İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.
İttilaat gazetesinde İslami İran Genel Kurmay Başkanı yardımcısı ve sözcüsü General Mesut Cezayiri’nin, Filistin milleti ve bölge milletlerinin gaspçı siyonistlerle mücadelesinin devam edeceğini vurgulamsı, Suud rejiminin Yemen’e hava saldırılarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Rus siyasi analist İrina Feodorova’nın Amerika başkanı Trump’ın Ortadoğu’da savaşçıl politikalarına dair değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rus siyasi analist İrina Feodorova, Bercam nükleer anlaşmasının BM güvenlik konseyinin kararnamesiyle imzalandığına dikkat çektiği açıklamasında, Amerika başkanı Trump’ın Bercam karşıtı iddialarıyla Arap rejimlerine daha fazla silah ve askeri teçhizat satmak istediğini ifade etti.
Rus siyasi analist ayrıca Amerika’nın İran nükleer programlarınıyla ilgili yeni iddialar ortaya atarak, Suud rejimi başta olmak üzere bazı Arap rejimlerin rızasını kazanmak istediğini belirtti.
Rus uzman, Amerika’nın Ortadoğu ülkelerine daha fazla silah ve askeri teçhizat satmak için geniş çaplı faaliyet başlattığını belirterek, Washington’un Riyasd rejimiyle yaptığı 110 milyar dolarlık silah satışı anlaşmasının Beyaz Saray’ın bu bağlamdaki planının bir parçası olduğunu ifade etti.
...***
Keyhan gazetesinde Suriye ordusunun Halep'in doğusunun teröristlerden tamamen temizlendiğini ilan ederek, bölge halkından evlerine ve topraklarına geri dönmelerini istemesi, Irak Başbakanı Haydar el-İbadi’nin ülkenin doğusunda bulunan Musul şehrinin kurtarılmasını IŞİD terör örgütünün sonunun başlangıcı olarak tanımlaması, Yemen’de kolera salgınının can almaya devam etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Horasan gazetesinde Suriye gelişmelerine dair Suriye’li Ortadoğu meseleleri uzmanı Ahmet Hamdan’ın değerlendirmesine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye’li Ortadoğu meseleleri uzmanı Ahmet Hamdan, Şam yönetiminin terörizmle mücadelede kararlı tutumuna dikkat çektiği açıklamasında Suriye ordusu ve Direniş cephesinin ülke genelinde teröristlerle mücadelede ilerlemeye devam ettiği ve son dönemde büyük zaferler elde ettiğini ifade etti.
Amerika’nın başını çektiği sözde IŞİD ile mücadele koalisyonunun IŞİD ile mücadele görüntüsü verdiği, fakat perde arkasında teröristleri silahlandırdığını kaydeden Hamdan, Amerika’nın teröristlere askeri teçhizat ve silah desteği verdiğine dair ellerinde kesin belgeler bulunduğunu söyledi.
Bölgede terörizmle mücadelede en sadık ülkenin İran olduğunu kaydeden Hamdan, buna karşın Suudi Arabistan gibi ülkelerin terörizmin asıl finansörü olduğunu sözlerine ekledi.
...***
Hemşeri gazetesinde Irak’ın İran Büyükelçisi Racih el-Musevi’nin, IŞİD ile mücadele konusunda yaptığı değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak’ın İran Büyükelçisi Racih el-Musevi Irak’ta IŞİD terör örgütünün yok olduğuna değindiği açıklamasında IŞİD’in Suriye’de kökünün kazınması planı doğrultusunda “Savaş koşulları gerektirirse, Irak ve Suriye hükümetlerinin onayı ile IŞİD’in yok olması için sınırlarımızın ötesine gitmekten korkmuyoruz.”dedi.
Musevi açıklamasını şöyle sürdürdü:Musul şehrinin bu terör örgütü için nasıl bir öneme sahip olduğunu hatırlatmam gerekiyor. Öyle ki bu teröristlerin kendilerince başkent olarak nitelendirdikleri Musul’un işgalden kurtarılması, IŞİD’e bağlı grupların dağılması ve IŞİD’in yok olmasıyla sonuçlanmıştır.IŞİD terör örgütünün tüm gücü Musul’da toplanmıştı ve bu şehri kendi başkenti olarak ilan etmişti. Dolayısıyla başkent dağıldıktan sonra bu terör örgütünden bir kaç unsur dışında, başka bir şey geriye kalmıyor. Bunları göz önünde bulundurarak, IŞİD terör örgütünün Irak’ta yolun sonuna geldiği kanaatindeyim ancak unutmamamız gereken bir konu var, o da bu örgütün düşüncesinin ne Irak’ta ve ne de bölgenin diğer noktalarında sona ermediğidir.
Irak ordusu ve halk güçlerinin IŞİD’e vurduğu ağır darbelere değinen Musevi şöyle dedi: Sadece bir günde son çatışmalarda bini aşkın IŞİD teröristi Dicle nehrinin etrafında öldürüldü ve binlerce IŞİD’li ise ülkelerine veya Suriye’ye kaçtı. Bazıları da Irak’ın diğer bölgelerine kaçtı dolayısıyla Iraklı güçler onları takip etmekten vazgeçmiyor.