Ağustos 23, 2017 11:09 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistin’li direnişçilere baskın düzenlemesi, Suudi Arabistan’ın hava saldırıları altında olan Yemen’de Kolera salgınının can almaya devam etmesi gibi haberler göze çarparken, Cumhuri İslami gazetesinde Amerika’nın Suriye iddialarına karşı Rusya’nın tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rusya dışişleri bakanlığı, Amerika'nın Suriye yönetiminin kimyasal saldırı için hazırlandığı yönündeki iddialarını reddetti.

Rusya dışişleri bakanlığı yayınladığı bildiride Beyaz Saray'ın Şam yönetiminin kimyasal silah kullandığı yönündeki iddialarının Amerika'nın Suriye içişlerine müdahalelerini arttırmak amacıyla gerçekleştiğini duyurdu.

Bildiride Beyaz Saray'ın Şam yönetiminin kimyasal silah saldırısı hazırlığında olduğu yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğu vurgulandı.

Bilindiği gibi Suriye yönetimi 2014 yılında kimyasal silah cephaneliklerini boşaltarak BMT ve kimyasal silahların yaygınlaşmasını yasaklayan teşkilata teslim etmesine rağmen, Amerika ara sıra Suriye yönetimini karalama politikası doğrultusunda Şam yönetiminin kimyasal silah kullandığını iddia etmektedir.

...***

Kudüs gazetesinde Irak ordusunun Telafer’de IŞİD teröristlerine karşı başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Yemen’de Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlenmesi gibi haberlere yer verilirken,Suud rejiminin bu ülke Doğusunda işlediği cinayetlerine dair Ortadoğu meseleleri uzmanı Vefik İbrahim’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Ortadoğu konuları uzmanı Vefik İbrahim, Arabistan'ın doğusundaki halkın çok zor şartlar altında yaşadığına işaret ettiği açıklamasında  Al-i Suud’un, bölgenin karışık durumunu kötüye kullanarak Avamiye’de yaşayan insanları katliam ettiğini ifade etti.

Vefik İbrahim açıklamasının devamında şöyle dedi: Al-i Suud rejimi, çoğunlukla Şiilerin yaşadığı petrol ve doğalgaz açısından çok zengin olan doğu bölgesinde az da olsa ifade özgürlüğüne tahammül edememektedir. Bu yüzden Avamiye şehrine saldırıp, şehrin büyük bir kısmını tamamen yıktılar. Suud rejimi, Avamiye bölgesini geliştirmek istediklerini iddia ediyor ve bölgenin yıkımının da bu yüzden olduğunu söylüyorlardı. Ancak bölge insanlarını şehirden dışarı attılar. Al-i Suud rejimi, mezhep farklılığından dolayı doğu bölgesinde bulunan halkı öldürüyor ve evlerini yıkıyor. Bu bölgede hiçbir şekilde terör ve terörizm bulunmuyordu. Bu nedenle, uluslararası toplumların ortak düşüncesine göre asıl terörist Al-i Suud rejiminin kendisidir. Amerika ve İngiltere'nin konu hakkında sessiz kaldığı tamamen ortadadır ve uluslararası toplum da El Avamiye cinayetleri karşısında gözlerini kapamış durumdadır. Bugün Arabistan yaklaşık olarak 40 farklı ülkeye para ödüyor ve bu paralar gerçekte, onların uluslararası toplumların düşünce ve görüşlerini satın almak için ödediği rüşvetlerden ibarettir. Ancak Al-i Suud'un yaptığı bu eylemlerin devamı olmayacak. Çünkü Suriye, Irak ve Yemen'de durum değişti ve bu değişimler Arabistan'a büyük baskı uygulayacaktır.

...***

Cam-ı cem gazetesinde Irak’ın Kürdistan bölgesinde referandum konusuna dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Milli Güvenlik Danışmanı Faleh el Feyyaz, Bağdat’ın düzenlenecek olan bağımsızlık referandumunu kanunsuz gördüğünü belirterek çıkacak sonuç ne olursa olsun merkezi hükümetin referandumu tanımayacağını bildirdi.

Gerçekleşecek olan referandumun Irak anayasasına aykırı olduğunu kaydeden el Feyyaz; “Referandum kararı ile birlikte sorunlar daha da artacaktır” ifadelerini kullandı.

Bağdat ile Erbil arasındaki sorunları müzakere ile çözülmesi gerektiğini vurgulayan el Feyyaz, Bağdat’ın her zaman müzakereye hazır olduğunu hatırlattı.

Erbil’in Irak’tan ayrılma referandumu kararı uluslararası alanda geniş çaplı muhalefete neden olmuş ve özellikle bölge ülkeleri Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduklarını bildirmiştir.

Rusya, Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu belirterek Erbil ve Bağdat arasındaki krizlerin müzakere yoluyla çözülmesini istemiştir.

Aynı şekilde İran, Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu vurgulayarak sorunların müzakere yoluyla çözümlenmesini istemiştir.