Kasım 05, 2017 11:34 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde Lübnan Dışişleri bakanı Cebran Basil’in Saad Hariri’nin başbakanlıktan istifa etmesi ardından yaptığı açıklamada, Lübnan halkının şimdiye kadar bir çok sorunu geride bıraktığını ve şimdi de birlik ve dayanışma içinde bu sorunun üstesinden geleceğini bildirmesi, Amerikan-NATO uçaklarının Afganistan’ın Kunduz eyaletindeki saldırısı sonucu 13 sivil hayatını kaybederken, 7’sinin de yaralanması gibi haberlere yer verilirken, Kudüs gazetesinde Saad Hariri’nin başbakanlık görevinden istifa etmesine dair Lübnan’lı yetkililer ve gözlemcilerin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okıuyoruz:

.

...***

Lübnan'lı yetkililer ve gözlemciler Saad Hariri'nin başbakanlık görevinden istifa etmesinin asıl sebebinin Al-ı Suud rejiminin baskıları olduğu kanaatindedir.

El-Alemi'in bildirdiğine göre, Lübnan adalet bakanı Selim Cerisati, Saad Hariri'nin başbakanlık görevinden istifa etmesinin kuşku uyandırıcı olduğunu belirtti.

Lübnan'lı eski parlamenter Nezih Mansur ise El-Alem'e verdiği demeçte, Suud yetkililerinin mevcut durumdan hoşnutsuzluğu Hariri'yi İstifaya zorladığını kaydetti.

Öte yandan Lübnan'lı emekli subay Emin Hatit, Hariri'nin Suud rejimi tarafından yoğun baskı altında olduğu, nitekim Hariri'nin kendi ülkesinde istifa etmesine bile izin verilmediğini söyledi.

Bu arada Lübnan'lı gazeteci Kasım Kasir ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede Hairri'nin istifasının kuşkusuz bir Suudi kararı olduğunu kaydederek, anlaşılan Suudi Arabistan'ın Lübnan'da yeni bir fitnenin ateşini yakmakta olduğunu belirtti.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu ikinci komutanı general Hüseyin Selami’nin, düşmanlar İran İslam Cumhuriyetinin asla caydırıcı gücünden el çekmeyeceğini bilmeleri gerektiğini vurgulaması, İran’da 4 Kasım küresel istikbarla milli mücadele günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşlerin dünya medyasında geniş yankı bulması gibi haberler göze çarparken, Cevan gazetesinde Saad Hariri’nin başbakanlık görevinden istifa etmesiyle ilgili Lübnan halk kongresi’nin yayınladığı bildirisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Lübnan halk kongresi yayınladığı bildiride, Saad Hariri'nin başkanlık görevinden istifa etmesinin, Lübnan'ın istikrar ve milli vahdetine darbe vurmak amacıyla gerçekleştiğini duyurdu.

Bildiride kısaca şu ifadelere yer verildi: siyonist düşman, Lübnan karşıtı tehditleri ve bu ülke toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal girişimlerini arttırdığı ve Lübnan halkının terörist gruplara karşı zaferlerinin ardından parlamento seçimlerine hazırlandığı bir dönemde Saad Hariri ülke dışında görevinden istifa ettiğini duyurdu. Hariri aslında bu istifa ile Lübnan'da sorunlarla mücadele konusunda kendi siyasi iflası ve yenilgisini ilan etmiş oldu.

Lübnan'ın istikrarsızlığa sürüklenmesi yönündeki projelere karşı bu ülkede milli vahdet ve dayanışmasının korunması gerektiğine vurgu yapılan bildiride, Lübnan'ın sömürgeclik ve siyonizm nüfuzuna karşı mücadelesini sonuna kadar sürdüreceği belirtildi.

...***

Hemşeri gazetesinde Filistin Özerk Teşkilatının Londra temsilcisi Emanuel Hassasian’ın Balfour bildirisine karşı açıkalamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Habere kısaca şunları okuyoruz:

...***

Filistin Özerk Teşkilatının Londra temsilcisi Emanuel Hassasian, Balfour deklarasyonunun İngiltere için bir utanç vesilesi olduğunu kaydettiği açıklamasında Filistinlilerin Filistin'in kurtuluşu uğruna Siyonist düşmanla mücadeleye devam edeceğini belirtti.

Balfour deklarasyonunun 100. yıldönümü dolayısıyla Londra'da Amerika'nın büyükelçiliği binası önünde düzenlenen protesto gösterileri sırasında açıklama yapan Hassasian," Siyonist İsrail'in ırkçı bir rejim olduğu halde İngiltere'nin bu rejimin demokratik olmasından bahsetmesi, utanç vericidir"diye kaydetti.

Öte yandan söz konusu gösteriye katılan Filistin ulusal girişim hareketi genel sekreteri Mustafa El-Bergusi, yaptığı açıklamada, Siyonist rejimin çağdaş tarihte bir ırkçı rejimin en kötü örneği olduğunu kaydederek, Siyonistlerin Balfour deklarasyonu kapsamında hala Filistin'lilere ait topraklarda işgalciliklerini sürdürdüklerini ifade etti.