Eylül 11, 2017 09:25 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Kudüs gazetesi.

Kudüs gazetesinde BM Çocuk Fonu UNİCEF’in Suudi Arabistan'ın vahşi saldırıları altında 150 bin Yemenli çocuğun Kolera hastalığına yakalandığını duyurması, Wikileaks sitesinin BAE ile Siyonist İsrail’in; ekonomik, diplomatik, güvenlik ve askeri alanlarda ilişkileri normalleştirme adına yakın ilişkilerde bulunduğunu açığa vurması gibi haberler göze çarparken, Risalet gazetesinde Amerika İstihbarat servislerinin Bahreyn’de muhaliflerin bastırılmasında ifa ettiği rolünü konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Amerika'lı yazar ve siyasi analist John Stopling, Amerika istihbarat servislerinin Bahreyn'de muhaliflerin bastırılmasında Al-i Halife rejimiyle işbirliği yaptığını belirtti.

Presstv'ye demeç veren Amerika'lı uzman Stopling, Bahreyn rejiminin bu ülke halkını bastırma ve hak ihlallerinde siyah karneye sahip olduğunu kaydederek, bu sindirme ve şiddet politikalarında Amerika milli güvenlik ajansının önemli rol ifa ettiğini vurguladı.

Amerika'lı siyasi analist, Bahreyn rejiminin Amerika'nın bölgedeki en önemli müttefiki olan Suud rejimi askerlerince muhalifleri bastırdığını ifade etti.

Amerika'nın Bahreyn ile silah ve askeri teçhizat anlaşmasına değinen Amerika'lı uzman, Bahreyn'in Amerika'nın silah deposuna dönüştüğünü vurguladı.

Bilindiği gibi Amerika savunma bakanlığı Pentagon, geçen hafta Amerika'nın Bahreyn'e 3.8 milyar dolar değerinde F-16 uçağı, füze ve devriye botları satışı konusunda anlaşma sağlandığını duyurdu.

Bahreyn, 2011 yılından beri, Halife rejimine karşı halkın protesto gösterilerine sahne olmaktadır.

...***

İttilaat gazetesinde Cumhurbaşkanı Ruhani’nin, Myanmar’da Rohingyalı Müslümanlara yönelik cinayetlerin İslam ümmetinin vahdetinin zaruretini daha da belirgin hale getirdiğini vurgulaması, Fars Körfezi’nde Amerikan donanmasına ait bir savaş gemisinin, İran savaş gemisinin uyarıda bulunmasının ardından bölgeden uzaklaşması gibi haberlere yer verilirken, Cam-ı cem gazetesinde Rus uzmanların İran’ın savunma alanında güçlü konumuyla ilgili değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Rus askeri uzmanlar, İslami İran'ın savunma alanında kayda değer ilerleme kaydettiğini belirtti.

Sputnik haber ajansının bildirdiğine göre Rus askeri analist Viktor Barantes, İran'ın savunma alanında önemli ilerleme kaydettiğini belirterek, İran'da birçok gelişmiş silahın iç imkanlarla imal edildiğini söyledi.

İran'ın kısa ve orta menzilli füzelere sahip olduğunu kaydeden Rus uzman, İran'ın stratejik füzeler imal etme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Öte yandan Rusya Ortadoğu etüt merkezi başkanı Maksim Şevçenko, İran'ın Ortadoğu'nun en güçlü ordusuna sahip olduğuna dikkat çekerek, İran silahlı güçlerinin çeşitli gelişmiş silahları imal etmeyi başardığı, söz konusu silahların İran'ın düzenlediği askeri tatbikatlarda kullanıldığını ifade etti.

Rus uzman, Amerikan RQ-170 tipi İHA'nın İran tarafından ele geçirilmesi, İran'ın askeri- savunma gücünün ne denli arttığını gözler önüne serdiğini sözlerine ekledi.

...***

Hemşeri gazetesinde İngiltere’nin insan hakları ihlalcisi olan ülkelere silah satışını arttırdığına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberede kısaca şunları okuyoruz:

...***

İngiliz silahlarının İnsan Hakları yasalarını çiğneyen ülkelere satışı, İngiltere'deki bir önceki seçimlerden bu yana 5 milyar Pound değerinde arttı.

The Guardian gazetesinin haberine göre; geçtiğimiz 22 ay içinde, ülkede muhafazakar partinin seçimleri kazanmasının ardından, savaş yapan ülkelere silah satışı 5 milyar pound değerinde arttı veya başka bir deyişle iki katına çıktı.

 

Bu ifşa; Mısır, Katar, Kenya, Bahreyn ve Suudi Arabistan'ın da bulunduğu Londra'daki Uluslararası Ekipman ve Silah Fuarından önce ortaya çıktı.

İngiltere'de silah satışına karşı olanlar, hükümetten, Suudi Arabistan'ın ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de içinde bulunduğu bu ülkelere silah satışını durdurmalarını istedi.

Suudi Arabistan, İngiltere'nin silah ve ekipmanlarının tarihi müşterisidir. Ancak diğer ülkelere de silah satışının artması, İngiltere devletinin siyasetini ve fazladan 55 bin iş imkanı sunan savunma sanayisine çok önem verdiğini gösteriyor.

İngiltere'deki "silah satışına" karşı olanlar, Brexit'in ardından İngiliz silahlarının, kötü bir İnsan Hakları geçmişine sahip olan ülkelere satışının artırması konusunda uyarıda bulundular.

İngiltere'deki silah ve askeri teçhizat satışı karşıtları, Londra'nın dünyanın en zalim ve katı fikirli hükümetlerine silah sattığını ve bunun İngiliz Devleti'nin bu hükümetlere askeri ve siyasi açıdan verdikleri desteği gösterdiğini duyurdular.