Ağustos 02, 2017 10:39 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesinde Yemenlilerin Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkelerinin işgaline karşı direnişlerini sürdürmesi, Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Nuri Maliki’nin Batılı güçlerin Siyonist İsrail’in çıkarlarını Korunmak İçin Suriye ve Irak’ı parçalamak istediğini söylemesi gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Week dergisinin Amerika’nın İran karşıtı yeni yaptırımlarının mantık dışı olduğuna dair yazısını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:

...***

Week dergisi yayınladığı bir yazısında İran, Rusya ve Kuzey Kore’ye karşı yaptırım uygulanması yönündeki projenin ABD kongresinde onaylanması konusunu ele aldı ve İran İslam Cumhuriyetine karşı daha fazla yaptırım uygulanmasının savaşa doğru ilerlemek anlamına geldiğini vurguladı.

İran’a karşı yaptırım uygulanması için hiç bir mantıklı gerekçenin bulunmadığına dikkat ekilen yazıda ‘’Demokratlar nükleer anlaşmayı hiç bir gerekçeleri olmadan tehlikeye atıyorlar.’’ifadesine yer verildi.

Irak  savaşından şimdiye kadar, liberallerin ABD’nin İran’a saldırmasını beklediğine yer verilen yazıda şunlara değinildi: Bu isteğin daha fazla yaptırım uygulanması için asıl etken olduğu açıkça ortadadır. İran yasal hakkı olarak bir füzeyi uzaya attı ve  bu konu Trump hükümeti tarafından yeni yaptırımların uygulanmasına bahane oluşturdu.

...***

Risalet gazetesinde Suud rejiminin saldırıarı altında olan Yemen’de insani krizin had safhaya ulaşması, Suriye ordusunun ülke genelinde teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, Cam-ı Cem gazetesinde Filistin gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Katil İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kapılarındaki dedektör stantlarını kaldırmak zorunda kalması ve Filistinlilerin kazandığı zafer, Siyonistlerin “demokrasi” maskesini indirdi.

Siyonist terör rejimi İsrail’in hahamlarının demokrasiye zerrece tahammülleri olmadığı ve Siyonist Yahudilerin, kendilerinden başkasına hayat hakkı tanımadığı gerçeği, bütün çıplaklığıyla gözler önüne serildi.

Bu tartışmalardan sonuncusu, Siyonist rejim polis kuvvetlerinin dini programından sorumlu olan Siyonist haham tarafından kendisine bağlı olan polislere yazılan mektupta kendisini gösterdi.

Siyonist haham Aharon Cohen, Filistinli Müslümanların Mescid-i Aksa'nın kapılarındaki metal dedektörlerin kaldırılmasına yönelik verdikleri mücadelenin başarıya ulaştığını ve bu durumun siyonist İsrail adına büyük bir mağlubiyet olduğunu belirtti.

...***

Hemşeri gazetesinde Suud hanedanının bu ülkenin Doğu bölgesinde halka yönelik işlediği cinayetlerini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suud Rejimi 12 Temmuz Çarşamba gününden bu yana Şii bölgesi olan Avamiye’ye yönelik saldırılarında yeni bir dönem başlattı.

Petrol bölgesi olan ve rafineri bulunan aynı zamanda Şii bölgesi olan Doğu Arabistan 2011 yılından bu yana halkın Suud Hanedanına karşı gösterilerine sahne olmaktadır ve Suud Hanedanı bu gösterileri güç kullanarak bastırmıştır. Al-ı Suud rejimi ayrıca bölgede yaşayan çok sayıda kişiyi tutuklamış ve bu kişileri idama mahkum etmiştir. Öte yandan bu Şii bölgesinde yaşayan yüzlerce kişi Suud rejiminin havan topu saldırıları ve evlerinin elektriğinin kesilmesi nedeniyle yakın köylere sığınmak zorunda kalmış bulunuyor. Suud rejiminin Şii bölgesi olan Avamiye’deki halka yönelik saldırıları aynı şiddetle devam etmektedir öyle ki geçtiğimiz hafta bölgede yaşayan 6 kişi rejim tarafından açılan ateş sonucu şehit oldu.

Suud rejiminin söz konusu cinayetlerine dair değerlendirmede bulunan siyasi analist Ali el-Ahmet, Suud hanedanının bekasının Katliam ve cinayet olduğu ve Bu hanedanın Katif  Halkının iradesini kırmaya çalıştığını belirtti.

Ahmet açıklamasının devamında şunlara değindi: Suud rejimi gayrimeşru bir rejimdir ve bu rejimin bekası sadece katliam ve cinayetlerle mümkün olacaktır öyle ki Suud rejimi bu katliamlara ve cinayetlere 30 yıl önce başladı ve hala devam ediyor ve yine tüm bu süreç boyunca bölgede savaşı desteklemekten çekinmedi. 3 yıl önce Selman’ın güç elde etmesiyle birçok savaş başlatıldı. Selman Yemen savaşını başlattı, Bahreyn rejiminin halka karşı uyguladığı baskıları destekledi ve şu an ise Katif  halkına karşı bir savaş başlatmış durumdadır ve yine Irak, Suriye ve diğer ülkelerdeki terörizmi ve aşırılık yanlısı grupları desteklemektedir. Suud rejimi varlığını katliamlarla devam ettirmeye çalışan bir rejimdir ve şu an çeşitli uygulamalarla Katif  halkının iradesini kırmaya çalışmaktadır.