İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Amerikalı demokrat senatör Dayan Feinstein’in, İran Bercam nükleer anlaşmasının uygulanmasında tam işbirliği yaptığını açıklaması, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Mesut Barzani ile Mossad arasında işbirliğini gösteren raporların varlığından söz etmesi gibi haberlere yer verilirken, İttilaat gazetesinde Amerika başkanı Trump’ın İran karşıtı hasmane tutumuna dair Ray El-Yom gazetesinden naklen bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Arap dünyasının ünlü yazarı Abdülbari Atvan Ray El-Yom gazetesinde kaleme aldığı yazısında, Amerika başkanı Trump'ın İran veya Kuzey Kore'ye karşı savaş başlatmak peşinde olduğunu kaydetti.
Arabistan'ın Füze savunma sistemi alımını gerçekleştirdiği ve Rusya ve Amerika'nın bölgede başlatılan silahlanma rekabetini desteklediğine dikkat çekilen yazıda, "Trump, dünyada bir savaş başlatmak istiyor, ancak İran veya Kuzey Kore'den hangisinin bu savaşın hedefi olduğunu sadece kendisi biliyor"ifadesine yer verildi.
Trump'ın İran'ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlılığını reddetme kararı için zemin hazırlaması ve İran karşıtı sürekli bahane peşinde olmasının, Trump'ın savaşçıl politikasının göstergesi olduğuna dikkat çekilen yazıda, Trump'ın söz konusu başına buyruk girişimleri, Amerika'da geniş çaplı itirazları beraberinde getirdiği belirtildi.
...***
Cam-ı Cem gazetesinde Siyonist İsrail rejiminin Ürdün Nehri Batı Yakasında 4 bin yeni konut inşa etme kararı alması, Amerika’lı Cumhuriyetçi senatörün Trump'ın başka ülkeler aleyhindeki sorumsuzca tehditlerinin bu ülkeyi üçüncü dünya savaşı girdabına sürükleyebileceği konusunda uyarıda bulunması, Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Nuri El-Maliki’nin Kürtleri uyararak referandum sonuçlarının iptali zaruretine temasla, ancak referandum sonuçlarının iptal edilmesiyle Kürt yerel yönetim yetkilileri ile görüşebileceklerini bildirmesi gibi haberler göze çarparken, Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinin bu ülkenin inzivaya itilmesine yola açacağına dair Rusya Duma meclisi eski üyesi Simon Bağdasarof’un değerlendirmesini konu eden bir haber dikaktimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Rusya Duma meclisi eski üyesi Simon Bağdasarof, İran'ın Bercam nükleer anlaşmasına bağlı kalması ve bu uluslararası anlaşma uyarınca tüm taahhütlerini yerine getirmesinin, Tahran'ın Washington karşısında en önemli kozu olduğunu ifade etti.
Amerika'nın Uluslararası Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesinin Amerika'nın inzivaya sürüklenmesine neden olacağını kaydeden Bağdasarof, İran'ın Bercam anlaşmasına bağlı kalmasının Amerika'yı zor durumda bıraktığı ve Washington yönetiminin artık eskisi gibi Tahran'ı atom bombası üretmekle suçlayamadığını belirtti.
Amerika başkanı Trump'ın Bercam anlaşmasından tek taraflı çıkışla stratejik bir hataya düşeceğini kaydeden Bağdasarof, Trump'ın dış siyasetinin sarsıntılı olduğu, bu durumun sadece Bercam ile sınırlı olmadığı, ve Kuzey Kore ve Suriye konusunda da açıkça göründüğünü sözlerine ekledi.
...***
Kudüs gazetesinde AB’nin bir Amerikan projesi olduğuna dair Bulgar siyaset uzmanının değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberede kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bulgar siyaset uzmanı İvan Krastev, AB'nin geleceği ve Trump'ın Amerika'da başkanlık koltuğuna oturmasının AB üzerinde etkilerini değerlendirdiği açıklamasında, AB'nin bir Amerikan projesi olduğu konusunda bir kanaat söz konusu olduğu, birliğin güvenliğinin büyük bir bölümünün Amerikan askeri güçlerince temin edildiğini ifade etti.
Halihazırda AB'nin Amerika'da Trump'ın iktidara gelmesinin etkilerini beklediğini kaydeden "Avrupa sonrası" kitabının yazarı Krastev, "AB eşsiz sorunlar ve sıkıntılarla karşı karşıyadır, Trump'ın Amerika'da başkanlık koltuğuna oturması, Avrupa'da önde gelen siyasi partilerin Trump karşıtı tavır takınmasına yol açtı ve bu hususun uzun vadede Avrupa için büyük bir krize yol açacağına kesin gözüyle bakılıyor"ifadesini kullandı.
Amerika başkanı Trump'ın geçen 9 ay boyunca izlediği siyasetleri, Trump dönemi Amerika'sının hiçbir uluslararası anlaşmaya bağlı kalmadığı ve bu hususun Amerika ve AB arasında güven sarsılmasına neden olduğunu göstermektedir.