan Eldeneh, terörizmin sürekli Irak ve Suriye komşuları tarafından desteklenip eğitildiğini belirterek, Şam yönetiminin ilk başta terörizmin Suriye topraklarıyla sınırlı kalmayacağı konusunda uyarıda bulunduğu, gelinen noktada terörizmin bütün ülkeleri tehdit ettiğine tanıklık edildiğini söyledi.

Amerika yeni yönetiminin bögeyi istikrarsızlaştırma konusunda açık bir siyaset izlediğini kaydeden Suriye’li yetkili, Amerika savaş uçaklarının Suriye ordu güçleri ve müttefik güçlere düzenlediği son saldırılar, Amerika’nın bölgede istikrarsızlığı körüklemeye yönelik çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde Yemen'deki Kolera salgınında ölü sayısının 923'e yükselmesi, Siyonist rejim askerlerinin Doğu Kudüs’te Filistin’li götericileri şiddetle bastırması, Bahreyn’de Halife rejimi güvenlik güçlerinin protestoculara baskın düzenlemesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Hemşeri gazetesinde bölge gelişmelerine dair Amerika’lı siyasi analist Max Abrahms’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kıaca şunları okuyoruz:

...***

Amerika’lı siyasi analist Max Abrahms, Arabistan ve Katar arasında yaşanan krize dikkat çektiği açıklamasında, Suud rejiminin Katar’a yönelik suçlamalarını eleştirerek, Al-ı Suud rejiminin terörizmin asıl hamisi ve finansörü olduğunu ifade etti.

Suud rejiminin bölge ve dünyada vahabilik ideolojisini yaymakta olduğunu kaydeden Abrahms, Katar emirinin İran’ın bölgesel güç olduğu ve Arap dünyasının İran’la teamülde bulunmasına dair ifadelerinin Arabistan’ın rahatsız ettiğini belirtti.

Suud rejiminin, bölge gelişmelerinde yıkıcı rol ifa ettiğini kaydeden Amerika’lı siyasi analist, Suudilerin Suriye ve Yemen’de masum insanların kanının dökülmesinden sorumlu olduğunu sözlerine ekledi.

...***

Cam-ı cem gazetesinde Amerika başkanı Trump’ın bölgeye düzenlediği ziyaretin ardından yaşanan gelişmelerle ilgili Cezayirli siyasetçi Cemal Bin Abdüsselam’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Cezayirli siyasetçi Cemal Bin Abdüsselam, bölge gelişmelerine değindiği açıklamasında Amerika başkanı Trump’ın bölgeye düzenlediği ziyaretin bazı bölge ülkelerinden haraç almak ve söz konusu ülkeler arasında ihtilaf çıkarmak amacıyla gerçekleştiğini ifade etti.

Trump’ın Riyad ziyaretinin Arabistan ve Katar arasındaki ihtilaf ateşini alevlendirdiğini kaydeden Cezayirli siyasetçi, Riyad ve Doha arasındaki ihtilafın derin olduğu, her iki ülkenin kendi mali kaynaklarını kullanarak Arap ülkelerin liderliğini elde etmeye çalıştığını, bu yolda Müslümanların dini kutsallıklarını kendi hedeflerine malzeme yaptıklarını söyledi.

Siyonist rejimin bölgede çıkan krizlerdeki rolüne değinen Cezayirli siyasetçi,” nerede şer, çatışma ve gerginlik varsa, Siyonist rejimin orada rolü vardır, düşmanlar, Suriye, Irak, Libya ve Yemen’i yıktıktan sonra, şimdi de diğer Müslüman ülkeleri yıkmak istiyorlar”ifadesini kullandı.

İran’da İslam İnkılabı zaferinden sonra bölgedeki saflaşmalarda değişiklik yaşandığını kaydeden Cemal bin Abdüsselam, gelinen noktada, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin’deki Direniş’in aynı safta yer aldığı, buna karşın bazı bölge ülkelerinin Siyonist rejim safından yer aldığını sözlerine ekledi.