İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.
Keyhan gazetesinde İAEK Sözcüsü Behruz Kemalvendi’nin, İran’ın askeri tesislerini denetleme dosyası ebediyen kapandığını vurgulaması, Irak’ın Bedir Hareketi Genel Sekreteri Hadi Ameri’nin, Haşdi Şabi güçlerinin IŞİD yenildikten sonra da feshedilmeyeceğini açıklaması gibi haberlere yer verilirken, Risalet gazetesinde Siyonist rejimin Hamas ve Hizbullah karşıtı tehditlerine dair siyasi analist Vehit Merdane’nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Siyonist rejim meseleleri uzmanı Vehit Merdane, Siyonist rejimin son dönemde Hamas ve Hizbullah karşıtı tehditlerinden asıl amacının söz konusu iki hareketi ve halkı karşı karşıya getirmek olduğunu ifade etti.
Merdane Siyonist rejim savaş bakanının bu rejimin gelecek savaşının Lübnan ve Suriye ile olacağı yönündeki açıklamasına işaret ederek, Siyonist rejimin Lübnan halkıyla Hizbullah hareketini karşı karşıya getirmek istediğini belirtti.
Söz konusu tehditlerin Hizbullah ile ilgili gündeme gelmesinin asıl nedenlerine değinen Merdane, Siyonist rejimin Hizbullah'ın Golan tepelerindeki kazanımlarına kendi yumuşak karnı olarak baktığı ve ayrıca Lübnan ordusu ve Hizbullah'ın son bir yıl içinde bir birine daha da yakınlaştığı ve milli vefak sağlandığını, bu yüzden Siyonist rejimin Lübnan Hizbullahı ve ordusu arasındaki ittifakı zayıflatarak, Lübnan Hizbullahı ile bu ülke halkını karşı karşıya getirmek istediğini söyledi.
Siyonist rejimin Hamas karşıtı tehditlerine de değinen Merdane, Siyonistlerin Hamas'ı müzakere masasına çekerek, bu hareketi silahsızlandırmak istediğini sözlerine ekledi.
...***
İttilaat gazetesinde İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Salihi’nin; nükleer anlaşmanın T fıkrasında İran'ın mülahazalarına yer verilmesine rağmen karşı tarafın bundan kendi özel yorumlarının peşinde olduğunu dile getirmesi, Yemen Ensarullah Hareketi Sözcüsü Muhammet Abdusselam’ın, Yemen ordusunun kontrolünde olan balistik füzelerin doğrudan BAE’nin Başkenti Abu Dabi’yi hedef alabileceğini söylemesi gibi haberler göze çarparken, Kudüs gazetesinde Suriye’nin Tahran büyükelçisinin bölge gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Suriye'nin Tahran büyükelçisi Adnan Mahmut Suriye saha gerçeklerinin, başta Amerika ve uşakları olmak üzere batının Suriye aleyhindeki komplolarının hezimete uğradığını gösterdiğini bildirdi.
İRNA'ya demeç veren Suriye'nin Tahran büyükelçisi Adnan Mahmud, tekfirci terör örgütlerinin bölgede gerçekte işgal rejimi İsrail'in kolu olduklarını belirterek, bu terör örgütlerinin Suriye'de Korsan İsrail'in komplolarının uygulayıcıları olduklarını ve aldıkları programlara uygun hareket ettiklerini bildirdi.
Amerika'nın İran aleyhindeki son tehditlerinin son 40 yıllık siyasetin bir devamı olduğunu belirten Suriye'nin Tahran büyükelçisi, şimdiye kadar Amerika'da iktidara gelen hükümetlerin bölgeyle ilgili siyasetlerini Irkçı İsrail'in bakış açısına göre ayarladıklarını bildirdi.
Bölgede terörizme karşı asıl mücadelenin halihazırda İran tarafından verildiğini ve İran'ın Suriye'deki varlığının tamamen uluslararası kanun ve kurallar çerçevesinde ve yasal olduğunu belirten Mahmud, İran'ın Suriye hükümeti, halkı ve ordusunun asıl ortağı olarak tüm zaferlerde pay sahibi olduğunu bildirdi.
...***
Hemşehri gazetesinde Irak hükümetinin Rudaw kanalının kapatılması kararını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak hükümeti medya ve iletişim komisyonu yayınladığı bir kararnamede, Kürtçe yayın yapan Rudaw kanalının derhal kapatılması gerektiğini duyurdu.
El-Alem haber kanalının verdiği habere göre, Irak hükümeti medya ve iletişim komisyonu yayınladığı bir kararnamede Kürtçe yayın yapan Rudaw kanalının derhal kapatılması ve bu kanaldaki personellerin faaliyetlerini durdurması gerektiğini bildirdi.
Söz konusu kararnamede Rudaw'ın kapatılması, çalışanlarının engellenmesi ve Irak çapındaki ekipmanına el konması gerektiği belirtildi. Gerekçe olarak ise hem Rudaw’ın komisyondan lisansının bulunmaması, hem de kanalın şiddet ve nefreti teşvik eden, toplumsal barış ve güvenliği hedef alan yayınlar yapması gösterildi.