Eylül 03, 2017 08:44 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Kudüs gazetesi.

Kudüs gazetesinde Amerika’nın Los Angeles Times gazetesinin, Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın askeri açıdan savaşı kazandığını yazması, Almanya'nın Ürdün'de konuşlandıracağı askerler için istediği dokunulmazlık talebinin Ürdün tarafından reddedilmesi gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Direniş cephesinin güçlü konumuyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Siyonist rejim siyasi ve askeri çevresinin Direniş cephesinin son dönemde bölgede elde ettiği zaferler ve ayrıca Lübnan ve Suriye genelinde güvenlik alanında yaşanan gelişmelerden dehşete kapıldığı gözleniyor.

Kudüs haber ajansı Filistin'li siyasi analist Abdüssettar Kasım'dan naklen yayınladığı haberde, Siyonist rejimin Direniş cephesi, Suriye ve Lübnan ordularının son dönemde elde ettiği zaferlerden dolayı kendi varlığının ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğü korkusuna kapıldığını duyurdu.

Söz konusu uzman, konuya ilişkin değerlendirmesinde Lübnan Hizbullah hareketinin Siyonist rejim karşısında gerçek bir caydırıcı güce dönüştüğüne dikkat çekerek, Siyonistlerin artık Hizbullah ile doğrudan savaşa girme cesaretinden yoksun olduğunu belirtti.

Filistin'li uzman açıklamasının devamında Siyonistlerin Suriye ordusunun gelinen noktada konumunun güçlendiği ve taktiksel yeteneğinin arttığına inandığına dikkat çekerek, ırkçı rejimin yakın gelecekte 2006 yılına kıyasla daha geniş bir savaş cephesiyle karşı karşıya olacağını sözlerine ekledi.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İslam inkılabı muhafızlar ordusu ikinci başkomutanı General Hüseyin Selami’nin, bugün bölgede güç dengeleri İslam inkılabının lehine değiştiğini, Amerika ise Ortadoğu gelişmelerinde marjinalleştiğini belirtmesi, Siyonist rejimin Batı Şeria’da Siyonist site inşaatını arttırma kararı alması gibi haberlere yer verilirken, Cevan gazetesinde Nusra cephesi teröristlerinin Almanya’ya döndüğüne dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Alman Der Spiegel dergisi, Nusra cephesi üyesi 60 teröristin Almanya'da bulunduğunu yazdı.

Alman dergi konuya ilişkin yazısında, bazı Alman güvenlik yetkililerinden naklen, Nusra cephesine üye bazı teröristlerin bir grup halinde sığınma talebiyle Almanya'ya gittiklerini duyurdu.

Yazıda, söz konusu teröristlerin ilkinde sözde özgür Suriye ordusu grupları safında Şam yönetimine karşı savaştıkları, daha sonra Nusra cephesi teröristleri safına katıldığı ve Suriye'de özellikle sivillerin katliamında önemli rol ifa ettikleri belirtildi.

Yazıda Alman yetkililerin söz konusu grup üyelerinin 25'i hakkında soruşturma başlattığına dikkat çekilerek, bunun yanı sıra Nusra cephesine üye olan 30 teröristin daha Almanya'da bulunduğu tahmin edildiği kaydedildi.

Alman yetkililerin Nusra cephesine üye bazı teröristlerin bu ülkeye dönüşüyle ilgili endişeleri, Almanya'nın bazı Batılı ülkelerle birlikte Suriye'de teröristleri finanse etmesinin açıkça ortada olduğu bir sırada dikkat çekiyor.

...***

Hemşehri gazetesinde Suriye ordusunun yurt genelinde teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi, Yemen’de saldırgan Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlenmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi talebine dair bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Polonya uluslararası ilişkiler etüt merkezi Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi alımıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Ankara yetkililerinin Rusya'dan S-400 sistemi alımı yönündeki açıklamaları Ankara'nın NATO'daki müttefiklerini baskı altına almak amacıyla gündeme getirildiğinin gözlendiğini kaydetti.

Söz konusu etüt merkezi konuya ilişkin değerlendirmesinin devamında şu ifadelere yer verdi: Türkiye yetkilileri Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi alımını gündeme getirmekle Batılı firmaları silah ve askeri teçhizat konusunda bilimsel ve teknolojik kazanımlarını Türkiye'ye aktarmaya mecbur bırakmak ve bu konuda bazı imtiyazlar koparmayı hedefliyor. Ankara yetkilileri öte yandan böylesi konuyu gündeme getirerek, Amerika'nın Suriye'ye yönelik siyasetlerini değiştirmesini, örneğin Washington'un PYD ile işbirliğini durdurmasını amaçlıyor. Türkiye'nin Rusya ile S-400 sistemi konusundaki anlaşmanın nihaileşmesi, NATO'nun Rusya'ya karşı caydırıcı gücünün zayıflaması anlamında olacaktır.