İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete İttilaat gazetesi.
İttilaat gazetesinde Suriye ordusunun Deyruzzur’da IŞİD teröristlerine ağır darbe vurması, İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin uluslararası işler danışmanı Ali Ekber Velayeti’nin Suriye’da ABD ve Siyonist İsrail’in komplolarına rağmen zaferlerde ivme kaydedildiğini, İran’ın direnişe desteğini sürdüreceğini vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Amerika ve Kuzey Kore hattındaki gerilimi konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerika dışişleri eski sözcüsü John Kerby, Kuzey kore'nin her defasında Balistik füze veya herhangi yeni bir silahını denemekle askeri gücü ve yeteneğini geliştirdiğini ifade etti.
CNN'e demeç veren Kerby, Kuzey Kore'nin yeni füze denemesi ve Amerika başkanı Trump'ın tüm seçeneklerin masanın üzerinde olduğu şeklindeki tehditleriyle ilgili yaptığı açıklamada, Washington'un Kim Jong-un'a bahane verdiği müddetçe, Kuzey Kore'nin nükleer ve füze programlarını tamamlamaya devam edeceğini söyledi.
Amerika'nın elindeki fırsatlardan faydalanarak, Kuzey Kore'yi müzakere masasına dönmeye teşvik etmesi gerektiğini kaydeden Kerby, böylesi bir durumun zor olduğu, zira Kim Jong-un'un karşısında diyalog kurmak için kimse olmadığı, yaptırımlar ve meydan okumaların sorunu çözemeyeceğini belirtti.
Kerby, Kuzey Kore'nin söz konusu füze denemesi ardından Amerika'nın önleyici saldırısı ihtimalinin artıp artmadığı yönündeki yöneltilen bir soru üzerine, böylesi bir ihtimalin olmadığı ve Beyaz Saray yetkililerinin böylesi bir seçeneğinin olmamasını ümit ettiğini, zira eski deneyimlerin önleyici saldırı gibi seçeneklerin olumlu sonuç vermeyeceğini gösterdiğini sözlerine ekledi.
...***
Cumhuri İslami gazetesinde İslami İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi’nin, İran’ın savunma gücünü hiç kimsenin İran’a saldırma cesaretinde bulunamayacağı seviyeye kadar geliştireceklerini vurgulaması, Mynmar’da Rohingya Müslümanlar’ına karşı gerçekleşen şiddetin artmasıyla beraber, Bangladeş’e sığınmış olan 6 bin Müslüman’ın bu ülkenin sınırında yoğun sorunlar yaşaması gibi haberlere yer verilirken, Cam-ı Cem gazetesinde Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Alman Zeitung Gazetesi yayınladığı bir haberde; Yemen'in günden güne artan feci durumunun, Avrupa ve Amerika'nın Yemen faciasına neden olan Suudi Arabistan ittifakını desteklemesi sonucu olduğunu yazdı.
Haber yazarı devamında Suudilerin San'a şehrine yaptıkları son hava saldırısında ailesinin 7 üyesini de kaybeden 4 ya da 5 yaşındaki Yemenli küçük bir kız çocuğuna değindi.
BM’nin raporuna göre; sadece geçtiğimiz hafta 42 kişi Arabistan'ın Yemen'de uyguladığı hava saldırılarında öldürüldü.
Yemen'deki gerçek trajedi bunun çok daha üzerindedir. Askeri saldırıların yanı sıra bu saldırıların etkileri halkı çok daha fazla etkiledi. Öyle ki BM Kurumu'nun söylediğine göre şu anda en fakir Arap ülkesinde, dünyanın en büyük insanlık faciası yaşanıyor.
Haber yazarı devamında, Suudi Arabistan'ın liderliğindeki ittifakın bombardımanları gölgesinde bulunan Yemen'in feci durumuna işaret ederek; "Bu bombardımanların birçoğu altyapıyı hedef alıyor ve 27 milyon Yemenli vatandaşın yaklaşık 16 milyonu temiz içme suyuna ulaşamıyor. Bu konu tüm dünyada uzun zamandır benzeri görülmemiş bir şekilde, ülkede Kolera salgınının başlamasına neden oldu. Yaklaşık 500 bin Yemenli şu anda bu hastalığa yakalanmış durumda ve 2 binden fazla kişi de, ilaç tedavisi ile çoğunlukla iyileştirilmesi mümkün olan bu hastalık sonucu hayatını kaybetti" şeklinde açıkladı.
...***
İttilaat gazetesinde Irak gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Iraklı siyaset uzmanı Ebu Feras El Hamdani, Irak Gönüllü Halk Güçlerinin, ülkenin emniyeti açısından varlığını devam ettirmesinin gerekliliği hakkında konuştu.
Irak Gönüllü Halk Güçleri, ülkede yasal meclisin, mercilik makamının ve Irak siyasi gruplarının birçoğunun desteğine sahip olan bir grup haline geldiğini kaydeden El Hamdani açıklamasını şöyle sürdürdü: Gönüllü Halk Güçleri, Irak milletinin iradesini temsil ediyor ve bu gruba yapılacak her türlü ihanet; Irak milletine, şehitlerine ve ülkenin mercilik makamına ihanet demektir. Gönüllü Halk Güçleri, ülkenin güçlü koludur. Bundan önce bölge büyük oranda karmaşa ve şiddet içerisindeydi ve Ortadoğu'da büyük komplo teorileri üretilmişti. Bu nedenlerden dolayı Gönüllü Halk Güçlerinin var olmaya devam etmesi, vahdetin korunması ve Irak toprak bütünlüğünün sağlanması için zaruridir. Bazı bölge ülkeleri Irak'ın güçlü bir ülke unvanı ile uluslararası alana geri dönmesini kaldıramıyorlar. Bunun yerine eskiden olduğu gibi, hatta kendi başkentinde dahi güvenliğini sağlayamayan zayıf bir Irak istiyorlar. Gönüllü Halk Güçleri bizim kırmızı çizgimizdir ve Irak'ın kerametidir.