Eylül 02, 2017 09:22 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslam İnkılabı Rehberi’nin 2017 yılı hac mesajnın dünya medyasında geniş yankı bulması, Türkiye’de 2 Alman vatandaşın daha tutuklanması gibi haberler göze çarparken, İttilaat gazetesinde Siyonistlerin Suriye yönetiminin başarısına itirafını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Siyonistler Suriye cumhurbaşkanı Esad ve müttefiklerinin 2018 yılının sonuna kadar Suriye'de birçok noktada kontrolu ele geçireceğini itiraf etti.

İsrail El-yom gazetesi Tel aviv'in bölgesel ve uluslararası bazda yeni incelemelerinin, Siyonist eski savaş bakanı Ehut Barack'ın 2011 yılında Esad yönetimin 1.5 yıl zarfında düşeceği yönündeki tahmininin yanlış olduğunu ispatladığını kaydetti.

Söz konusu siyonist gazete Washington'un Suriye'deki muhalif gruplara desteklerine durdurduğu ve söz konusu grupların Şam yönetimi karşısında zayıf konuma düştüğü ve ayrıca Direniş cephesinin Esad yönetimine verdiği tam desteğe işaret ederek, Amerika başkanı Trump'ın Suriye gelişmelerine pek fazla önem vermemesinin Tel Aviv'in Suriye'ye yönelik değerlendirmelerinde değişiklik yaşanmasının asıl nedenlerinden biri olduğunu belirtti.

Suriye ordusunun Halep'te zafer kazanmasının ardından Siyonist medya organları söz konusu zaferin Esad'ın diğer zaferleri için önemli zemin hazırladığını duyurmuştu.

...***

Kudüs gazetesinde İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik Komisyon Sözcüsü Hüseyin Nakavi Hüseyni’nin, İran’ın askeri tesislerini denetlemenin mutlaka yasak olduğunu açıklaması, Suud rejiminin saldırıları altında olan Yemen’de kolera salgınının can almaya devam etmesi gibi haberlere yer verilirken, Horasan gazetesinde Arabistan asıllı muhalif aktivistin Al-i Suud’un siyasetlerine yönelik eleştirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suudi Arabistanlı rejim muhalifi siyasi aktivist Mezavi El Raşid, Suud rejimini "bir çete" olarak adlandırdığı açıklamasında Suudi rejiminin uluslararası kanunlara hiçbir şekilde önem vermediğini ve Bağdat'tan tutun Şam ve Beyrut'a kadar, siyasetlerinde yenilgiye uğradığını söyledi.

Söz konusu siyasi aktivist açıklamaısnı şöyle sürdürdü: Acaba burası, dünya ülkeleri arasından bir ülke midir, yoksa yasal olmayan bir çete mi? Siz kendinizi bir ülke zannediyorsunuz ancak yaptıklarınızla bunun aksini ispat ediyorsunuz.Suudi Arabistan'a bir çete hakim olduğu sürece bu ülkenin uluslararası kanunlara bağlı, saygın bir sistem olarak anılması imkansızdır.

Londra Üniversitesi Profesörü; Suudi rejimin, Arap yarımadasının imajını her türlü dış propagandadan daha çok tahrif ettiği, bölgedeki her kriz ile birlikte Suudi rejiminin yüzünden bir perde daha kalktığı ve rejimin ne kadar aşağılık olduğu daha çok ortaya çıktığını belirtti.

El Raşid ayrıca; "Şam'dan tutun Bağdat, Beyrut, San'a ve şimdi de Doha'ya kadar, Al-i Suud rejiminin siyasetlerinin bu krizleri yönetmede başarısız olduğu ve rejimin şaşkınlık ve kaybolmuşluğu açık ve ortadadır" şeklinde konuştu.

El Raşid sözlerinin sonunda birlikteliğe vurgu yaparak; “Fars Körfezi Arap ülkelerinin insanları, özellikle de gençleri bu rejimler karşısında durabilmek için, adalet ve eşitlik isteyen seslerini yükseltmeli ve medeni bir toplum oluşturmalıdırlar. Bu gençlerin maslahatı birlikteliktedir, tefrikada değil.” dedi.

...***

Cevan gazetesinde BM’nin Suriye özel temsilcisinin Suriye’de IŞİD’in hezimeti konusunda yaptığı değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

BM Suriye özel temsilcisi Stafan De Mistura, tekfirci IŞİD terör örgütünün Suriye’de tam hezimeti muhtemelen Ekim’in sonuna kadar gerçekleşeceğini belirtti.

De Mistura, “Bence hali hazırda şahit olduğumuz durum, savaşın son bulması için bir başlangıçtır. Burada emin olmamız gereken konu, bu durumun aynı zamanda barışın başlangıcı olmasıdır. Zaten sorun da bu noktadan başlıyor” ifadesini kullandı.

De Mistura, Suriye’de üç nokta hala istikrara kavuşmadığını, bun noktalar Rakka, Deyrizzur ve İdlib olduğunu kaydetti.