Temmuz 26, 2017 09:25 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesinde Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin, Kuzey Irak’ın bağımsızlık referandumunun illegal ve anayasaya aykırı olduğunu bir kez daha vurgulaması, İran’ın Pakistan’ın Lahur kentinde yaşanan terör eylemini şiddetle kınaması gibi haberler göze çarparken, Horasan gazetesinde Suud rejiminin Hac merasimini düzenlemekteki kifayetsizliğine dair Ortadoğu meseleleri uzmanı Famil Caferof’un açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Ortadoğu meseleleri uzmanı Famil Caferof, Suud rejiminin Hac merasimi konusunda devamlı yanlışlarının bu ülkenin uluslararası arenada özellikle Müslümanlar nezdinde konumunu yitirmesine neden olduğuna dikkat çektiği açıklamasında, Suudilerin söz konusu yanlış tutumlarını düzeltmeleri gerektiğini ifade etti.

Moskova Şiiler cemiyeti başkanı Caferof, Suud rejiminin bazı uygulamalarının hacı adayları için ağıra mal olduğu ve birçok hacı adayının hayatını kaybettiğini belirtti.

Suud hanedanının Hac organizasyonundaki kifayetsizliğinin Müslüman ülkeler için kabul edilemez olduğunu kaydeden Caferof, Suud rejiminin söz konusu gerçeği dikkate alarak, Hacıların güvenliğini sağlama konusuna öncelik vermesi gerektiğini söyledi.

Kendisini haremeyni Şerifeyn hademesi olarak bildiren Suud hanedanının her hangi bir mezhebi ve milli bağlılık gözetmeksizin hacılara kaliteli hizmet sunulması bağlamında gerekli planlamaları yapması gerektiğini kaydeden Caferof, bu hususta herhangi bir ayrım yapılmasının kabul edilemez olduğunu sözlerine ekledi.

...***

Cevan gazetesinde siyonist rejimin işgal ettiği Kudüs’te Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerine karşı dünya genelinden tepkilerin devam etmesi, Suriye ordusunun ülke genelinde teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, Cam-ı Cem  gazetesinde Kuveyt’li yazar Muhammed Abdülmuhsin’in Amerika’nın teröristlerin ortaya çıkışındaki rolüne dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Kuveyt’li yazar Muhammed Abdülmuhsin, Kuveyt’te yayımlanan Elkıbs gazetesinde kaleme aldığı yazısında Amerika’nın 15 yıllık bir süre zarfında İslamı terörizmle özdeşleştirmeye çalıştığı, bu bağlamda birçok komploya başvurarak İslam’ın imajını zedelemek istediğini belirtti.

IŞİD terör örgütünün Amerika tarafından nemalandığını kaydeden Kuveyt’li yazar, IŞİD’in 2006 yılında kurulması için düğmeye basıldığı ve 2011 yılına IŞİD terör örgütünün ortaya çıkarak, Irak, Suriye ve daha sonra Libya ve Yemen’de hızla yayıldığını ifade etti.

Amerika’nın sözde terörizmle mücadele bahanesiyle Ortadoğ’da  nüfuzunu arttırdığını kaydeden Abdülmuhsin, Washington’un asıl hedefinin teröristleri yönlendirerek, bölgede istikrarsızlık ve güvensizliği körüklemek olduğunu sözlerine ekledi.

...***

Hemşeri gazetesinde Amerika başkanı Trump’ın İran’ın nükleer anlaşmasına yönelik tutumuyla ilgili eski CİA komiserinin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

CIA’nın eski komiserlerinden olan Paul Pillar Konsersiyum News’da ABD Başkanı Donald Trump’ın Barack Obama’nın çabalarını etkisiz hale getirmeye çalıştığına değinerek, nükleer anlaşmanın başarılarına rağmen, Trump’ın açıkça İran ve 5+1 ülkeleri arasındaki nükleer anlaşmayı yok etmeye çalıştığını yazdı.

Söz konusu analizin devamında şöyle yazılıyor: Donald Trump ABD eski başkanı Barack Obama’nın sağlık hizmetlerindeki projelerini iptal etme yolunda yenilgiye uğramasına rağmen, eskisinden de daha çok ciddi bir şekilde Obama’nın  başta nükleer anlaşma olmak üzere dış siyasetlerdeki başarılarını yok etmeye çalışacaktır.

ABD kongresinin kanununa göre, ABD Başkanı her 90 günde bir İran’ın nükleer anlaşmaya uyduğunu onaylaması gerekiyor.  Söz konusu onay mektubu, İran ve 5+1 grubu arasındaki anlaşmaya göre askıya alınan ambargoların bu vaziyette kalması için gereklidir. Pillar’a göre ABD başkanı Trump’ın 3 ay sonra karar zamanında, İran her ne kadar da nükleer anlaşmaya uysa da, söz konusu onayı vermemesi büyük ihtimaldir. İran’ın nükleer anlaşmaya sadık kaldığını onaylamamak, İran’a karşı yeni yaptırımların gerçekleşmesi için zemin hazırlayacaktır ve bu konu ABD’nin nükleer anlaşmayı ihlal ettiğini gösteriyor.

Pillar Trump’ın bundan önce de diğer ülkelerin İran ile normal ticari ilişkilerini geliştirmelerine engel olduğuna değinerek, bu konunun da nükleer anlaşmanın ihlal edildiğini gösterdiğini belirtti. Söz konusu analizin devamında İran İslam Cumhuriyetinin Trump’ın söz konusu kararları karşısında nükleer anlaşmadan çıkmadığı ancak buna rağmen İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif’in İran’ın da tüm diğer ülkeler gibi sonsuz bir sabra sahip olmadığını vurguladığı yazılıyor.