İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde Suriye dışişleri bakanı yardımcısı Faysal Mikdad’ın, IŞİD’in ABD’nin yardımı ile Deyrizzur’a girdiğini, Amerika’nın şimdi kendi ayağı ile Suriye’den gitmesi Washington için daha iyi olacağını vurgulaması, İslami İran dışişleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi’nin, İran Bercam nükleer anlaşmasını ihlal eden her ülkeye karşı gereken tepkiyi vereceğini vurgulaması gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Myanmar’da Müslümanların katliamıyla ilgili bir değerlendirme yazısı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rohingya'lı aktivist ve blog yazarı Ni San Luin, Müslüman ülkelerin Myanmar yönetimiyle ticari ilişkilerini kesip bu ülkeyi baskı altına almakla bu ülkede Müslüman'lara karşı işlenen cinayetlerin önüne geçmesi gerektiğini vurguladı.
Fars haber ajansına demeç veren Rohingya'lı aktivist luin, Myanmar'lı Budistlerin Rohingya'lı Müslümanlara düzenlediği yeni tur saldırılar sonucu 300 bin kadar Rohingya'lının evlerini terk edip Bangladeş yolunu tuttuğunu kaydederek, Myanmar yönetiminin hedefi bu ülke Müslümanlarını ana yurtlarından sürmek olduğunu ifade etti.
Rohingya'lı Müslümanların 1784 yılından itibaren bölgede yaşadıklarını kaydeden Luin, Mynmar yönetiminin Rohingya'lı Msülümanların arazilerini gasp etmek istediği, bu yüzden onları Begal uyruklu olmakla suçladığını belirtti.
Luin açıklamasının devamında Burma'nın 1948 yılında bağımsızlığını elde etmesi ardından Müslümanların Myanmar'ın resmi azınlıklarından biri olarak tanındığı ve vatandaşlık haklarından yararlandığı, ancak 1982 yılında vatandaşlık yasalarının değiştirilmesiyle birlikte, Myanmar Müslümanlarının kendi ülkelerinde vatansız halk durumuna düştüklerini söyledi.
Hükümet güçlerinin hatta çocuklar ve yaşlılara acımadığını kaydeden Rohingya'lı aktivist, Ordu güçleri ve radikal Budistlerin son haftalarda yaptığı saldırılarda 4 binden fazla Müslümanın öldürüldüğünü tahmin ettiklerini belirtti.
...***
Cumhuri islami gazetesinde Bahreyn’de Halife rejimi güvenlik güçlerinin protestoculara baskın düzenlemesi, Myanmar rejiminin Rohingya Müslümanlarına yönelik işlediği cinayetlere karşı dünya genelinden tepkilerin artması gibi haberlere yer verilirken, İttilaat gazetesinde Kuzey Irak referandumuna karşı Irak hükümet sözcüsünün tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak hükümet sözcüsü Saad Hadisi, Kuzey Irak yerel yönetiminin münakaşa konusu olan bölgelere musallat olma çabası, gerginlikleri daha da tırmandıracağı uyarısında bulundu.
Kuzey Irak yerel yönetiminin 25 Eylül’de bağımsızlık referandumu düzenleme kararına tepki gösteren Irak hükümet sözcüsü Saad Hadisi, referandumun illegal ve Irak anayasasına aykırı olduğunu belirtti.
Kuzey Irak yerel yönetiminin münakaşa konusu olan bölgelere musallat olma çabası, gerginlikleri daha da tırmandıracağı uyarısında bulunan Hadisi, Bağdat yönetimi ihtilaf konusu olan meseleleri Erbil yerel yönetimi ile ciddi bir şekilde masaya yatırmaya ihtiyacı olduğunu ifade etti.
...***
Cam-ı Cem gazetesinde Suriye’de teröristlerin yenilgisine dair Batı Asya konuları uzmanı Seyit Rıza Sadrul Hüseyni’nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Batı Asya konuları uzmanı Seyit Rıza Sadrul Hüseyni, BM’nin Suriye özel temsilcisi De Mistura'nın Suriye'de barış ve istikrarın sağlanması için Astana 6 toplantılarında yeni tutumların alınacağını söylemesi, Suriye karşıtı ortak cephenin yenilgiyi kabullendiğinin göstergesi olduğunu belirtti.
Batı Asya konuları uzmanı, De Mistura'nın son zamanlardaki tutumları hakkında şöyle söyledi: Kendisi son zamanlarda açıklamada bulunarak, savaş alanında gerçekleşen yeni gelişmeler ile Suriye'deki şartların değiştiğini, bu açıdan, geçmişteki yaklaşımlarla Suriye krizine bakmamaları gerektiğini ifade etti.
Sadrul Hüseyni, Suriye’den teröristlerin ve destekçilerinin geri çekilmelerine işaret ederek şöyle dedi: De Mistura Hizbullah'ın Suriye-Lübnan sınırından düşman bölgelerine kadar olan alanda, silahları olmadan dahi sahip oldukları azameti gördü. BM Genel Sekreterinin Suriye'deki özel elçisi, coğrafi açıdan oldukça geniş alanların, hatta bir mermi bile atılmadan nasıl kurtarıldığına şahit oldu. Tüm bunların yanı sıra De Mistura, Amerika ve Arabistan'ın yüksek rütbeli yetkililerinin, Beşar Esad'ın kalmasını kabul etmek zorunda kaldıklarına dair itiraflarını da göz önünde bulunduruyor.