İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Kudüs gazetesi.
Kudüs gazetesinde Bahreyn güvenlik güçlerinin bir grup din alimi ve siyasi aktivisti daha tutuklaması, BM’nin Yemen’de gıda krizinin vahim boyutlara ulaştığını duyurması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde İran’da hicap ve iffet haftasıyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
İran’ın 400 noktasında, dünya iffet ve hicab haftası etkinlikleri çerçevesinde mitingler düzenleneceği açıklandı.
Dünya iffet ve hicab haftası dolaysıyla bir basın toplantısı düzenleyen iffet ve hicab karargahı komutanı General Ali Fazli, İran’ın Goherşad camiinde iffet ve hicabı savunmak üzere toplanan vatandaşların Pehlevi rejiminin güvenlik güçlerince şehit düştüklerini ve bu yüzden dünya iffet ve hicab haftası anma törenleri düzenlendiğini belirtti.
General Fazli, bu yıl İran’da iffet ve hicab haftası daha geniş bir şekilde düzenleneceğini ve İran’dan başka dünyanın 70 ülkesinde de benzer etkinliklerin düzenleceğini vurguladı.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde Irak ortak operasyonlar komutanlığının yayınladığı bildiride; eski Musul bölgesinin Irak’lı güçlerin kontrolüne geçtiğini duyurması, Yemen’in güneyinde Suudi saldırganlara ağır darbe vurulması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Cevan gazetesinde Mescidi Aksa hatibi Ekreme Sabri’nin Filistin gelişmelerine dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Mescidi Aksa hatibi Şeyh Ekreme Sabri, bazı Arap rejimlerin Filistin meselesinin unutulması için yoğun çaba gösterdiklerine dikkat çektiği açıklamasında şöyle dedi: Arap ülkeleri kendi meseleleri ile o kadar meşgul oldular ki artık Kudüs meselesine önem vermiyorlar ve bu son derece üzüntü vericidir. Bu şartlar altında en öncelikli mesele değişmiş ve başka konulara doğru kaymış oldu.
Sabri açıklamasını şöyle sürdürdü: Biz, yüce İslam dininin birlik ve beraberliğe bu kadar önem vermesine rağmen, bazı Arap ülkelerinin kendi aralarında yaşadığı anlaşmazlıklar için üzüntü içindeyiz. Bir diğer önemli konu ise bazı Arap ülkeleri “işgalci İsrail ile normalleşmeyi” başlatmış bulunmakta. Bu eylem, İslami ilkelerin aksinedir ve tutarsızlık içindedir.
Şeyh Ekreme Sabri Müslümanlar arası vahdete ve bazılarının Müslümanlar arasında fitne çıkarmaya çalışmasına değinerek; “Ben, büyük sömürgeci devletlerin, özellikle de Amerika’nın, Arap ülkelerinin yaşadığı anlaşmazlıkların en büyük nedeni olduğuna inanıyorum. Üstelik bu olaylar, Siyonist İsrailli işgalcilerin İslam camiasına saldırıp Müslümanları Mescidi Aksa’da namaz kılmalarından mahrum ettiği bir zamanda gerçekleşiyor” şeklinde belirtti.
Mescidi Aksa hatibi açıklamasının devamında şöyle dedi: Dünyadaki tüm Müslümanlar Korsan İsrail’in Kudüs’ün işgaline bir son vermelerini istemekteler. Çünkü Kudüs’ün değeri Mekke ve Medine kadar büyüktür ve Mescidi Aksa da, Mescidi Haram ve Mescidi Nebevi gibi bir öneme sahiptir. Buna göre, Müslümanların bu konudan sapmaya hakları yoktur ve Filistin karşısındaki görevlerini yapmak mecburiyetindedirler.
...***
Horasan gazetesinde Suriye dışişleri bakanlığının Golan tepeleriyle ilgili BM’ye gönderdiği mektubunu konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye Dışişleri Bakanlığı, BM genel sekreteri ve BMGK başkanına gönderdiği iki resmi mektubunda; Golan topraklarının, Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olup er ya da geç mutlaka anavatanı Suriye topraklarına geri döneceğine vurgu yaptı.
İşgalci İsrail’in, Golan topraklarını kendine katma icraatlarının; uluslararası kanun, karar ve misaklar kapsamında kesinlikle gayrı meşru olduğunun altını çizen bakanlık, BM ve BMGK’nun ilgili tüm kararlarının Golan topraklarının Suriye’nin bir parçası olduğunu ve Siyonist İsrail’in bu topraklar ve halkına kendi icraat ve kanunlarını dayatmasının meşru olmadığının altını çizdiğine dikkat çekti.
Golan topraklarında yaşayan Suriye’li vatandaşların Irkçı İsrail’in dayatma ve asimilasyon icraatlarını mutlak bir şekilde reddettiklerine dikkat çeken bakanlık; Siyonist İsrail’in uluslararası kararları hiçe sayıp Golan ve Filistin topraklarına işgalini uluslararası toplumun sessizliğine ek olarak ABD ve Batılı devletlerin suskunluğu sayesinde sürdürdüğüne vurgu yaptı.