İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.
İttilaat gazetesinde İslam İnkılabı Muhafızlar ordusunun Suriye’de IŞİD teröristlerinin mevzilerini hedef almasının dünya medyasında geniş yankı uyandırması, İslami İran, nizamın maslahatını belirleme kurumu sekreteri Muhsin Rızai’nin, IŞİD’in Suriye’deki mevzilerinin İran tarafından hedef alınmasının, IŞİD’den Tahran saldırıları yüzünden alınan intikamın daha başlangıcı olduğunu, bundan daha büyük tokatın yolda olduğunu duyurması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Filistin’li gözlemciler, Kudüs’te yapılan son istişhad operasyonunun bir taraftan Siyonist rejimin güvensizliğini gösterirken, diğer taraftan Filistin’lilerin sağlam iradesini gözler önüne serdiğini vurguladı.
Batı Şeria’da Ramallah’a yakın bir bölgede 3 Filistin’li tarafından Siyonistlere yönelik düzenlenen istişhad operasyonu, bir işgalci siyonistin ölümüne neden olurken, birkaç Siyonist askerin de yaralanmasına sebep oldu.
Filistin halkına destek kampanyası koordinatörü Rasim Ebidat bu bağlamda yaptığı açıklamada, Syonist rejim elebaşlarının son dönemde bu rejimin güvenlik tedbirlerinin başarılı olduğuna yönelik iddialarına karşın Filstinli mücahitlerin yaptığı son istişhad operasyonu Siyonist rejimin söz konusu iddialarını boşa çıkardığını ifade etti.
Ebidat, açıklamasının devamında Siyonist rejimin Batı Şeria’da kontrol noktalarında ırkçı yasaları yoğunlaştırmak gibi yöntemlerle Filistin’lilerin iradesini kırmaya çalıştığını, oysa Filistin’lilerin azim ve iradelerini kaybetmedikleri, nitekim son istişhat operasyonlarıyla Siyonistlerin güvende oldukları kurgusunu boşa çıkardıklarını sözlerine ekledi.
...***
Keyhan gazetesinde Bahreyn’de despot Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li göstericilere baskın düzenlemesi gibi haberler ön olana çıkarılırken, Horasan gazetesinde Amerika’nın Trump döneminde izlediği dış politikasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rus “İslam dünyası” TV kanalı başkanı Zavodi Mamirgof, Amerika’nın Trump döneminde belirli dış siyaset izlemediğine dikkat çektiği açıklamasında, Amerika’nın dış siyasette ne yapacağını şaşırdığını ifade etti.
Trump hükümeti ve Amerika kongresi arasında yaşanan devamlı sürtüşmenin Amerika’nın dış siyasetini de etkilediğini kaydeden Mamirgof, Washington’un çeşitli dünya meseleleri ve özellikle Suriye konusunda belirli tutum sergilemediğini dile getirdi.
Ortadoğu’da huzurun sağlanması için ölçülü siyaset izlenmesi gerektiğine dikkat çeken Mamirgof, Trump yönetiminin bu bağlamda belirli bir tutum sergilemediği, örneğin Amerika’nın bir gün Katar’ı terörizme destek vermekle suçlarken diğer birgün Katar ile ortak askeri tatbikat düzenlediğini söyledi.
Trump’ın Suudi Arabistan ile ilgili de aynı tutum içerisinde olduğunu kaydeden Mamirgof, Trump’ın daha önce Suudi Arabistan'ın terörizm ve radikalizme destek verdiği konusunu gündeme getirirken, gelinen noktada Suud rejimi ile silah satışı anlaşması imzaladığını ifade etti.
Trump’ın İran’a yönelik düşmanca tutum içerisine olduğunu kaydeden Mamirgof, İran’ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kalmasına karşın Amerika Senatosunun İran karşıtı yeni yaptırım kararı aldığı, bu ise Washington’un güvenilmez olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.
...***
Kudüs gazetesinde Dünya Kudüs günü ile ilgili bir değerlendirmes yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şıunları okuyoruz:
...***
İngiltere İslami insan hakları komisyonu başkanı Mesut Şecere, Filistin halkıyla dayanışma konusunda dünya Kudüs günü yürüyüşlerinin önemine dikkat çektiği açıklamasında, söz konusu merasimin devamlı bir şekilde düzenlenmesinin, dünya Kudüs günü’nün İngiltere takviminde kendine yer açmasına sebep olduğunu ifade etti.
İmam Humeyni’nin fetvası ardından Kudüs günü yürüyüşlerinin İngiltere’de devamlı olarak düzenlendiğini kaydeden Şecere, söz konusu merasimin artık İngiltere’de yıllık program olarak yerini aldığı, öyle ki bazen Londra polisinin kendilerini telefonla arayarak Dünya Kudüs gününün yakınlaşmakta olduğu haberini verdiğini söyledi.
Şecere, Siyonistlerin her sene Dünya Kudüs günü yürüyüşlerinin İngiltere’de düzenlenmesini engellemek istediğini kaydederek, bütün kesimlerden söz konusu yürüyüşlere katılımın gerçekleşmesi, siyonistlere ağır bir darbe olduğunu sözlerine ekledi.