Türkiye'den köşe yazarları
Aydınlık: ABD- IŞİD işbirliğinin görüntüleri yayınlandı
Birgün:
Yarkadaş: AKP'nin yeni belediye başkanı yüzde 99 Mevlüt Uysal
Milli gazete:
Karamollaoğlu:İsrail sadece fitne çıkarır
Yeniçağ:
6 Milli Eğitim Bakanı değişti ama tek bir sorumlu yok!
Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:
...***
Ohran Uğuroğlu, 24 Eylül tarihli Yeniçağ gazetesinde, “Sıradaki isim Melih Gökçek”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“Gazetecilik ne yandaş ne karşıt olmak için yapılır, gazetecilik halkın haber alma hakkı için yapılır.Başkent Ankara kulisleri bu anlamda haberle doludur ama almasını, öğrenmesini bilene.Aldığım bilgilere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları Melih Gökçek ile Kadir Topbaş'ı değiştirme kararı aldı.21 Eylül tarihinde yazdığım, "Gökçek ve Topbaş yerine yeni isimler" başlıklı yazımda bu konuyu anlattım. AKP, CHP ve yeni kurulacak partiden birçok siyasetçi aradı daha fazla bilgi almak için.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Yazımın hemen ertesi günü Kadir Topbaş'ın çok önemli bir basın toplantısı yapıp istifa edeceği medyaya yansıyınca, "Abbas yolcu, gitti gider" dedim ki Kadir Bey yazımı haklı çıkartarak istifa ettiğini açıkladı.Yazımın bu kadar hızlı gerçekleşeceğini tahmin etmesem dahi elbette gurur duydum bu haberi okurlarıma vermekten dolayı.Şimdi sırada Melih Gökçek var. Ya istifa edecek, ya görevden alınacak çünkü onun da son kullanma tarihi doldu.Eski futbolcu Cumhurbaşkanı Erdoğan bizim futbol kulüplerinin başkanlarının başarısız antrenörleri görevden aldığı gibi idare etmeye başladı AKP'yi.Başarısız il, ilçe teşkilatlarının başkanlarını, belediye başkanlarını görevden almaya başladı.Topbaş'ın istifa etmesi için AKP'li Belediye Meclis üyelerinin aldığı kararlar yetti ki bu tavırları sanmayın ki şahsi kararları ile alındı.Bu kararlarının arkasında kesinlikle AKP Genel Başkanı partililerin deyimiyle "Reis" lakaplı Erdoğan vardır.Çünkü "Reis" yönetimindeki AKP öyle bir parti ki Genel Merkezin haberi ve izni olmadan yaprak kımıldamaz.21 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan yazımdan bir bölüm:AKP il başkanlarını değiştirmeye başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok önemli yeni bir değişiklik için de çalışmaya başladı.Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinin AKP'li Başkanlarını değiştirme kararı alan Erdoğan iki il içinde yeni isimler arayışı başlattı.FETÖ'cü damadından sonra belediye başkanlığına yeniden aday olmayacağını açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın yerine belirlenen 9 aday isim hakkında anketler ve araştırmaların çok gizli şekilde sürdüğü belirtiliyor. 2019 Mart ayında yapılacak olan Mahalli seçimler Kasım ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanı ve milletvekili ortak seçimi konusunda büyük önem taşıyor.Özellikle 3 büyük il olan Ankara, İstanbul ve İzmir yerel seçimleri sadece AKP açısından değil her parti açısından büyük önem taşıyor. Bu iki ili kaybetmek istemeyen ve hatta kaybettiği takdirde Cumhurbaşkanı seçilmesinin dahi tehlikeye gireceğini düşünen Recep Tayyip Erdoğan Melih Gökçek ve Kadir Topbaş yerine güçlü ve seçimi kazanacak isimler bulma çabası içinde.
