Türkiye'den köşe yazarları
Aydınlık: Gökçek istifa tarihi Verdi
Cumhuriyet:
Gökçek'in istifa kararının ardından Erdoğan'dan jet açıklama
Evrensel:
CHP'den istifa eden Aytun Çıray Akşener'in partisine geçecek
Yeniçağ:
AKP'deki deprem büyüyecek!
Şimdi ise hafta içi köşe yazıları:
…***
Esefnder Korkmaz, 24 Ekim tarihli Yeniçağ gazetesinde, “Tüketici ve dikkat”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“2012 yılı Türkiye'nin, başta hukukun üstünlüğünde, demokraside, insan haklarında, iç siyasette, dış politikada ve ekonomide geriye gidiş için milat yılı oldu. Dünya Adalet Projesine göre, Dünya Hukukun Üstünlüğü Küresel Endeksinde Türkiye 2014 yılında dünyada endekse giren 99 ülke içinde 59. sıradaydı. Yani endekse giren ülkelerin yarısından daha iyi durumda idi. 2016 yılında ise 113 ülke arasında sona yaklaştı ve 99. sıraya geriledi.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Freedom House 2017 raporunda, 2016 yılı içinde Dünyada bir milyondan daha fazla nüfusa sahip ülkelerde insan hakları ve demokratik özgürlükler açısından toplam puan olarak en fazla kazanan ve kaybeden ülkeler tespit ediliyor. Türkiye bu endekste 2016 yılında 15 puan geri düşerek dünyanın en fazla kaybeden ülkesi oldu. 2012 yılında Avrupa yolu açıktı, bugün kapandı. Dünya Bankası'nın "2012 Küresel Ekonomik Görünüm Raporu"nda, ''Türkiye'nin kısa vadeli borcu da, döviz rezervlerinin yüzde 80'ine ulaştı. Bu durum Türkiye'yi gelişmekte olan ülkelerin en kırılgan ülkesi haline getiriyor" denildi.Morgan Stanley'in 2013 yılında bir ekonomi raporunda; Hindistan, Brezilya, Endonezya, Türkiye ve Güney Afrika kırılgan beşli olarak yer aldı.Oxford Economics bu sene Şubat ayında, dünyada gelişen 13 piyasa ekonomisi içinde Türkiye'yi en kırılgan ülke olarak ilan etti.Nihayet, Birleşmiş Milletler araştırmasında, Türkiye dünyanın en kırılgan ülkesi olarak ilan edildi. Dahası Birleşmiş Milletler'in Dünya Ekonomik Durum ve Beklentiler 2016 raporunda Türkiye'de işsizliğin artacağı vurgulandı.Ekonomik, siyasi ve sosyal alanda geriye düşme, tüketicinin de moralini bozdu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) içinde bulunduğumuz 2017 Ekim ayı Tüketici Güven Endeksi'ni açıkladı. Endeks değeri bir önceki aya göre yüzde 2 ve 2016 yılının aynı ayına göre ise yüzde 9.05 oranında azalarak, 63.7 seviyesine indi. 2012 yılı tüketici moralinde de milat yılı oldu. 2013'den beri tüketici güven endeksi düşüyor.Öte yandan Tüketici Güven Endeksinde soru bazında endekslere göre tüketici; Yıllar itibariyle bakarsak, 2016 yılı dışında genel olarak genel ekonomik durumun giderek kötüleştiğini beyan etmiştir. Yine hanenin mali durumunun kötüleştiğini açıklamıştır. Tüketici iş bulma umudunun azaldığını söylemiştir. Ailenin konut alma veya yaptırma beklentisinin de yine azaldığını belirtmiştir.
…***
Saygı Öztürk, 24 Ekim tarihli Sözcü gazetesinde, “Gökçek topu kime attı?”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek sözünde durup Cumartesi günü istifa ederse, kendisini ve birilerini korumak adına bu istifanın gerçekleştiği düşünülecek. Karar değiştirip istifa etmezse, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, belediyeyi müfettiş kıskacına alacak. Gökçek müfettişlere karşı da mutlaka önlemini almıştır. Belediye Meclisi toplantısına Gökçek yılda ya iki, bilemediniz üç kez katılır. O da bütçe sunumu ve faaliyet raporuyla ilgili oluyor. Konuşuyor, muhalefetin ne diyeceğini beklemeden hemen ayrılıyor.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Katıldığı bir toplantıda CHP Grup Başkanvekili Doğan Yılmazkaya, Gökçek tam ayrılırken bazı örnekler sıraladıktan sonra “Fetullah Gülen ve onlarla bağlantılı şirketlere daha neler verdiniz?” dedi ve bunları açıklamasını istedi. İstifa ettirilen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Ne yaptımsa Başbakan'ın bilgisi dahilinde yaptım” demişti. Gökçek de bu konuda “Ne yaptımsa, Belediye Meclisimizin aldığı kararlar doğrultusunda yaptım” deyip geçiştirdi. Toplantılara katılmadığı için tabii ki Belediye Meclis kararlarında Melih Gökçek'in imzası yok. Hakkında soruşturma açıldığında, “O kararda benim imzam yok” deyip kendisini savunacak. Aslında Gökçek'in özellikle imar konuları başta olmak üzere kritik hiçbir kararda imzası bulunmuyor. Bir soruşturma açıldığında bu Gökçek'i kurtarmaya yeter mi bilemeyiz. Belediye Meclisi, yapılacak işlerin belediyeye bağlı şirketlere verilmesini kararlaştırıyor. Örneğin hafriyat işini verdiniz belediyenin ANFA şirketine. Belediyenin, kendi şirketine iş yaptırmasına CHP'liler de karşı çıkmıyor ama durum daha sonra öyle bir farklılaşıyor ki… Örneğin, ANFA şirketinin aldığı iş, bu şirket tarafından Gökçek'in desteklediği Osmanlıspor'a veriliyor. Onlar da üçüncü şahıslara bu işi veriyor. İşte, olan da bundan sonra oluyor. Ankara'nın asfalt, kaldırım işlerini sadece ve sadece Söğüt İnşaat yapıyor. Çünkü şartname onlara göre hazırlanıyor ve başkalarının o işi alması şartnameye göre mümkün olmuyor.
