Ağustos 21, 2017 09:43 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.

İttilaat gazetesinde Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın, Türkiye yönetiminin Suriye’de teröre destek vermeye devam ettiğini vurgulaması, BM’nin ifşa ettiği bir belgenin, Arabistan ve BAE’nin Yemen’de El-Kaide ve IŞİD gibi tekfirci terör örgütlerini desteklediğini ortaya koyması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde İran ve Türkiye’nin askeri işbirliğinin geliştirilmesinden siyonist rejimin duyduğu kaygıyı konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Siyonist yazar Asaf Gibour, NRG haber sitesinde kaleme aldığı yazısında, Siyonist rejim yetkililerinin İran genelkurmay başkanının ikili askeri ilişkilerin geliştirilmesi bağlamında Türkiye'ye düzenlediği ziyaretinden endişelendiğini duyurdu.

Siyonist yazar, İran ve Türkiye'nin Suriye krizi dolayısıyla 6 yıllık ihtilaf yaşaması ardından gelinen noktada Tahran ve Ankara'nın ikili ilişkilerin takviye edilmesi yönünde adım atmakta olduğunun anlaşıldığını belirtti.

Öte yandan Siyonist rejim dışişleri bakanlığı eski yetkililerinden ve Siyonist rejim elebaşısı Netanyahu'ya yakın isimlerden olan Dore Gold, İran genelkurmay başkanı Muahmmed Bakıri'nin Türkiye ziyareti ve Tahran ile Ankara arasındaki askeri işbirliğinin  geliştirilmesinin Tel Aviv için iyi haber olmadığını belirterek, İran'ın bölgede nüfuz ve iktidarının her geçen gün artttığını söyledi.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İslami İran Savunma Bakanı General Emir Hatami’nin, Batı’nın tüm baskılarına rağmen İran’ın füze programının kesintisiz olarak devam edeceğini açıklaması, Irak’lı güçlerin Telafer’de IŞİD teröristlerine ağır darbe vurması gibi haberlere yer verilirken, Horasan gazetesinde Ortadoğu gelişmelerine dair Azeri uzmanın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Azerbaycan cumhuriyeti Milli bilim enstitüsü yetkililerinden Gehver Bahşeliova, Ortadoğu'daki huzursuzluk ve istikrarsızlığın Amerika'nın lehine olduğunu ifade etti.

Haqqin Az haber sitesinin bildirdiğine göre Azeri uzman Bahşeliova, Amerika'nın bölgedeki istikrarsızlık ve güvensizlikten kendi çıkarları doğrultusunda yararlanmak istediğini belirtti.

Irak Kürdistan bölgesinin ayrılma referandumuna değinen Azeri uzman, Amerika'nın büyük ihtimalle söz konusu referanduma destek vereceği, böylesi olması durumunda, Irak'ın tekrar Batı'nın çıkarları uğruna kurban olacağını ifade etti.

Azerbaycan Cumhuriyetinin Irak Kürdistan bölgesinin referandumu konusunda Türkiye'nin tutumuna destek vereceğini kaydeden Azeri uzman, bölge ülkelerinin karşı çıkması dolayısıyla Irak Kürdistan'ının ayrılmasının uzak bir ihtimal olduğunu sözlerine ekledi.

...***

Cevan gazetesinde Lübnan Hizbullah’ının terörizmle mücadelede güçlü konumuna dair Hizbullah yetkilisinin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan Hizbullahı merkez konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk, Lübnan’ın güneyinde El Hıyam şehrinde düzenlenen bir merasimde yaptığı konuşmada şu açıklamalara yer verdi: Bugün ordu ve direniş tüm Lübnan halkının adına savaşmaktadır ve terör örgütü IŞİD karşısında tarihi ve stratejik zaferler elde etmektedirler. Öyle ki Batılı ülkeler bu örgütün bölgede yok olması için 30 yıl geçmesinin gerektiğini söylemişlerdi.Ordu ve direniş halihazırda Lübnan’ın milli stratejisini kullanarak, IŞİD'i bölgeden kovuyor ve ülkeyi koruyorlar.

Şeyh Kavuk açıklamasını şöyle sürdürdü: Ordu ve direnişin zaferleri ile bugün, Lübnan'ın en güzel izzet, keramet ve zafer sahnelerini ortaya koyuyoruz. Ordu ve direnişin birbirini tamamlaması ile IŞİD kontrol altına alındı ve Lübnan'ın terörden temizlenmesi daha da kolaylaştı. Bu durum Lübnan'ın tekfiri ve Siyonist İsrail tehlikeleri karşısındaki gücünü daha da arttırdı.Ordu, millet ve direniş denklemi bugün en güzel şekliyle tecelli buldu ve altın günlerini yaşıyor, aynı zamanda bu birlik, bölgenin şimdiye kadarki en büyük zaferini kazanıyor.Eğer Suriye sınırları ardında istikrar sağlanamazsa, Lübnan'da da bir istikrar sağlanamaz. Sonuç olarak eğer Lübnan direnişinin, Suriye çöllerinin en derinlerine kadar uzanan cesaret ve azmi olmasaydı, Lübnan büyük zararlar görürdü. IŞİD Lübnan'a doğru genişler, Deyrezzur ve Rakka yerine burayı kendilerine merkez yaparlardı.