…***
Saygı Öztürk, 24 Eylül tarihli Sözcü gazetesinde, “Milletvekili rantına CHP’den veto” başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Belediyelere yönelik en önemli şikayet konusu imar uygulamalarıdır. Ortalıkta dolaşan imar hikayeleri o kadar rahatsız edici ki hepimizin içini döndürüyor. Bu müthiş bir sıkıntı. Adalet duygusunu da sarsıyor” demişti. Yıllarca belediye başkanlığı yapan Özhaseki bunları boşuna söylemedi. Kadir Topbaş'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa ettirilmesinin altında da yine imar değişiklik taleplerinin olduğu biliniyor. İstanbul'u bırakıp, bu kez Eskişehir'e uzanalım.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Eskişehir'i Türkiye'nin yıldızı yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, belki de en zoru başaran isimlerden biri… Büyükşehir Belediye Başkanlığı CHP'de ama 45 üyeli belediye meclisinde 26 üye AKP'li, 18 üye CHP'li, bir üye ise MHP'li… Yani mecliste çoğunluk AKP'nin elinde… İstediği kararı çıkartabilecek oy sayısına sahip… Recep Tayyip Erdoğan'ın AKP Genel Başkanı seçilmesinden sonra Harun Karacan da AKP Genel Başkanı Yardımcısı oldu. Bu göreve gelmesinin hemen ardından AKP'li üyelerin çoğunlukta olduğu belediye meclisinde, şirketine ait “Az gelişmiş konut alanı” niteliğindeki arsayı “akaryakıt ve servis istasyonu alanı” yaptırdı. Yıllardır hiçbir akaryakıt alanı talebi geçmeyen mecliste, böyle bir plan değişikliği açıkçası şok etkisi yarattı. CHP'li Tepebaşı Belediyesi de, kamu alanı da dâhil hiçbir alan için akaryakıt istasyonu talebini olumlu sonuçlandırmamıştı. CHP'li üyelerin ret oyuna rağmen AKP'li üyelerin oy çokluğuyla “Karacan Otomotiv Anonim Şirketi”ne ait konut alanı akaryakıt istasyonu alanı olarak değiştirildi. Bir günde değeri 40 kat birden artmış oldu. Oysa Büyükşehir Belediyesi, “Tepebaşı ilçesi sınırları içinde bulunan Karacan şirketine ait konut alanına isabet eden parselin alanının ticari statü kazanmasının kamu yararına bağdaşmadığı, birbirine yakın iki kavşak arasında ve kavşağın çıkış noktasına yakın bir konumda yer alan akaryakıt ve servis istasyonu olarak planlanmasının telafisi mümkün olmayan trafik kazalarına ve can kayıplarına neden olacağına” da dikkat çekti. Plan değişikliğine konu alanın bulunduğu bölgede yeterli akaryakıt istasyonları da var. Üstelik yer seçimi kriterleri açısından elverişsiz bir alanda plan değişikliğiyle, akaryakıt istasyonu planlamasına da ihtiyaç da bulunmuyor. Başkanlık, “akaryakıt istasyonu olarak planlanmasının uygun görülmediği” görüşüyle, dosyayı İmar ve Bayındırlık Komisyonu'na gönderdi. 18 Eylül 2017'de İmar ve Bayındırlık Komisyonu toplandı. Kararda, plan değişikliğinin oy birliğiyle kabul edildiği belirtildi. Ancak kararı incelediğimizde daha garip bir durumla karşılaşıyoruz. 7 üyeli komisyonun o gün yapılan toplantısına Başkan İnşaat Mühendisi Tuncer Köküer, üyeler Hüseyin Erdemir ve Erdoğan Aydoğmuş katılmadı. Karar belgesini incelediğimizde Başkan Vekili Nuri Temizsoy ile Hasan Doğru'nun imzası var. Ali Cebeci ve Hızır Ayık'ın imzaları da bulunmuyor. Bu durumda iki üyenin imzasıyla “oy birliği”yle kararının geçtiği nasıl yazılıyor? Dahası, kararın belediye meclisinde oylandığı sırada da Tuncer Köküer yine yoktu. AKP'li Meclis 1. Başkanvekili Yeminli Mali Müşavir Ahmet Yapıcı da AKP'nin Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan yardımcısının şirketine dudak uçuklatan rant sağlayan plan değişikliği öncesinde salonu terk etti etmesine ama kalanların oyları kararı geçirtmeye yetmişti.
…***
Emre Kongar, 24 Eylül tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “Adalette ‘zulmün artsın’ noktası”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“Cumhuriyet gazetesinin beş mensubu şu anda hapiste, tutuklu olarak yargılanıyor olması, akla, mantığa, vicdana, hukuka aykırıdır... Savcılar, yargıçlar, polisten gelen bu raporları, iddiaları “kes yapıştır” biçiminde kopyalayarak insanları önce hapse atmaya, sonra da akla, mantığa, vicdana, hukuka aykırı uygulamalarla yargılamaya başladı ve art arda mahkûmiyetler geldi!”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Toplum tam bir Korku imparatorluğu ile yönetilmeye başlanmış, Türk Silahlı Kuvvetleri, Üniversiteler, Medya, bütünüyle çökertilmiş ve ele geçirilmişti. Bu ortam içinde yapılan, “ölülerin mezardan kalkıp oy vermesinin istendiği” 12 Eylül 2010 halkoylaması ile yargı iyice siyasetin emrine verildi, Demokratik Rejimin güvencesi olan Hukuk Devleti bitirildi. Derken Gezi Direnişi, 17-25 Aralık olayları, dershaneler kavgası ve “Barış Görüşmeleri” denilen PKK müzakerelerindeki anlaşmazlıklar patlak Verdi. İktidar kavgası başlamıştı.Bir yandan tırmanan PKK terörü... öte yandan FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 askeri kalkışma maskaralığı... AKP iktidarının eline iki “ihanet ekseni” kozu verdi! Müthiş bir “Tek Adam Baskı Rejimi” kuruldu... Bu rejimin baskısı ve düzenlemeleri altında 16 Nisan 2017’de bir halkoylaması daha yapıldı... Ne meşru ne de yasal olan bu halkoylaması sonuçları, özellikle yargıda yapılan düzenlemelerle, “iki ihanet ekseni” üzerinden yapılan suçlamalar bağlamında, OHAL ilan edilerek çıkarılan KHK’lerle Tek Adam Rejimi’nin yerleştirilmesi için kullanılmaya başlandı.