Melih Gökçek'in öyle ya da böyle zamanı dolmadan başkanlığı bırakacağı ya da bıraktırılacağına inanılıyor. O yüzden, Gökçek ailesiyle ilgili de değişik yerlere ihbarlar yapılıyor. Fetullah bağlantılı şirketlere verilen arsalar, sağlanan rantlar anlatılıyor. Söylentiler o kadar yaygın ki, sanırsınız tüm Ankara Melih Gökçek'in. Nerede kaç evi bulunduğundan otellerine kadar bir şeyler söyleniyor. Deniliyor ama bunların hiçbirinin kanıtı yok.
…***
Abdulkadir Selvi, 24 Ekim tarihli Hürriyet gazetesinde, “Gökçek ve Altepe’nin istifası, Ahmet Edip Uğur’un durumu”başlıklı yazısını okuyucularla paylaşıyor.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, istifası istenen belediye başkanlarıyla ilgili olarak, “Gereğini yapacaklar” demişti.Şimdi gereği yapılmaya başlandı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe istifa etti, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, cumartesi günü istifa edeceğini açıkladı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın direneceği söyleniyordu. Hatta kendisi de Bosna dönüşünde görevimin başındayım demişti. Hafta sonunu direnme kararıyla geçiren Altepe, hafta başında istifasını duyuran ilk isim oldu. Melih Gökçek’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüğü 5 Ekim tarihinden bu yana istifası bekleniyordu. Ancak Gökçek zaman kazanarak Erdoğan’ı ikna edeceğini düşündü. Oysa ilk görüşmede Cumhurbaşkanı, “Bu işi fazla uzatma” demişti.”diyen yazar, yazısının devamında şu ifadelere yer veriyor:
…***
Gökçek o görüşmede Erdoğan’a istifasını verdikten sonra çekincelerini dile getirseydi bu süreçten büyüyerek çıkardı. Ancak o “Benim bu şekilde çekilmem doğru olmaz” demeyi tercih etti. “Çoluğuma çocuğuma ne anlatacağım, yolsuzluğum mu var, FETÖ’cü müyüm, neden istifa edeceğim” diye konuştu. Bir ara direnme kararı aldı. Sonra kendisinden sonra gelecek ismi belirleme çabasına girdi. Hatta geçen haftayı üç belediye başkanının ortak hareket etme ve istifa etmeme kararı aldıkları yönündeki haberlerle tamamladık. Süreç uzadıkça hem AK Parti hem de kendileri yıpranmaya başladı. Erdoğan’ın liderliğinin tartışılma ihtimali belirdi. Geçen hafta tırmanan kriz, dünden itibaren çözüm sürecine girdi. Bunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı belirleyici oldu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı ilk görüşmeden sonra attığı tweet’te, Külliye’nin karşısına yapılacak projeden söz etmişti. Bu kez o tür bir manevra yapmasına imkan tanınmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme sırasında sürecin zaten gereğinden fazla uzadığı ve partiye zarar verecek bir noktaya ulaştığını belirtip, Gökçek’ten derhal istifa etmesini istediği söyleniyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmede istifa sürecine son bir noktayı koyması gerektiği sonucu çıktı. Çünkü Erdoğan, istifa dışında Gökçek’e ikinci bir şık sunmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sorunun çözülmesi için Gökçek’e son bir kredi açmıştı. O görüşme yapıldı ve Gökçek, makam odasından Erdoğan’a, istifasını beyan ederek çıkmak durumunda kaldı. Çünkü, Erdoğan başka bir seçenek sunmadı. Uzun bir görüşme olduğu söyleniyor. Ama sıcak ve samimi bir ortamda geçmediği ifade ediliyor. Gökçek de bu kararlılık karşısında manevra alanının kalmadığını görmüş olmalı ki, bu kez müzelik tweet atmak yerine beklenen istifa açıklamasını yapmak durumunda kaldı.